1. Kafirlerin Duası Kabul Olmaz
İmansız insanların duaları kabul olmaz, çünkü dua bir ibadettir, ibadetlerin kabul olması için iman şarttır. (Mâide, 5/5; Beyyine, 98/5) İman olmadan yapılan ibadetler boşa gider, dolayısıyla dualar da boşa gider, kabul olmaz. Bu husus Kur’ân’da şöyle ifade edilmektedir:
“Kâfirlerin duası daima boşa çıkar.”
(Râ’d, 13/14; Mü’min, 40/50)
2. Gafletle Yapılan Dualar Kabul Olmaz
Kabul olması için duanın şuurlu olarak yapılması gerekir. Çünkü dua bir ibadettir, ibadetler ancak bilinçli olarak ve samimiyetle yapılırsa kabul olur. Şuursuzca ve gafletle yapılan dualar boşa gider. Şu hadis, gaflet ile yapılan duaların kabul olmayacağını beyan etmektedir:
“Biliniz ki, Allah gafil bir kalpten gelen duayı kabul etmez.”
(Tirmîzî, De’avât, 66; bk. Hâkim, De’avât, No: 1817, I, 493)
3. Allah’a İsyan Halinde Yapılan Dualar Kabul Olmaz
Allah’a isyan halinde yapılan dualar kabul olmaz. Mesela içki içerken, kumar oynarken, gıybet ederken, hırsızlık yaparken, yalan söylerken yapılan dualar kabul olmaz. Aynı şekilde haram gıdalarla beslenen insanın duası da kabul olmaz. Haram gıdalar; insanın inancına, ameline ve ahlakına olumsuz etki yapar, çünkü haram gıdalar ile beslenen insan, Allah’a isyan halindedir. Hem Allah’a isyan edeceksiniz, hem de Allah’tan bir istekte bulunacaksınız. Bu, tezat bir durumdur. Şu hadis, bu gerçeği ifade etmektedir:
“Üstü başı dağınık, toz toprak içinde yollara düşen, ellerini göğe açıp ‘Ya Rabbi! Ya Rabbi!’ diye yalvaran, buna karşılık; yediği, içtiği ve giydiği haram olan, haramla beslenen bir insanın duası nasıl kabul edilir?” (Müslim, Zekât, 65)
4. Kafirler İçin Yapılan Dualar Kabul Olmaz
Nuh Peygambere kavmi ile birlikte eşi ve bir oğlu da iman etmemişti. Meydana gelen tufanda babasının çağrısına aldırmayan oğlu, gemiye binmemiş, bir dağa sığınır kurtulurum demişti (Hûd, 11/42–43). Buna rağmen Nuh (a.s.), iman etmeyen oğlunun kurtulması için Allah’a şöyle yalvarmıştı:
“Nûh, Rabbine seslendi: ‘Rabbim, dedi, oğlum benim ailemdendir. Senin va’din/sözün elbette haktır ve sen hâkimlerin hâkimisin!”
(Hûd, 11/45)
Bunun üzerine yüce Allah, Nuh Peygambere şöyle seslendi:
“Ey Nûh, dedi, o senin ailenden değildir. Çünkü o salih olmayan bir amelin sahibidir. Bilmediğin bir şeyi benden isteme. Sana cahillerden olmamanı öğütlerim!”
(Hûd, 11/46)
Nuh (a.s.), bu ikaz üzerine şöyle dua etti:
“Nuh; ‘Ey Rabbim! Ben bilmediğim bir şeyi istemiş olmaktan dolayı sana sığınırım. Sen beni bağışlamazsan, bana merhamet etmezsen, ben hüsrana uğrayanlardan olurum’ diye niyazda bulundu”
(Hûd, 11/47)
Yüce Allah, şu ayette Peygamberin münafıklar için yaptığı af dilemeyi kabul etmeyeceğini bildirmektedir:
“Onlar (münafıklar) için ister af dile, ister dileme, onlar için yetmiş defa af dilesen, yine Allah onları affetmez. Böyledir, çünkü onlar, Allah’ı ve elçisini tanımadılar/inkar ettiler; Allah, yoldan çıkan kavmi doğru yola iletmez.”
