Gıybetin Kefareti

Gıybet, “bir kimsenin ayıbını arkasından söylemek veya aleyhine konuşma ” demektir. Türkçede bu kavramın karşılığı olarak “dedikodu” ve “çekiştirme” kelimeleri kullanılır İslam dininde büyük günahlardan kabul edilir.

Peygamber Efendimiz “Gıybet nedir bilir misiniz?” diye sorduğunda yanında bulunanlar: “Allah ve onun elçisi daha iyi bilirler” dediler. “Gıybet, kardeşini onun hoşlanmadığı bir sıfat ile vasıflandırmaktır.” buyurdu. “Kardeşimde söylediğim sıfat bulunuyorsa?” diye sorulduğunda: “Söylediğin sıfat eğer kardeşinde bulunuyorsa gıybet etmiş olursun, bulunmuyorsa iftira etmiş olursun.” buyurdu.

“Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.” (Hucurat,12)

Gıybet etmenin kefareti ise gıybet ettiği kimse için istiğfar etmek ve onunla helalleşmektir. Oturduğunuz yerden kalkmadan, şu duayı üç defa okumanız gerekir: “Allahümmağfir lehü verhamhü ve tecavez anhü vec’al ma kulna fihi keffareten li-zünubihi ve kurbeten ve zülfa bi-rahmetike ya erhamer-rahimin”

“Ya Rabbi, onu mağfiret eyle, ona merhamet eyle, ona merhamet eyle, yaptıklarını bağışla, hakkında konuştuklarımızı günahlarına kefaret, kurbet ve zülfa eyle. Rahmetinle, ey erhamer-rahimin”

Elfazı Küfür

Elfaz-ı küfür, Hz. Peygamber’in Allah’tan getirdiği kesin olarak bilinen vahiyleri ve bunlardan zorunlu olarak çıkan dini hükümleri inkar etme özelliği taşıyan bütün sözleri kapsamına alır. Kur’an-ı Kerim’de elfaz-ı küfür yerine “kelimetü’l-küfr” (inkar sözü) tabiri geçmektedir.

Bir mümini küfre düşüren sözler üçe ayrılır. Bunlar; istihza: Dinin esaslarından birini alaya almak, istihfaf: İnanılması gereken ve zarurat-ı diniyye denilen prensipleri küçümsemek, hafife almak, bir islami hükmü açıkça inkar etmek veya dince mukaddes olan şeylere küfretmek.

“Kişi yanında oturanları  güldürmek için bazen bir kelime söyler ve bu kelime onu cehennemde Süreyya yıldızından daha uzak bir yere fırlatıp atar.”

Hayatımızın içine yerleşmiş bazı sözler vardır ki bizleri anlamadan küfre götürebilir. Bu nedenle konuşurken daha dikkatli olup ne söylediğimizin farkında olarak konuşmamız gerekir. İşte dilimize yerleşen o cümlelere örnekler;

(Allah’a Hitaben)
1-Allah’ım bizi de gör artık.
2-Burası Allah’ın unuttuğu yer.
3-Allah yazdı ise bozsun.
4-Allah gelse bile seni elimden alamaz.
5-Allah özenmiş de yaratmış. (Özenmek acizliktir. Allah aciz değildir. “Ol” der “olur”.
6-Allah bizi unuttu. (unutmak fanilerin işidir)
7-Bu işte bir Allah’a birde sana güveniyorum, demek,
(Güven hususunda Allah ile o kimseyi ortak kılmak demektir)
8-Önce Allah’a sonra sana emanet ediyorum, demek.
(Emniyet hususunda Allah ile kimseyi ortak kılmak demektir)
9-Yukarıda Allah var demek.
(Allah yukarıda, aşağıda, ileride, geride değildir, mekandan münezzehtir).

