Fil Vakası

Fil Suresi

Kafirun suresinden sonra, Felak suresinden önce Mekke’de inmiştir. 5 ayettir. Fillerle donanmış ordusuyla Kabeyi yıkmaya gelen Habeşistan Kralı Ebrehe’nin fil ordusunun, Allah tarafından gönderilen ebabil kuşları ile helakını anlatan mukaddes bir suredir. Bu olay İslam Tarihinde kayıtlara Fil Vakası olarak geçmiştir. Fil Vakası, bizlere yüce Allah-u Teala’nın yüceliğini en somut şekilde göstermiş olan bir hadisedir.

Fil Suresi Arapça Okunuşu

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ ﴿١﴾اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ ﴿٢﴾ وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ ﴿٣﴾ تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ ﴿٤﴾ فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ ﴿

Fil Suresinin Türkçe Yazılışı ve Okunuşu

-Bismillâhirrahmanirrahim.
1- Elemtera keyfe fe’ale Rabbuk bi-ashâbi’l-fîl.
2- Elem yec’al keydehum fî tadlîl.
3- Ve ersele ’aleyhim tayran ebâbîl.
4- Termîhim bi-hicâratin min siccîl.
5- Fece’alehum ke’asfin me’kûl.

Fil Suresinin Türkçe Meali

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
1-Görmedin mi Rabbin ne yaptı fil sahiplerine!
2-Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
3-Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı.
4-Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atıyorlardı.
5-Derken onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi.

Fil Suresi’nin Faziletleri

Kullarına derdi veren Allah dermanını dahi vermiştir. Kur’an Surelerini okumanın aynı zamanda birer zikir olduğunu da düşünürsek, bu surelerin özelliklerindeki hikmet ve incelikleri anlamış oluruz. Fil Suresinin özellikleri şöyledir:

“Hasımlarına karşı Fil Suresini okuyan kimse, hasımlarını (düşmanlarını) mağlup eder.” Sureleri okuma adeti ise en az üç, beş, yedi kere olur. Sonra (100) yüz kere olabildiği gibi daha fazla da olabilir. Nitekim bunun örnekleri geçmektedir.

“Akşamlan bilhassa, akşam ile yatsı arasında (1000) bin kere okuyan kimse, her türlü muradına kavuşur, tüm dilekleri gerçekleşir ” buyrulmuş Fil Suresi hakkında.

Dinimizde Akraba İlişkilerinin Önemi

Yüce Allah tarafından en üstün vasıflarla yaratılmış olan insan, ailesine, anne babasına ve bütün akrabalarına karşı sorumlu bir varlıktır. Kuşkusuz İslam dini, akrabalık ve aile ilişkilerine büyük önem vermiş, bu ilişkilerin ilkeli, sağlam ve devamlı olmasına da özen göstermiştir.

Herkese iyilik etmek, ödünç veya sadaka vermek çok sevaptır. Fakat akrabaya yapılan iyilik daha sevaptır. Bu nedenle akrabaya ziyaret ve ilişkiyi kesmemek dinimizde çok büyük bir öneme sahiptir. Ziyaretler yalnız Allah rızası için olmalıdır. Önce anne ve baba daha sonra ise diğerleri ziyaret edilmelidir.

Allahü Teâlâ buyuruyor ki:

“Ben Rahmanım, rahmi yarattım, ona kendi ismimden isim verdim. Akrabasını gözeteni gözetirim. İlgisini kesenle de ilgiyi keserim.”

Günah işlemeye sebep olacak akrabayı ziyaret gerekmez. Fakat salih olan akrabayı ziyaret gerekir.Salih akrabayı hiç olmazsa, haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk günü geçirmemeli, uzak şehirde ise mektupla, telefonla gönlünü almalıdır. Akrabayı ziyaret etmeden onlara çeşitli yardım yapmak, gönüllerini almak, sıla-i rahm yerine geçer. Çünkü sıla-i rahm, yalnız akrabayı ziyaret değildir. Her ne şekilde olursa olsun onları memnun etmektir.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

“Sıla-i rahm demek, ahbap ve akrabasından gördüğü iyiliğe karşı ona iyilik etmek değil, kendisinden kesilen akrabasını arayıp ziyaret ve iyilik etmektir.”
بِسْمِ اللهِ الْرَحْمَنِ الْرَحيِمِ
وَ ءَاتِ ذَا الْقُرْبَى حَقَّهُ وَ الْمِسْكِينَ وَ ابْنَ السَّبِيلِ وَ لاَ تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا

Bismillahirrahmanirrahim

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

“Akrabalarına, düşküne ve yolcuya hakkını ver, elindekileri de tamamen saçıp savurma.”

