Allah’ın Varlığının Delilleri

tarafından yazıldı

Bir kısım İslam bilginine göre insandaki Allah inancı, zorunlu ve yaratılıştan olduğu için Allah’ın varlığına dair dışarıdan deliller aramaya, mantıki ve akli deliller sunmaya ihtiyaç yoktur. Yaratılışı bozulmamış, aklı karışmamış her insan Allah’ın var ve bir olduğunu bulur ve anlar. Bu yoldaki deliller sadece insanı uyarmak, içindeki zorunlu bilgiyi ve şuuru geliştirmek içindir. Mıknatıs ile demir birbirine yaklaşınca mıknatıs demiri çeker. Çünkü bu onun tabiatında gizlenmiştir. Bu özelliği bozulmadıkça da yaratılışının gereği gerçekleşecektir. İşte insan da böyledir. O, sadece iç ve dış dünyada Allah’ın varlığını ispat eden şeylere bakarak Allah’ın varlığını bunlardan anlayabilecek
özellikte yaratılmıştır. Ayrıca insanın kendi yaratılışı da bizzat Allah’ın varlığının açık bir delilidir.

İslam bilginlerinin çoğuna göre insan, öz benliğinde ve dış dünyada Allah’ın varlığını gösteren birtakım deliller üzerinde durup düşünerek Allah’ın varlığına ulaşmak durumundadır. “O’nu gözler idrak edemez. Fakat O, gözleri idrak eder” (el-En‘âm 6/103) mealindeki ayet, Allah’ın duyularla doğrudan doğruya idrak edilemeyeceğini bildirir. Fakat duyular, Allah’ı tanıyacak olan akla, gönüle ve kalbe malzeme temin ederler. Bu malzeme de yaratılmış olan her şeydir, evrenin ahenk ve düzenidir. Bunlar Allah’ın varlığını gösteren belirtiler, izler ve delillerdir. İnsan, aklı ile bu belirti, iz ve delillerden hareketle yaratıcıyı bulmaya çalışır. Bu bir ayette şöyle dile getirilir: “İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde ayetlerimizi göstereceğiz ki, onun gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun…”

Allah’ın varlığına delalet eden ve insanı bu konuda düşünmeye ve iman etmeye çağıran Kur’an ayetlerini ve hadisleri dikkatlice inceleyip hem de dış dünyayı ve insanın yaratılışını gözlemleyen alimler, Allah’ın varlığını ispatlamak için insanın fıtraten Allah inancına sahip oluşu (fıtrat delili), alemin ve alemdeki varlıkların sonradan yaratılmış olup bir yaratıcıya muhtaç olduğu (hudûs delili), mümkin bir varlık olan alemin var olması için bir sebebe ihtiyaç olduğu, tabiatın büyük bir ahenge ve şaşmaz bir düzene sahip olup bunun bir yaratıcının eseri olmasının gerektiği (nizam delili) gibi bazı deliller ortaya koymuşlardır.

2 comments

  1. Kutsal kitap en çok şirk üzerinde durur, bu da Allah inancının var olduğunu gösterir. Bugün şirk toplumsal bir olay ama münferit hastalık ateizmden ibaret. Yani, her Müslümanın inancını biraz kanıtlama zorundadır ya da herkesin canı cehenneme demek gerekir ki, bu da İslam inancının tam aksi demektir.
    Çok basit bir şekilde kanıtlanabilir; mutlak hayata düşkün olmayan bir insan ya da sonsuz hayatı aramayan birini tasavvur etmek handiyse imkânsızdır. Ya da mutlak güzele düşkün olmayan bir insan yahut sonsuz güzeli aramayan biri yoktur. Kısaca herkes, bilsin ya da bilmesin, Allah’ı ve ahreti sever ve arar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s