(Kaderle ilgili)
1-Kader utansın.
2-Böyle kadere lanet olsun.
3-Kaderi kötüymüş.
4-Kaderin oyunu
5-Kadersizim
6-Kaderim kader değilmiş
7-Alnına kara yazı yazılmış

(İnsanların birbirine ettiği sözler)
1-Seninle cennete bile girmem
2-Cehenneme kadar yolun var
3-Yüzünü gören cennetlik
4-“Allah belanı versin” demek
5-Bir iş yaparken “ben bunun Allah’ını yaparım” demek
6-“Allahın belası” demek
7-“Allahın cezası” demek
8-Yalansız iş mi var, demek
9-Yalandan kim ölmüş, demek,
10-Biz de yalan çok, demek

Kur’an Ahlakı

Kuran ahlakını yaşamaya karar veren bir kimsenin kendini Allah’a teslim etmesi ve Kuran’ı kendisine rehber edinmesi gerekir. Bu şekilde kişinin davranışlarında, düşüncelerinde, kararlarında ve konuşmalarında son derece önemli değişiklikler meydana gelir. Bunlardan bazıları;

-Kalbine yerleşecek olan Allah korkusu sayesinde hesap gününde hesabını veremeyeceği hiçbir şeyi yapmamaya azami gayret gösterecektir.Çünkü kişi, Allah’ın her an kendisini gördüğüne ve dünya hayatındaki tüm işlerinden hesaba çekileceğine dair kesin bir inanca sahip olacaktır.

–İnsanların hataları karşısında hoşgörülü ve affedici olacaktır. Küçük gibi görünen bir iyiliğin bile, ahirette karşılığının verileceğini bildiği için çevresindeki insanlara karşı her zaman yardımsever, fedakar, alçak gönüllü, saygılı ve adil olmak için çaba gösterecektir.

– Olaylar planladığı gibi gelişmediğinde bunun kendisi için hayırlı bir durum olduğunu bilir, Allah’a tevekkül etmenin ve kadere teslimiyetin rahatlığını yaşar.

– Kuran ahlakını kendisine rehber edinen kişinin geçmişteki değer yargıları da tamamen değişecektir. Örneğin artık, her durumda güçlünün değil haklının yanında olacak, adaletten ayrılmayacaktır.

– Çevresindeki insanları statülerine, güzelliklerine, kültürlerine göre değil Allah korkularına göre değerlendirecektir.

– Allah’tan başka kimseden medet ummayacak, korkuya, ümitsizliğe ve karamsarlığa kapılmayacaktır.

– İsraftan kaçınmak, nefsinin bencil tutkularından korunmak, temizliğe ve estetiğe önem vermek bu kişinin dikkat edeceği  konulardan olacaktır.

– Sadece bolluk içinde yaşadığı anlarda değil darlık, zorluk ve sıkıntı zamanlarında da şükretmesini bilecektir.

Bu saydıklarımızı yaşam tarzı haline getiren kişi için Allah’ın rızasını gözeterek yaptığı ve sıradan gibi gözüken her iş, yediği her yemek, seyrettiği her güzel manzara, sarf ettiği her güzel söz bir mutluluk kaynağı olacaktır.
Yüce Rabbimiz yalnızca Kendisi’ne adanarak ihlasla yapılan sürekli ve salih davranışlardan razı olacağını Kuran-ı Kerim’de şu ayetle bizlere bildirmiştir: “Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.” (Meryem,76)

İslam’da Selamlaşma

Selam,  emniyet, huzur, selamet, sağlık, barış, rahatlık, iyi netice, kurtuluş gibi manalara gelir. Arapça ’da “barış, esenlik ve selamet” gibi anlamlara gelen selam kelimesi, ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem’den beri vardır: “Allah Ademi yarattığı vakit, git şu oturan meleklere selam ver, selamını nasıl karşılayacaklarını dinle. Çünkü senin ve çocuklarının selamı o olacaktır. Bunun üzerine Adem (a.s.) meleklere: “Esselamü aleyküm” dedi. Melekler de: “Esselamü aleyke ve rahmetullah” karşılığını verdiler. Onun selamına ve “rahmetullah”ı ilave ettiler.”

