Allah Yolunda Nasıl İnfak Edilir?

İnfak
İnfak
İnfak

Allah yolunda infak etmek birçoğumuzun coşkuyla istediği bir durum. Peki infak etmek ne demek? Allah (c.c) yolunda nasıl infak edilir?

Allah (c.c) yolunda yapılan zekat, sadaka, kurban, hediye, vakıf kurmak v.s gibi işlemlerin hepsine genel manada infak denir. Kısacası Allah (c.c) yolunda harcamaktır. Kur’an-ı Kerim’de infakla ilgili birçok ayet bulunmaktadır. Hepimizin bildiği Fatiha’dan sonra başlayan Bakara Suresi, ilk olarak infak’a deyinerek başlar.

الٓمٓ ۚ ﴿١﴾ ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ ﴿٢﴾اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ

Elif Lâm Mîm. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda infak ederler.

Burada bir nevi müminin tanımı yapılmış, gaybe inanmak ve namaz’dan sonra 3. en önemli müminlik göstergesi olarak infak etmenin yani Allah (c.c) yolunda harcamanın geldiği görülmüştür.

Bakara 195’de, “Allah yolunda infak edin ve ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İhsan edin, şüphesiz Allah ihsan edenleri sever” denir.

Bakara 215’de, “Sana, ne infak edeceklerini soruyorlar. De ki: Hayırdan her ne infak ederseniz, babanın, akrabanın, yetimlerin, yoksulların, yolcuların hakkıdır. Ve her ne hayır işlerseniz, şüphesiz ki Allah, onu bilir.” denir.

Bakara 219’da, “Ve sana ne infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçlarınızdan artanı.” denir.

Bakara 254’te, “Ey iman edenler, alış verişin, dostluğun ve şefaatin olmadığı gün gelmezden evvel, size verdiğim rızıklardan infak edin. Kafirler işte zalimlerin kendileridir.” denir.

Bakara 262’de, “Mallarını Allah yolunda infak edip de, sonra infak ettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin mükafaatı, Rabbları katındadır. Onlara korku yoktur. Ve mahzun da olacak değillerdir.” denir.

Bakara 264, 265’de, “Ey iman edenler; Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını harcayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakma ve eziyet etmekle heder etmeyin, O gösteriş yapanın hali; üzerinde toprak bulunan kayanınki gibidir. Şiddetli bir yağmur isabet ettiğnde onu katı bir taş halinde bırakır. Onlar kazandıklarından hiç bir şey elde edemezler. Allah kafirler güruhunu hidayete erdirmez.Allah’ın rızasını kazanmak ve kalblerindekini sağlamlaştırmak için mallarını infak edenlerin hali, bir tepedeki güzel bir bahçenin haline benzer. Kuvvetli bir sağanak düşünce; yemişlerini iki kat verir. Bol yağmur yağmasa bile bir çisenti bulunur ve Allah işlediklerinizi görür.” denir.

Bakara 267’de, “Ey iman edenler; kazandıklarınızın iyilerden ve size yerden çıkardıklarımızdan infak edin. Kendiniz göz yummadan alıcısı olmadığınız bayağı şeyleri vermeye yeltenmeyin. Ve bilin ki; Allah, Gani’dir, Hamid’dir.” denir.

Bakara 273, 274’te, “Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna vermiş olup da yeryüzünde dolaşmayan ve tanımayanların; hayalarından dolayı onları zengin zannettikleri yoksullara verin. Onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan bir şey istemezler. Hayırdan ne infak ederseniz şüphesiz Allah onu bilir. Onlar ki; mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık infak ederler. İşte onların mükaafatı Rabbları katındadır. Onlar için korku da yoktur, üzülecek de değillerdir.” denir.

Ali İmran 92’de, “Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe, asla bir’e erişemezsiniz. Ve her ne infak ederseniz; şüphesiz Allah, onu bilir.” denir.

Yazımızı bir tavaf videosuyla bitirelim. Allah hepinizin Cuma’sını mübarek eylesin inşallah 🙂

**: Yukarıdaki resimde yer alan arka plan 21 Nisan’da Medine’deki Vadi Avali Hurma Bahçesi’nde çekilmiştir. Aşağıdaki video ise yine ekibimiz tarafından selfie modunda 24/25 Nisan’da Mescid’in Haram’ın üst tarafındaki çelik konstrüksiyon tavaf platformunda çekilşmiştir.

Kabe İmamları ve Rahman Suresi

Mescilin Haram, Kabe
Mescilin Haram, Kabe
Mescidil Haram, Kabe

Medine‘de bulunan Mescidil Nebevi imamlarını okuyuş bakımından Kabe’nin imamlarıına göre daha başarılı bulmuştum. Sureleri hem daha uzun, hem de daha makamlı okuyorlardı, ayrıca namazı daha yavaş kıldırıyorlardı. Belki de Mescidil Haram‘daki tavaf durumlarından dolayı Kabe imamları daha hızlı kıldırıyordur.

