Esma-ül Hüsna “Allah”

Esmaül Hüsna - Allah

Allah, Kendinden başka ilah bulunmayan Cenabı Hakkın asıl adıdır. Tüm isim ve sıfatları kendinde toplayan yüce Allah’ın zatının, başka hiçbir varlığa verilemeyen ismidir. Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismidir.

Allah diye zikreden Cenabı Hakkı tüm isimleri ile zikretmiş olmaktadır.

Allah ismini zikreden kişinin derecesi hem Allah katında hem de insanlar katında artar. İnsanlar arasında; sevilen, sayılan, sözü geçen bir kişi olur. Bütün duaları kabul olur. Nefis şeytanının şerrinden kurtulur.

Allah ismi hiç bir isme sıfat olmaz. Cenabı Hakk’ın Zatına mahsus bütün isimlerin özellikleri Allah isminde vardır. Allah adı; ruhani rahatsızlıklardan, kalbin katılığından, küfürden, maddi-manevi bataklıktan, nefsin isteklerinde ve arzularından kurtulmak, düşmanlarını yenmek, merhamet sahibi olmak, Allah’ın istediği şekilde hayat sürmek, son nefeste imanlı ölmek, kalbin nurlanması, imanlı olması ve şifa bulmak, güç, kuvvet ve rızık kazanmak, gizli sırlara vakıf olmak, hem dünya, hemde ahiret saadetine ermek için zikredilir.

esmaül hüsna

 

Allah İsmi 2 Şekilde Zikr Edilir;

1) Ya Allah

2) Allah, Allah

Zikre başlamadan önce abdest alınır. Niyet edilir. Dünya kelamından uzak, dünyayı unutarak, ismin hem dil, hemde kalp ile birlikte ifadesine başlanır. Manevi alemlerin sultanı olmak için “YA HU YA ALLAH” ismi azamı zikredilir. Bu zikir Allah dostlarının, veli kullarının zikridir. HU ismi şerifi dışında Allah isminin önüne hiç bir isim geçemez. Allah ismini abdestli olarak zikr edene; meleklere özel alemlerin kapıları açılır. Maneviyatı güçlenir. Yüksek makamlara ulaşır, nurlanır. Her gün Ya Allah Ya Hu diye 1000 defa zikirde bulunanı Allah, kemaliyle rızıklandırır. Şifa için Allah ismi 70 defa bir kağıda yazılıp, yazı su içinde silindikten sonra, hastaya içirilir ise hasta şifa bulur.

İslam ve Cömertlik

Cömert insan para ve malını esirgemeden veren, eli açık, semih kimsedir. Cömert olmak, o haslete sahip kişiyi muhtaç olanlara veya hayır işlerine eldeki imkanlarını, isteyerek harcamaya özendirir. Ancak cömertliğin ne israf, ne de cimrilikle ilgisi vardır. Bunlar kötü huylardır ve müsrif de, cimri de toplumun sevmediği, yerdiği tiplerdir. Ama cömert adamı Allahü Teala da, Peygamber de takdir eder, içinde yaşadığı toplum da değerlendirmesini bilir.

İslam tarihinde ilk büyük cömertlik timsali Hz. Muhammed’tir. Sahabenin tanınmışlarından Cabir (R.A.)’in şöyle dediğini rivayet ederler: “Allah’ın Elçisinden bir şey isteyip de O’nun yok dediği asla vaki değildir. Varsa verir, yoksa vadederdi”. Hz. Ebu Bekir’in kızı Esma’dan gelen bir rivayet de şöyledir: “Resul-i Ekrem, kesenin ağzını bağlama, sonra senin rızkın da bağlanır. Malını kilere kapatma, senin de rızkın kapanır” derlerdi. Efendimizin birkaç hadis tercümesi: “İki haslet vardır ki Allah onları sever: Güzel ahlak ve sahavet. İki haslet daha vardır ki onları da sevmez: kötü ahlâk ve cimrilik. Allah, bir kula hayır murad edince, onu, insanların ihtiyaçlarını gidermekte kullanır.

“Bol yemek yedirmek, çok selam vermek ve güzel konuşmak şüphesiz mağfireti celbeden vesilelerdir.” “Şüphesiz sehavetli insan, Allah’a, insanlara, cennete yakın, ateşe uzaktır. Muhakkak cimri insan Allah’tan, insanlardan cennetten uzak, ateşe yakındır. Sehavetli, cömert bir cahil Allah katında cimri bir âlimden daha sevgilidir. Hastalıkların en çirkini cimriliktir.” Hz. Peygamber’in yukarıda tercümeleri yazılan hadislerine dikkat edilince şu sonuçlar çıkarılabilir.

1- Cenab-ı Hakk, güzel ahlâk ile birlikte cömertliği seviyor. Yani cömertlik bütün güzel ahlâk değerine yakın bir Allah vergisidir, bir mutluluk sebebidir, bir Allah’a yaklaşma çabasıdır.