Selam vermek sünnet, almak ise farzdır. Selamün aleyküm diye selam vermek caizdir fakat Esselamü aleyküm demek daha iyidir. Selamün aleyküm denince Ve aleyküm selam demek farzdır. Esselamü aleyküm denince de Ve aleykümüsselam denir. Her ikisinde de “ve” harfini mutlaka söylemeliyiz.  “ve”, (dahi) manasındadır. Yani,” Allah’ın selamı bizim üzerimize olduğu gibi, sizin de üzerinize olsun” demektir.

Hadis-i şeriflerde selamlaşmanın önemi şöyle anlatılmaktadır:

“Bir yere, bir meclise giren oradakilere selam versin. Oradan kalkıp giderken yine selam versin.”Tirmizi

“İnsanların en acizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir.” Taberani

“Bir eve girince, ev halkına selam verin. Çıkarken de selam verin.” Beyheki

Dinimizde, kime ve neye göre selam verileceği Peygamber Efendimiz tarafından şöyle açıklanmıştır:

“Küçük olan büyüğe, binitli olan yaya yürüyene, yürüyen oturana, sayıca az olanlar da çok olanlara selam vermelidir.”

Aynı derecede ve yaştaki insanlar karşılaştıklarında, hangisi önce selam verirse o daha kazançlı çıkar. Selam, Müslümanlar arasında bir parola niteliği taşımaktadır. Bununla ilgili olarak ayet-i kerime’de: “Size selam verene «sen mü’min değilsin.» demeyin!” (en-Nisa 4/94) buyrulmuştur.

Kimlere Selam Verilmez

Şunlara yalnız o halde iken selam verilmez:

1- Namazda olana,

2- Hutbe okuyana ve hutbeyi dinleyene,

3- Kur’an-ı kerim okuyana ve dinleyene,

4- Vaaz edene ve dinleyene,

5- Fıkıh dersi çalışana,

6- Din dersi verene ve din dersi ile meşgul olanlara,

7- Eşi ile meşgul olana,

8- Avret yeri açık olana,

9- Abdest bozmakta olana,

10- Yemek yemekte olana,

Baştan ikisi hariç, diğerlerine selam verilirse, alma mecburiyeti yoksa da selamı almaları iyi olur.

-Şunlara da her zaman selam verilmez:

1- Yabancı kızlara ve genç kadınlara,( Yabancı kadın ihtiyar ise selam verilir.)

2- Kumarbaza ve her oyunu oynayana,

3- İçki içenlere,

4- Gıybet edenlere,

5- Şarkıcılara,

6- Fasıklara [Açıktan günah işleyenlere],

7- Kadınlara, kızlara bakanlara selam verilmez.

 

İmran bin Husayn (r.a.) şöyle anlatıyor:

Resulullah’a bir adam geldi ve: ” es-Selamü aleyküm”, dedi. Efendimiz onun selamına aynı şekilde karşılık verdikten sonra adam oturdu. Allah Resulü:

“– On sevap kazandı.” buyurdu. Sonra bir başka adam geldi, o da:

“ es-Selamün aleyküm ve rahmetullah”, dedi. Peygamberimiz ona da verdiği selamın aynıyla mukabelede bulundu. O kişi de yerine oturdu. Resul-i Ekrem:

“– Yirmi sevap kazandı.” buyurdu. Daha sonra bir başka adam geldi ve:

“es-Selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh”, dedi. Peygamber efendimiz o kişiye de selamının aynıyla karşılık verdi. O kişi de yerine oturdu. Efendimiz onun hakkında da:

“– Otuz sevap kazandı.” buyurdu. (Ebu Davud, Edeb, 131-132)

Bir kimse başka mekan ya da evlere girdiğinde selam verdiği gibi, kendi evine girerken ailesine ve çocuklarına da mutlaka selam vermelidir. Çoluk çocuğuna bu hususta cimri davranmamalıdır. Enes (r.a.) şöyle demiştir:

Resulullah bana:

“Yavrucuğum! Kendi ailenin yanına girdiğinde onlara selam ver ki sana ve ev halkına bereket olsun.” buyurdu. Ayet-i kerimede de; “Evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübarek ve güzel bir hayat temennisi olarak kendinize (ve orada bulunanlara) selâm veriniz!” buyrulmaktadır. (en-Nur 24/61) Hatta bu ayete göre evde kimse olmasa bile eve giren kişinin kendi kendine selam vermesi gerekmektedir. Böyle bir durumda verilecek selam da “es-selamü aleyna ve ala ibadillahi’s-salihin” şeklinde olur.