Ancak Kabe İmamlarından Mahir’i ayrı bir değerlendirmek lazım. Beni en çok etkileyen imamlardandı. Özellikle Kabe’ye 7-8 saf kala durduğum bir akşam/yassı namazının ilk rekatında Rahman suresini okuyarak tüm cemaati mestetmişti.

Rahman suresi 78 ayetten oluşur ve Mekke’de inmiş. İlk ayette yer alan Rahman kelimesinden dolayı “Rahman Suresi” olarak anlandırılmılş.

Peygamber efendimiz, “Kim Rahmân sûresini okursa, Allahü teâlânın verdiği nîmete şükr etmiş olur” buyurmuş Efendimiz (sav) yine “Her şeyin bir gözdesi vardır. Kur’an’ın gözdesi de Rahman Suresi’dir” demiş. Aşağıda Kabe imamı Mahir’in kendi sesinden Rahman suresini dinlemenizi tavsiye ederim.

Febi eyyi alai Rabbikuma tukezziban. Şimdi Rabbinizin hangi nimetini yalanlıyorsunuz??

Hacerülesved ve Kabe Hakemliği

Hacerülesvedin Taşınması

 

Hacerülesvedin Taşınması
Hacerülesvedin Taşınması – Kabe Hakemliği

Hacerülesved‘in ne olduğu ve biz Müslümanlar için önemini bir önceki yazımızda belirtmiştik. Bu makalede’de “Kabe Hakemliği” meselesini anlatacağız.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) henüz 35 yaşlarındaydı ve peygamberlik kendisine gelmemişti. Mekke’deki bir kadın, Kâbe Hareminde buhurdanlıkta Öd ağacı yaktığı sırada, buhurdanlıktan sıçrayan bir kıvılcımdan Kabe’nin kat kat olan örtüsü tutuşup tamamı ile yanmış, bu yüzden duvarlar da her taraftan gevşeyip çatlamıştı. Zaman, zaman sahilden gelen sel baskınları ile de Kabe’nin tabanı ve duvarları da iyice yıkılacak duruma gelmişti.

Dolayısıyla Kureyşliler Kâbe’nin duvarlarını onarıp sağlamlaştırmak ve üzerine de, tavan eklemek istiyorlar, fakat yıkmağa kalkıştılları takdirde azaba uğrayabileceklerinden korkuyorlar, aralarında düşünüp duruyorlardı.

Bu sırada inşaat malzemesi yüklü bir gemi Cidde sahillerinde parçaland ve bunu fırsat bilen Kureyşliler aralarında yardımlaşarak bu batan gemiden Kâbe inşası için gerekli malzemeleri satın aldılar. Böylece Kabe’nin inşaatı veya rekonstrüksiyonu başlamış bulundu.

Hacerülesved taşı yerine konulacağı zaman kabileler, birbirleriyle anlaşamadılar. Hatta bu iş o kadar ilerledi ki, kabileler arası kavgaya ramak kaldı. Kureyşiler, bu durumda dört veya beş gece beklediler. Sonrasında Kureyşin yaşlılarından Ebu Ümeyye b. Mugire bir teklifte bulundu; Teklifine göre, mescidin kapısından giren ilk kişi bu taşı koymak için hakem olacaktı. Bütün kavmin büyükleri bu teklifi kabul ettiler.

Tam bu sırada peygamberimiz içeri girdi, bütün Kureyşliler el çırparak El-Emin olan Sevgili Peygamberimizin hakemliğine razı olduklarını belirttiler.

Allah Rasulü’de cübbesini çıkardı, yere serdi, Hacerülesved‘i cübbenin üzerine koydu. Hz. Peygamberimiz de hakemlik yaparken bütün kabilelerden birer kişi alarak onu konulacak yere getirttikten sonra mübarek elleriyle taşı kaldırdı ve yerine koydu. Böylece çok ciddi bir ihtilaf önlendi.

Tarihte bu olaya “Kâbe hakemliği” denir.   

Hacerülesved Nedir, Nasıl Öpülür?

Hacerulesved
Hacerulesved
Hacerülesved

Hacerülesved Arapça’da “siyah taş” manasına geliyor. Kabe’nin doğru köşesinde yerden 1,5 m yükseklikte, gümüşten bir muhafaza içinde yer alan Hacerülesved tavafın başlangıç ve bitiş noktasını belirtir.  Hacerülesved yaklaşık 30 cm çapında ve yumurta biçiminde siyaha yakın koyu kırmızı renktedir. Hz. İbrahim tarafından Kabe’nin inşası esnasında tavafın başlangıç noktasını belirlemek amacıyla yerleştirilmiştir. Kabe’nin maruz kaldığı afetler ve suikastlar neticesinde Hacerülesved’de bazı hasar ve parçalanmalar meydana gelmiştir.