(Tevbe, 9/80)
5. Riya Karışan Dualar Kabul Olmaz
Duanın riya ve gösterişten uzak olması, ihlas ile yapılması gerekir. İbadetlerin kabul olması için ihlas ile yapılması gerekir. Yüce Allah, ibadetlerin ihlas ile yapılmasını emretmektedir. (A’râf, 7/29; Beyyine, 98/5) İhlas, ibadetlerin kabul olma şartıdır.
6. Şirk Karışan Dualar Kabul Olmaz
İbadetlerin yalnız Allah’a yapılması gerekir. Yüce Allah, pek çok ayette duanın, sadece kendisine yapılmasını, kendisi ile birlikte başka ilahlara dua, ibadet edilmemesini istemektedir. Şu ayetleri örnek olarak zikredebiliriz:
“Allah’la beraber başka tanrıya dua / ibadet etme. O’ndan başka tanrı yoktur. O’ndan başka her şey yok olacaktır. Hüküm O’nundur ve siz O’na döndürüleceksiniz.”
(Kasas, 28/88)
“Mescitler, Allah’a mahsustur. Allah ile beraber hiç kimseye yalvarmayın.”
(Cin, 72/18)
“(Ey Peygamberim!) De ki: Ben ancak Rabbime yalvarırım ve hiç kimseyi O’na ortak koşmam.”
(Cin, 73/20; bk. Mü’minûn, 23/117)
Birinci ayette, başka ilahlara, ikinci ayette herhangi bir kimseye dua edilmemesi, üçüncü ayette sadece Allah’a dua edilmesi ve O’na hiçbir şeyin ortak koşulmaması emredilmektedir.
7. Günah Bir Fiili İşlemek ve Bir Farzı Terk Etmek İçin Yapılan Dua Kabul Olmaz
Haksız yere yapılan dualar kabul olmayacağı gibi bir günahı işleme veya bir farzı terk etme konusunda yapılan dualar da kabul olmaz. Şu hadis bu hususu açıkça ifade etmektedir:
“Zulüm olan bir fiili işlemek veya akrabalık bağlarını koparmak için veya dua ettim de kabul edilmedi demediği sürece Müslümanın duası kabul olur.”
(Ebû Ya’lâ, Zikir ve Dua, 132, No: 2811)
Kuran 2:186-“Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).” (çeviri: İmam İskender Ali Mihr)
Müslim, Zekât, 65′ ile verdiğiniz referansta yer alan, Kuranla çelişen, insanları küçük gören ve küçük düşürücü bir biçimde Allah’a yalvaranı kötü gösteren bir hadise dikkatle yaklaşmanızı tavsiye ederim. Kıyafeti ve durumundan dolayı bir kimseyi küçük görüp ayıplamak bize yaraşmaz (bknz. Kuran 49:11). Fakire, zorda kalmışa yardım vardır bizde. Fakirlerin, zorda kalmışların haram yediğini varsaymak da bizlere düşmez (haram yemeseydi duası kabul olurdu sıkıntı çekmezdi gibi – ya bize sınav için gönderildiyse?). Tam tersi bizler için zor durumda kalmış insanlara yardımcı olmak düşer. Dikkat edin şeytan ve dini bozmak isteyenler, Kuran’ı ayetleri tahrip etmeye çalışanlar, din düşmanlarının sözcülüğünü yapan hocalar bizleri kandıramasın. Doğruyu ancak okuyup okuduklarımızı düşünerek bulabiliriz. Bunları yazdım ki zanna ve şeytana uyup farkına varmadan mazlumlara zulmetmiş olmayalım. Rabbim bizleri yolundan ayırmasın.