İsra suresi, ayet 26

Görüldüğü gibi yakınlarımızla iyi münasebetler geliştirmemiz ve onların sıkıntılarını paylaşmamız, Allah’a imandan sonraki en önemli vazifelerimizden birisidir. Çünkü aile ve yakınlar arasındaki birlik, toplumsal beraberliği meydana getirmektedir. Bu kutsal yapının içindeki güçlü iletişim ve dayanışma, sağlıklı nesillerin yetişmesine ve sağlıklı fikirlerin gelişmesine büyük katkı sağlamaktadır.

Bir müslüman, müslüman kardeşini ziyaret edince, 70 bin melek “Ey Rabbimiz, senin rızan için ziyaret eden bu kulundan razı ol” diye dua ederler.

Yüce Allah buyurur ki:

“Benim için birbirini ziyaret eden, benim için birbirini seven, benim için veren, benim için birbirine yardım eden, sevgime mazhar olur.”

Dua ve Sevgi ile..

Yeni Yıla Girerken Okunacak Dua

Koca bir yılı devirdik. Kayıplarımız da oldu, kazançlarımız da oldu elbette.. Yaşam telaşımızı sürdürürken yaptığımız her işte yalnızca bir şey bizler için önemli olmalı, o da yüce Allah’ın rızası… Geçip giden 365 günde bilmeden veya bilerek işlediğimiz tüm günahlar için Allah’a yakararak, yürekten pişmanlığımızı dile getirip tövbe ederek, o günaha tekrar dönmemeli. Allah’a el açıp hayırlı bir ömür dilemeli. Ömrümüzden eksilen bir yıl, bizi ölüme yaklaştırıyor. Bunu unutmamalı… Yaşayacağımız yeni yılın öncekinden daha hayırlı geçmesi için önce yaşantımızın maddi ve manevi muhasebesi yapılarak yanlışların farkına varılmalı. Yüce Rabbimizin razı olduğu şekilde yaşayıp onun razı olduğu amelleri yaparak, hayırlı işler ve hayırlı kazançlar getiren işlerde gayret ederek, ibadet ve dualara devam ederken hayırlı bir şekilde yılın geçmesi için yeni yıla girerken, yeni yılın başında aşağıdaki dua okunur.

Bismillahirrahmanirrahim.

“Allâhümme ente’l-ebediyyü’l-kadimu’l-hayyü’l-kayyümü’l-kerimü’l-hannânü’l-mennânü.Ve hâzihi sennetün cedidetün.Es’elüke fihe’l-ısmete mine’s-şeytan’r-racimi ve evliyâihi: Ve’l-avne âlâ hâzihi’n-nefsi’l-emmâreti bi’s-sût.Ve”l-istiğale bi mâ yukarribuni ileyke yâ ze’-celali ve’l-ikram.”

”Allah’ım! Sen Ebedi ve Kadim’sin. Başlangıcı ve sonu olmayan Hayy ve Kayyum’sun. Hayat sahibi ve her şeyi kıvamında tutansın. Kerim ve Hannan’sın. Sonsuz ikramların ve şefkatin sahibisin. Bu gün yeni seneye giriyoruz. Bu yeni senede, lanetlenmiş şeytanın ve yardımcılarından beni korumanı senden istiyorum. Ve yine senden devamlı kötülüğe teşvik eden nefsimden beni korumanı istiyorum. Ve yine senden beni sana yaklaştıracak işlerle meşgul olmam konusunda bana yardımcı olmanı istiyorum. Ey celal ve ikram sahibi Allah’ım!..”

Dinimizde Rüya Görmek

Rüya, uyku sırasında zihinde beliren görüntülerin bütünü, görülen hayaller dizisi, hayal, düş, ümit anlamına gelir.
Rüyada çeşitli hikmetler vardır. Kimi için bir müjde, kimi için bir ikazdır. Kur’an-ı kerimde rüya ve tabiri ile ilgili pek çok bilgi vardır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Güzel rüya müjdedir.”

Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (Sav) rüyalar hakkında şöyle buyurmuştur:

“Rüyâ üç kısımdır: Birincisi sâlih rüya olup Allah’tan bir müjdedir; ikincisi şeytanın verdiği korku, (vesvese) ve hüzündür; üçüncüsü de kişinin kendi kendine konuştuğu şeylerdir. Kim rüyasında hoşlanmadığı bir şey görürse, onu başkalarına anlatmasın; hemen kalkıp namaz kılsın…”

Rüya tabiri, ilim işidir. Herkes tabir edemez. Çünkü tüyadaki sembollerle günlük hayattaki olaylar arasındaki benzerliğe bakılarak yapılır. Bu ilgiyi kuramayanlar o yorumu yapamazlar. Hele günümüzde bu ilmi bilen yok gibidir. Rüyalarımızı, anlatacaksak, bilhassa güzel olanları salih kimselere anlatmalıdır. Çünkü salih kimse, rüya tabir ilmini bilmese de, hayra yorar, ondan zarar gelmez. Kötü, karışık rüyaları kimseye anlatmamalıdır.

Rüya iyi ise, hayırdır inşaallah demeli, kötü ise, Allah teâlâ bu rüyanın şerrinden seni muhafaza etsin denmelidir.

Görmediği rüyayı gördüm demek de çok kötüdür. Çünkü hadis-i şerifte:

“En büyük yalan, görmediği halde, rüyamda şöyle gördüm demektir.” buyurulmuştur.

Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (Sav):

“Sizden biri sevdiği bir rüya görürse bilsin ki o Allah’tandır. Bunun için Allah’a hamd etsin ve rüyayı anlatsın. Bunun dışında hoşuna gitmeyen bir şey görürse o da şeytandandır; şerrinden Allah’a sığınsın ve kimseye anlatmasın. O rüya ona zarar vermez.” buyurmuştur.

Hayırlı rüyalara…

Dinimizde Anne Babaya Saygı

Anne ve baba toplum yapısının temeli olan ailenin kurucuları ve en önemli iki unsurudur.

İslamiyet, anne ve babaya çok büyük bir önem vermektedir. Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette anne ve babaya saygının, onları incitmemenin, onlara itaat etmenin önemi vurgulanmaktadır.

“Biz, insana, ana-babasına iyilikte bulunmayı tavsiye ettik. Özellikle de anasını tavsiye ederiz ki, o, kat kat zaafa düşerek ona hamile kalmış, emzirmesi de tam iki sene sürmüştür. Binaenaleyh; bana ve ana-babana şükret.”

Dinimize göre Allah’a (c.c.) şirk koşmanın bir mazereti olmadığı gibi, anne ve babaya kötü davranmanın da haklı bir mazereti yoktur.

Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (Sav) şöyle buyurmuştur:

“Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi? Allah’a şirk koşmak, ana-babaya itaatsizlik etmek ve yalancı şahitliği yapmaktır (ya da yalan sözdür)”

Diğer toplumlar sırf bir adet olarak anne babaya saygı gösterirken Müslümanlar olarak biz bunu Allah’ın bir emri olarak görüyoruz. Anne babaya itaatsizliği Allah’ın bir emrini hiçe saymak olarak düşünüp daha dikkatli davranıyoruz.

Peygamber Efendimiz “kime iyilik yapayım?” diye üç defa soran bir sahabiye, üç defasında da, “annene” cevabını verdikten sonra dördüncü soruda, babasına iyilik yapması gerektiğini söylemiştir.

Anne ve baba, çocuklarına yeteri kadar iyilik yapmamış olsalar, hatta bazı zararları dokunmuş olsa da, çocuklar, onlara yine de iyi davranmak mecburiyetindedir. Çünkü insanlar yaşlandıkça çocuklaşır. Çocukluğumuzdaki yanlış ve zararlı davranışlarımızı güler yüzle karşılayanlar bize muhtaç duruma gelince onlara, bize yaptıkları gibi iyi davranmamız aynı zamanda bir şükran borcudur.

Yüce Rabbim hayatta olan anne ve babalarımıza hayırlı uzun ömürler versin. Ahiret hayatına intikal etmişlere ise merhamet ve mağfiret etsin. Dünya hayatımızda kendilerine saygıda kusur etmemeyi ve bu vesile ile dünyamızı ve ahiretimizi aydınlatmayı nasip etsin.

Amin…