Hz. İbrahim tarafından Ebu Kubeys tepesinden alınarak Kabe’ye getirilen Hacerülesved‘in ilk başta bembeyaz olduğu, fakat daha sonra insanların dokunmaları ve günahkarlıkları nedeniyle siyahlaştığı söylenir. Aslında gümüş muhafazanın içindeki taş tamamen Hacerülesved değildir. Birçok kez kırılan Hacerülesved 8 parça taş halinde, gümüş muhafaza içindeki dolgu maddesine yapışmış bir vaziyette durmaktadır.

Hacerülesved tavafa başlama noktasını gösteren bir indikatördür. Hacerülesved‘in tam karşısındaki direkte yer alan yeşil renkli lamba da, tavafın başladığını işaret eder. Lambanın hizasına geldiğiniz zaman, Bismillahi Allahu Ekber.. ALLAH’ım! Sana inanarak, kitabım tasdik ede­rek, ahdine vefa göstererek, Peygamberin Muhammed (s.a.v.) m sünnetine uyarak tavafa başladım.” demek gerekir.

Rivayetlere göre Hacerülesved‘e dokunan kimsenin Rahman’ın eline dokunmuş gibi olduğu, Hacerülesved‘in kıyamet gününde Allah’ı (c.c) Rab olarak tanıyan kişilere şahitlik yapacağı söylenir. Hatta Hacerülesved’in kendisine istilam edenlere (selam verenlere) karşı kıyamet gününde şahitlik edeceği de belirtilir. Hz. Ömer, “Allah’a and olsun ki, senin zarar veya fayda vermeyen bir taş olduğunu biliyorum; eğer Resullullah’ı seni istilam ediyor görmeseydim, ben de seni istilam etmezdim. Resulullah’ı seni öperken görmeseydim, seni öpmezdim” demiştir.

Peki Hacerülesved‘e dokunup nasıl öpeceğiz? Yoğunluktan dolayı ve başkalarının hakkına girmemek için Hacerülesved genel de uzaktan istilam edilerek geçiliyor. İki eller yukarıda selam veriliyor, veya selam verilip eller kalbin üstüne konuluyor veya selam verilip avuç içi öpülüyor. Dokunmak veya öpmek isterseniz de izdihamı yarıp, kimseye zarar vermeden bu işlemi gerçekleştirmeniz gerekiyor. Ben ilk denememde Hacerülesved’e dokunabildim. Gözlüklerimi çıkardığım 2. seferde de zor da olsa Hacerülesved‘i öpebildim. Peki bu işin tekniği nedir?

Kabenin bölümleri
Kabenin bölümleri

Öncelikle vakitten başlayalım. Gördüğüm kadarıyla bu iş için en uygun zaman, öğle namazı sonrası. Güneş tam tepedeyken “bana göre” Kabe diğer zamanlara göre daha rahat oluyor ve Hacerülesved‘ee daha rahat yaklaşabiliyorsunuz.

1) Dolayısıyla ilk olarak öğle namazı sonrasına konsantre olmak lazım.

2) Sonrasında sağdaki resimde de göreceğiniz 9 nolu Yemânî veya Ruknülyemânî köşesinden yani Kabe’nin Güney köşesinden dalıp, kabe örtüsüne tutunmak gerekiyor.

3) Buradan Şâdervân denilen Kâbe duvarlarının diplerini yağmur ve sel sularından korumak amacıyla yapılan mermerden korumaya çıkarak yavaş adımlarla Hacerülesved‘e ilerlemeniz lazım. Zaten yolun yarısına geldiğinizda arkanızda bazı kişiler geçiyor ve hızla hedefe doğru ilerliyorsunuz.

4) Tam Hacerülesved‘e geldiğiniz esnada kendinizi boşluğa bırakmanız lazım ki başınız Hacerülesved‘in muhafazasına yetişebilsin. Sonrasında zaten kişiler bir şekilde sizi Hacerülesved’den uzaklaştırıyor.

Burada önünüzdeki kişileri sakinleştirmek için “Sabır Haci” şeklindeki telkinlerde bulunmanız çok önemli 😉

Peki Türkiye’de Hacerülesved’in 6 parçasının bulunduğunu biliyor musunuz? Sonraki makalelerde bu parçalara nasıl ulaşabileceğinizi de belirteceğim 🙂

 

Müslüman Olmayanlar Giremez, Cidde

Cidde Mekke Girişi
Cidde Mekke Girişi
Cidde Mekke Girişi

Umre turumuzun son gününde Mekke’den Cidde’ye doğru yol almaya başladık. Çünkü Mekke’de bir havalimanı bulunmuyor. Mecburen yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Cidde’ye gitmeniz gerekiyor. Yolda büyük bir rahle üzerinde Kur’an-ı Kerim bizi yolculuyor. Ben görmedim, ancak rahlenin uçlarında “Müslüman Olmayanların Şehre Giremeyeceği” yazılıymış.  İnanılmaz etkileyici bir sahne… O zaman Mekke’den ayrıldığınızı daha bir anlayıp, daha bir hüzünleniyorsunuz.