Ahlak ile İlgili Temel Bilgiler

  • Ahlak nedir?
    Ahlak; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:
    1. Güzel ahlak
    2. Kötü ahlak
  • Güzel ahlak neye denir?
    Allah’ın ve Resulü’nün emir ve tavsiye ettiği, diğer insanların da yapılmasından hoşlandığı güzel söz ve davranışlara güzel ahlak denir. Büyüklere saygı göstermek, güler yüzlü olmak, doğru konuşmak, canlılara merhamet etmek gibi.
  • Güzel ahlak, bireye neler kazandırır?
    1. Kişiyi Allah’a yaklaştırır.
    2. Kendi iç huzurunu sağlayıp toplumdaki saygınlığını artırır.
    3. Aile yapısını güçlendirir.
    4. Bu dünyada kazandırdıklarının yanı sıra ahiret kazancı da sağlar.
  • Güzel ahlak, topluma neler kazandırır?
    1. Toplumda huzuru ve barışı sağlar.
    2. Toplumu saygın kılar.
  • Kötü ahlak neye denir?
    Allah’ın yasak ettiği, Peygamber Efendimiz’in razı olmadığı, insanların zarar gördüğü kötü işlere, çirkin söz ve davranışlara kötü ahlak denir. Yalan söylemek ve hırsızlık yapmak gibi.
  • En güzel ahlak sahibi kimdir?
    En güzel ahlak örneğimiz Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’ dir.
  • Peygamber Efendimiz’in güzel ahlakından beş tanesini sayınız.
    1. Yalan söylemezdi.
    2. Çok cömertti.
    3. Merhametliydi.
    4. Alçakgönüllüydü.
    5. Bütün insanları, bilhassa çocukları çok severdi.
  • Ahlakî vazifelerimiz kaça ayrılır?
    1. Allah’a ibadet etmek.
    2. Allah’ın yarattıklarına şefkat ve merhamet göstermek.
  • Allah’a karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak.
    2. İbadet vazifelerimizi yerine getirmek.
    3. Emirlerine uygun hareket edip yasak ettiği şeylerden sakınmak.
    4. Allah sevgisini her şeyden üstün tutmak.
    5. O’nun adını saygı ile anmak.
    6. Verdiği nimetlere şükretmek.
  • Peygamberimiz’e karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. O’nun son peygamber olduğuna inanmak.
    2. O’nu çok sevmek; ismi anıldığında salavat-ı şerife okumak.
    3. Sünnetlerini uygulamak.
    4. Güzel ahlakını kendimize örnek almak.
  • Salavat-ı şerife nasıl okunur?
    Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed.
  • Kur’an’ı Kerime karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Kur’an-ı Kerim’in son kitap olduğuna inanmak.
    2. Usûlüne uygun olarak okumak.
    3. Manasını anlamaya çalışmak.
    4. Okurken ve dinlerken son derece saygılı olmak.
    5. İçindeki emirleri yapmak, yasaklardan sakınmak.
  • Annemize ve babamıza karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Onlara karşı güler yüzlü ve tatlı sözlü olmak.
    2. Allah’a isyana davet etmedikleri sürece emirlerini dinlemek.
    3. Yaşlandıklarında bakımlarını üstlenmek.
    4. Öldüklerinde onları rahmetle anmak.
  • Bedenimize karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Dengeli ve helalinden beslenmek.
    2. Sağlığımızı korumak.
    3. Temiz olmak.
  • Ruhumuza karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Ruhumuzu yanlış inançlardan temizlemek.
    2. Faydalı bilgilerle donatmak.
    3. Kötü düşünce ve huylardan arındırmak.
    4. Güzel huylarla süslemek.
  • Anne ve babaların çocuklara karşı vazifeleri nelerdir?
    1. Onlara güzel bir isim vermek.