2- Buna karşılık Allah, kötü ahlâk ile cömertliğin tam karşıtı olan cimriliği de hiç sevmemektedir. Öyle ise Müslümanın ödevi: kötü ahlâk ve cimrilikten sakınmak ve güzel ahlâk ile cömertliğe -tabii elindeki imkânlar ölçüsünde- yönelmektir.

3- İnsanların ihtiyaçlarını gidermekte kullanılan Allah kulu, Hakk’ın kendisi için iyilik murad buyurduğu seçkin bir kuludur.

4- Cömertlik sadece para vermek, mal vermekten ibaret değildir. Misafirlerine veya muhtaçlarına bol yemek yedirmek, elbise giydirmek, yola gideceklerin bazı harcamalarını karşılamak, hastaların tedavi masraflarına yardımcı olmak, okulda öğretimini sürdüren bir gence el uzatmak da cömertlik türünde güzel davranışlar sınıfına girer. Sadece aranacak olan, bunun bir çalım veya yarar için olmaması, Allah rızasının başta gelmesi, amacın el açıklığını ve gönül tokluğunu aksettirebilmesidir.

5-. Cömert (sehi) insanı mutluluğa götüren çok neden vardır: İlk önce o, bu sayede, Allah’a yaklaşmış olur; insanlar da onu sever ve en önemli bir husus da cennete yaklaşıp cehennemden uzaklaşmış olur. Cimri de bunun aksine bir duruma düşer. Burada dikkat çekici bir nokta da şudur: Cömertlik o kadar değerli ve övülmeye layık bir haslettir ki cömert bir cahil, cimri bir bilginden Allah katında daha sevgilidir. Oysa alimlik mertebesi Kur’ân ve Hadiste övülmüş ve İslamiyette şehitlik gibi en yüksek ve üstün bir derecenin timsali olmuştur… Bir de son olarak cömertliğin karşıtı olan cimrilik, pintilik ise bir hastalık olarak gösterilmiştir. Böylece cömertlik takdir ve teşvik edilirken, ona karşı cimrilik de yerilmiştir.

Bu bahiste bir önemli hususu daha hatırlamalıdır ki o da şundan ibarettir: Malı, Allah, insanlara ihtiyaçlarını karşılasınlar diye vermektedir. Para-pul da öyle. Bu bakımdan bunları amaçlarına uygun olarak sarfetmek görevdir. Gerekli olan: parayı, malı harcanması yararlı olan yerde harcamak, koruması uygun düşen yerde de korumaktır. Doğru olan davranış: ne elin çok açık olarak israfa gidilmesidir, ne de avuçların sıkı tutulup pintiliğe düşülmesidir.

İsmi Azam Duası

mekke-dua
İsmi Azam Duası Nedir?

Dua etmek

Bütün duaların en faziletlisi İsm-i A’zam duasıdır. İsm-i A’zam ile yapılan dua kabul edilir olduğu için Peygamberlerden başka bazı kimseler Süleyman’ın veziri gibi ondan istifade etmişlerdir. O’nunla yapılan dualara anında karşılığı verilmiştir. Öyle mübarek bir duadır ki, önünde engel duramaz. Çünkü o kınından çıkmış keskin bir kılıca benzer. Lüzumsuz yere onu kınından çıkarmamak, ancak icap ettiği zaman ondan faydalanmak gerekir. İsm-i Azam Duası ile dua edilmelidir. İsmi Azam duasında Allah’ın değişik isimleri şefaatçi kılınarak cehennem ateşinden Rahman’a sığınmak vardır. Bu duanın sabah ve ikindi namazlarından sonra okunması ayrı bir tevafuk özelliğine sahiptir.

İsmi Azam Duasının Arapçası:

“Bismillahirrahmanirrahim”

“Allahümme inni es’elüke ya alimel hafiyye, ve ya men-is-semau bikudretihi mebniyye, ve ya men-il-erdu biizzetihi mudhıyye, ve ya men-iş-şemsü vel-kameru binuri celalihi müşrika ve mudıyye ve ya mukbilen ala külli nefsin mü’minetin zekiyye ve ya müsekkine ra’b-el-haifine ve ehl-et-takıyye, ya men havaicul-halki indehü makdıyye, ya men neca Yusüfe min rıkk-il-ubudiyye, ya men leyse lehü bevvabün yunadi vela sahibun yağşa ve la vezirun yu’ti ve la gayruhu rabbün yud’a ve la yezdadu ala kesretil-havaici illa keremen ve cuden ve sallallahu ala Muhammedin ve alihi ve a’tini süali inneke ala külli şey’in kadir.”

