Esma-ül Hüsna El-Hafıd

EL-HAFID: Aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan anlamına gelir.  Kulların yükselmesi ve alçalması yani zenginleşmesi ve yoksullaşması Allah’ın elindedir. Zikir adedi 1481’dir. Zikir günü pazar, zikir saatleri ise sabah gün doğarken ve ikindi namazı sonrasıdır.

El-Hafıd Esmasının Faziletleri

Bir kimse üç gün oruç tutup dördüncü gün bir mecliste “Ya-Hafid” ismini 70.000 defa okursa düşmanın şerrinden emin olup korunur.

Zalimlerin helak ve hakir olmaları için 1481 defa okunur.

Bu adın özel hizmet meleğinin adı Akyail’dir ve emrinde 4 komutan meleği vardır. Bu 4 meleğin her birinin komutası altında 1481 melek vardır. Bu 1481 melek de ayrı ayrı yine 1481 meleğe emir vermektedirler. Hafid adını çokça anan kimselere, bu adın hizmet meleği olan Akyail gökten inerek, kendisini çağıran kimsenin isteği ne ise yerine getirir.

Çağrı, aşağıdaki dua ile yapılır:
“Ya Hafid ente-IIezi hafadta rütebi ehlil cühud fi-dderekat, ve ente Hezi tekma-ühüm bi kahrike ve sıfateke el müsellati ve entellezi tüaziz aleyhim lemma evcedtehüm bihi inde inkısmail hassanati ve sseyiati, Es’elüke bi sırril fi kulubil ebrari vel ah-yari ve bi nuril envari el münbasiti fil aktari. En tec’aleni hafızan li nefsi ve sırri fi makamil übudiyyeti mütehaşşian leke inde zuhuri-ttenezzülati bi sırri el rübubiyyeti vel hitabiyyeti vel insiyyeti ve erzükni hazfan vafiran minel Maarifil Ilahiyyeti, in-neke semlü-ddüai, kadirün ala ma teşaü ya rebbel alemin…”

El-Hafıd Esmasının Geçtiği Ayetler

“O, alçaltıcı, yükselticidir.” (Vakıa,3)

Abdest Adabı

Abdestin adablarından sayılan bazı hususlar vardır. Yapılırsa sevap kazanılır fakat yapılmazsa hiçbir ceza ve kınama yoktur.

  1. Abdest alırken mecbur kalmadıkça başkasından yardım istememek .Hastalık gibi başkasının yardımını mecbur kılan özür hali istisnadır. Ayrıca kişi kendisi yardım talep etmeden başka birinin gönüllü olarak yardım etmesiyle de adap bozulmaz.
  2. Abdest alırken suyun sıçramaması için dikkatli davranmak.
  3. Abdest alırken zorunda kalmadıkça konuşmamak gerekir çünkü dünyevi konuşmalar insanı abdest dualarını okumaktan alıkoyar.
  4. Niyet ederken kalp ile olduğu kadar dil ile de niyet etmek ve abdestin sonuna kadar sürdürmek.
  5. Her uzvu iyice ovmak .
  6. Abdest dualarını okumak.
  7. Her uzvu yıkarken niyeti korumakla birlikte ” Bismillah ” demek ve abdest dualarını okumak. Eğer bu dualar bilinmiyorsa Peygamber Efendimize salavat getirmek.
  8. Kulağı meshederken serçe parmaklarının uçlarıyla kulak deliklerini meshetmek.
  9. Burna ve ağza suyu alırken sağ eli,sümkürürken sol eli kullanmak.
  10. Namaz vakti girmeden önce abdest almak
  11. Yüzük varsa abdest esnasında bu yüzüğü oynatmak
  12. Abdest üzerine abdest almak. Hadis-i şerif’te bir kimse abdestli iken bir daha abdest alsa, ona on sevap yazılacağı söylenmiştir.
  13. Abdestin sonunda kıbleye karşı ayakta olarak şehadet getirmek ve:

اَللّهُمَّ اجْعَلْنى مِنَ التَّوَّابينَ وَاجْعَلْنى مِنَ الْمُتَطَهِّرِينَ

“Allahümme`c`alni minettevvabine ve`c`alni mine`l-mütetahhirin” diye dua etmek.

 

Tekasür Suresi

Mekke döneminde inmiştir. 8 ayettir.Kur’an-ı Kerim‘in 102.suresidir. Tekasür kelime anlamı olarak çokluk ve çokluk ile övünme manasına gelir. Bu surede kabirlerin, kavimlerinin çokluğu ile övünenlere uyarı yapılır. Mal biriktirip, durmadan malını sayanları da uyaran Tekasür Suresi, insanın elde ettiği tüm dünya nimetlerinden hesaba çekileceğini hatırlatır. Peygamber Efendimiz “Tekasür Suresini okumak her gün bin ayet okumaya bedeldir.” buyurmuştur.

tekasur1_8

Okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim.

1- Elhakümüt tekasür
2- Hatta zürtümülmekabir
3- Kella sevfe ta’lemun
4- Sümme kella sevfe ta’lemun
5- Kella lev ta’lemune ılmel yekıyn
6- Le teravünnelcehıym
7- Sümme leteravünneha aynelyakıyn
8- Sümme le tüs’elünne yevmeizin anin neıym

Anlamı

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1,2. Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.

3. Hayır; ileride bileceksiniz!

4. Hayır, Hayır! İleride bileceksiniz!

5. Hayır, kesin olarak bir bilseniz..

6. Andolsun, o cehennemi muhakkak göreceksiniz.

7. Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.

8. Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.

Faziletleri

Screenshot_1

Kuran Mucizeleri 4 Güneş ve Ay Tutulmaları

Kuran’ı Kerim’de Güneş (Şems) kelimesi toplam 33 kez geçmektedir. Güneş (Şems) kelimesinin geçtiği ayetlerin 11 tanesinde Allah kelimesi geçer ,toplamda Allah kelimesinin 11 ayette 18 kez geçtiği görülür.  Bu 11 ayetin 8 ayetinde  ise Allah ve Güneş kelimelerine Ay (Kamer) kelimesi eşlik eder. Bu sayılar bir araya geldiğinde 18-11-8 kombinasyonu olur ve bu sayılar bize Saros Döngüsünü hatırlatır. Peki nedir bu Saros Döngüsü?

828e5812-98f5-452a-b9dd-7b9717caafcfSaros döngüsü Güneş ve Ay tutulmaları için kullanılan bir terimdir. Güneş veya Ay tutulması için Güneş, Ay ve Dünya’nın aynı eksende tam olarak aynı hizada olmaları gereklidir. Güneş’in, Dünya’nın ve Ay’ın aynı hizada hizalanması her 18 yıl, 11 gün, 8 saatte tekrarlanır. Bu döngüye Saros döngüsü adı verilir. Bu bilgiye sahip bir kişi Güneş ve Ay tutulmalarının ne zaman olacağını net olarak bilebilir.

Bu büyük olayların döngüsünün Kuran’da 18 yıl, 11 gün ve 8 saat olarak net bir şekilde ifade edilmesi Kuran’ın Allah’tan geldiğine kesin bir delildir.

Aşağıda Allah,Güneş(şems) ve Ay(kamer) kelimelerinin geçtiği ayetleri görebilirsiniz.

Screenshot_1

 

Peygamberimizin Kuranda Geçen Duaları

Peygamberlerin Kur’an’da geçen duaları, Hz. İbrahim’in babası için ve Hz. Nuh’un oğlu için ettikleri dua haricinde kabul edilmiş dualardır. Herhangi bir peygambere ait olmayan ve müminlerin dilinden aktarılan dualar ise, yüce rabbimizin müminlere,  kendisine nasıl dua edileceğini öğrettiği dualardır. “Kul’”, “De ki” ile başlayan dualar, peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e öğretilen dualardır.

Peygamberimizin Kur’an’da geçen duaları şunlardır;

فَإِن تَوَلَّوْاْ فَقُلْ حَسْبِيَ اللّهُ لا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

Fe-in tevellev fekul hasbiya(A)llahu la ilahe illa hu(ve) ‘aleyhi tevekkeltu vehuve rabbu-l’arşi-l’azim

Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın sahibidir.” (Tevbe,129)

**

قُلِ اللَّهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاء وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاء وَتُعِزُّ مَن تَشَاء وَتُذِلُّ مَن تَشَاء بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىَ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Kuli(A)llahumme malike-lmulki tu/ti-lmulke men teşau vetenzi’u-lmulke mimmen teşau vetu’izzu men teşau vetużillu men teşa(u) biyedike-lḣayr(u) inneke ‘alâ kulli şey-in kadir(un)

De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.” (Ali imran,26)

**

وَقُل رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ

Vekul rabbi e’użu bike min hemezati-şşeyatîn.Ve e’użu bike rabbi en yahdurun

De ki: “Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.” (Müminun,97-98)

**

وَقُل رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ

Vekul rabbi-ġfir verham veente ḣayru-rrahimin

De ki: “Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!” (Müminun,118)

**

وَقُل رَّبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَل لِّي مِن لَّدُنكَ سُلْطَاناً نَّصِيراً

Vekul rabbi edḣilni mudḣale sidkin veaḣricni muḣrace sidkin vec’al li min ledunke sultanen nasira

De ki: “Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” (İsra,80)

**

قُلِ اللَّهُمَّ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ عَالِمَ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ أَنتَ تَحْكُمُ بَيْنَ عِبَادِكَ فِي مَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Kuli(A)llahumme fatira-ssemavati vel-ardi ‘alime-lġaybi ve-şşehadeti ente tahkumu beyne ‘ibadike fi ma kanu fihi yaḣtelifun

De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen alemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”(Zümer,46)

**

قَالَ رَبِّ احْكُم بِالْحَقِّ وَرَبُّنَا الرَّحْمَنُ الْمُسْتَعَانُ عَلَى مَا تَصِفُونَ

Kale rabbi-hkum bilhakk(i) verabbuna-rrahmanu-lmuste’anu ‘ala ma tasifun

(Peygamber), “Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Bizim Rabbimiz, sizin nitelemelerinize karşı yardımı istenecek olan Rahmân’dır” dedi. (Enbiya,112)

**

Felak ve Nas sureleri de Peygamberimizin dualarıdır.