    2. Onları ruh ve beden yönünden sağlıklı yetiştirmek ve onlara haram yedirmemek.
    3. İyi bir eğitim verip örnek bir insan olarak yetiştirmek.
    4. Onlara sevgi ile yaklaşmak ve adaletli davranmak.
  • Eşlerin birbirlerine karşı vazifeleri nelerdir?
    1. Her konuda birbirlerine yardımcı olmalıdırlar.
    2. Kazançlarını israf etmemelidirler.
    3. Çocukların eğitim ve öğretimiyle birlikte ilgilenmelidirler.
    4. Saygıda ve sevgide kusur etmeyip birbirlerine karşı nazik ve yumuşak olmalıdırlar.
  • Hısım ve akrabalara karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Zaman zaman ziyaretlerine gidip hal ve hatırlarını sormak.
    2. Yardıma muhtaç olanlara yardım etmek.
    3. Sıkıntılı anlarında yanlarında olmak.
  • Komşularımıza karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Selamlaşmak.
    2. İyi geçinmek.
    3. Haklarını gözetmek.
    4. İyi ve kötü günlerinde yanlarında olmak.
  • Bir Müslüman diğer bir Müslüman’ın öldüğünü duyduğu zaman ne söyler?
    “İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn= Allah’tan geldik, yine O’na döneceğiz!” ve “Allah rahmet etsin!” der.
  • Bir Müslüman diğer bir Müslüman’ın hapşırdığını duyduğu zaman ne demelidir?
    Hapşıran: Elhamdülillah (Allah’a hamd olsun)
    Duyan: Yerhamükellah (Allah sana rahmetiyle muamele etsin)
    Hapşıran: Yehdîna ve yehdîkümüllah (Allah bizi ve sizi doğruya iletsin).
  • Müslüman olmayanlara karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Onlarla insanî ilişkiler içerisinde yaşamak.
    2. Mal ve canlarına zarar vermemek.
    3. Onlara dinimizi ve kültürümüzü güzel bir şekilde tanıtmak.
    4. Hak ve özgürlüklerine saygılı olmak.
  • Vatanımıza karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Vatanımızı sevip iç ve dış düşmanlara karşı korumalıyız.
    2. Vatanımızın gelişmesi için çok çalışmalıyız.
    3. Yıkıcı ve bölücü davranışlara karşı uyanık olmalıyız.
    4. Kamu mallarını korumalıyız.
  • Şehit kime denir?
    Allah yolunda; din, vatan ve millet uğrunda savaşırken ölenlere denir.
  • Gazi kime denir?
    Allah yolunda; din, vatan ve millet uğrunda savaşıp sağ kalanlara denir.
  • Topluma karşı vazifelerimiz nelerdir?
    1. Başkalarının kutsal değerlerine saygılı olmak.
    2. Büyüklere saygı, küçüklere sevgi göstermek.
    3. Kendisi için istediğini başkası için de istemek.
    4. Kamu mallarını korumak, toplu taşıma araçlarına zarar vermemek; cami, okul, park, bahçe ve benzeri ortak kullanım alanlarını kirletmemek vb.
  • Hayvanlara, bitkilere ve doğal çevreye karşı vazifelerimiz neferdir?
    1. Hayvanlara eziyet etmemek, onları korumak.
    2. Doğal güzellikleri korumak; onlara zarar veren, kötü görünüm sergileyen şeyleri ortadan kaldırmak.
    3. Çöpleri sokaklara, yerlere rastgele atmamak ve tükürmemek.
    4. Bu kurallara uymayanları uyarmak ve eğitmek.
  • İslam ahlakına uyan Müslümanlar’da hangi özellikler bulunur?
    1. İman esaslarına inandığı gibi yaşar.
    2. Anne ve babasına saygı gösterir.
    3. Müslümanlar’ı kardeş bilir.
    4. Eliyle ve diliyle kimseyi incitmez.
    5. İyi insanlarla arkadaşlık yapar.
    6. Sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddeleri kullanmaz.