İsmi Azam Duasının Türkçesi:

“Allah’tan başka ilah yoktur. Ancak, Celil ve Cebbar olan O’dur. O’ndan başka ilah yoktur. Ancak bütün kullarının hallerine vakıf olan ve kusurlarını örtbas edendir. Allah’tan başka ilah yoktur. Gece ile gündüzü halk eden O’dur. Allah’tan başka ilah yoktur. Tektir, şeriki yoktur, tektir ve birdir. Biz O’na hamdü sena ederiz. Allah’tan başka ilah yoktur. Ancak O vardır, tektir, ortağı yoktur. Tek bir Allah’tır. Biz O’na ibadet ederiz. Allah’tan başka ilah yoktur. Ancak O vardır, tektir ve ortağı yoktur. Tek bir ilahtır. Bizler O’na şükrederiz. Allah’tan başka ilah yoktur. Allah tektir, ortağı yoktur, Muhammed O’nun Resulü’dür. Hay ve Kayyum O’dur. Allah’ın rahmeti mahlukatının en hayırlısı olan Muhammedin al ve ashabının ve hepsinin üzerine olsun. Şehadet ederim ki Sen hem Rabbimiz ve hem de Halikimizsin. Allah’ım, beni mağfiret eyle, ey Allah, ey Allah, ey Allah Rahmetinle beni yarlığa Zira, Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.

İsmi Azam Duasının Hikmeti

Abdullah bin Ömer Peygamberden (sav) şöyle rivayet etmiştir;

dua

“Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin, Allah’ın gazap ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden eksikliği olmayan Allah’ın sözlerine sığınırım” O zaman, hiçbir şey ona zarar vermez. Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı.

İçinde korku, dehşet ve huzursuzluk hissi duyulduğunda şu dua da okunabilir, “Euzü bi kelimatillahha’t-tammati min gadabihi ve şerri ibadihi ve min hemezatiş-şeytani ve en yehdurun” Anlamı, “Allah’ın bana kızmasından, kulların kötülüklerinden, şeytanın vesveselerinden ve bana kurduğu tuzaklardan Allah’ın tam kelimelerine sığınırım”

Hicri Yılbaşı

hicri yılbaşı

Müslümanların sosyal ve siyasi ilişkilerini düzenleyen, Hz.Peygamber’in hicretini tarih ve takvim başlangıcı olarak esas alan, İslami takvimdir. Hicri takvim Hz. Ömer zamanında Kameri (ay) yılı esas alınarak düzenlenmiştir. Hicretin gerçekleştiği yıl, hicri takvimin birinci yılı olmuş ve senenin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk günü de yeni yılın başı sayılmıştır. Müslümanlar için Muharrem ayının birinci gecesi “Yılbaşı”gecesidir. İslamda yeni yıl, Muharremin birinci günü başlar.

Müslümanlar ayları, ibadet günlerini, bayramları, Ramazan ve Kurbanı, Haccı, yılbaşını, zekatı… vb. hep İslami takvime göre tanzim etmek zorundadırlar. Zira Allah, ayların sayısını on iki olarak bildirmiştir. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: Allah katında (yani Allah’ın hükmünde geçerli olan şey), ayların adedi muhakkak ki, on iki ay olmasıdır. Ki şunun bunun uydurması, faraziye ve nazariyesi veya kabulü ve benimsemesi değil, Allah’ın şu gökleri ve yeri yarattığı günkü kitabındaki kaydı, o gün yazılan yazının hükmü ve o gün yazdığı yazının ve takdirin gereği ve hak takviminin hükmü olarak, Allah tarafından kararlaştırılıp yazılan yazısında bu böyledir.

Müfessirlere göre bu aylardan kasıt, Kameri aylardır. Müslümanlar ibadetlerini ihtimal ile düzenlenen Miladi aylara değil; müşahhas ‘ilahi bir gerçek’ olan Kameri aylara göre düzenler. Çünkü bu hesap gerçekten doğru olan hesaptır.  Müslümanlar önce Allaha verdikleri sözü hatırlamalı, Kur’an ve Sünnet doğrultusunda kendisine bahşedilen “müslüman” ismine yaraşır vakar ve bilincin şuurunda olabilmelidirler. Çünkü biz “Rabb olarak Allah’dan, din olarak İslam’dan, peygamber olarak da Muhammed’den razıyız.

HİCRİ YILBAŞI DUASI

Bu duada, Allahü tealaya hamd edilmekte, Peygamber efendimize, Eshabına ve Ehl-i beytine salat ve selam getirilmekte, yeni sene boyunca, şeytanın ve nefsimizin şerrinden Allahü tealaya sığınılmaktadır. “Her kim bu duayı aşure günü üç kere okursa ölümden de emin kılınır.” Hadis-i Şerifiyle önemi vurgulanan Hicri Yılbaşı için özel dua. Bir kimse, Muharrem ayının ilk günü, aşağıdaki duayı 3 defa okursa, Allahü teala o kimseyi, gelecek Muharrem ayına kadar bütün belalardan emin kılar.” (Hadis)

Elhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allahümme entel-ebediyyü’l-kadîm, el-hayyül-kerîm, el-hannân, el-mennân. Ve hâzihî senetün cedîdetün. Es’elüke fîhe’l-ısmete mineşşeytânirracîm, vel avne alâ hâzihin-nefsil-emmâreti bissûi vel-iştiğâle bimâ yukarribünî ileyke, yâ zel-celâli vel-ikrâm, birahmetike yâ erhamerrâhimîn. Ve sallallâhu ve selleme alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmaîn.