Hz. Muhammed’in Hitabet Özellikleri

hitabet

Hz. Peygamber, edebiyat ve belagat alanında üstün bir seviye yakalayan cahiliye döneminde, Allah Teala tarafından peygamber olarak gönderilmiştir. Peygamberlerin kendi dönemlerinin en bariz özelliğiyle donanımlı olarak gönderildiği bilinmektedir. Bu bakımdan Peygamberimiz de edebi ve etkili söz söyleme yönüyle öne çıkan evrensel bir peygamberdir. İslam tarihi boyunca dini tebliğ faaliyetlerinde, fikir ve duygu yönünden etkili olabilmek için müracaat edilen yöntemlerden biri hitabettir. Hz. Peygamber de bu metodu etkili bir şekilde kullanmıştır. Peygamberimizin hitabet özelliklerini üç grupta toplamak mümkündür:

hamle

  • Peygamber’in hitabı kısa ve anlaşılır sözlerden ibaretti:
    Peygamberimizin hutbeleri kısa ve özlü ifadelerden oluşmaktadır. Onun sözlerinde fazlalık bulunmaz, sözleri açık ve gerçeği ortaya koyardı. Peygamberimiz sözü fazla uzatmazdı. O bir söz söylediğinde herkes ne kastedildiğini rahatlıkla anlayabilirdi.
  • Peygamber ihtiyaca göre konuşurdu:
    Hz. Peygamber
    ihtiyaç olmadan konuşmazdı. Konuştuğunda ise hitabetin hakkını tam verirdi. Dinleyicilerin tam olarak istifade etmeleri için olabildiğince gayret gösterirdi. Bunun için kelimeyi bazen üç defa tekrar ederdi. Böylece sözlerinin zihinlere ve kalplere yerleştiğinden emin olmak isterdi.
  • Peygamber’in hutbelerinde söylem-eylem uyumu vardı:
    Peygamberimiz bütün eylem ve söylemlerinde tam bir uyum içindeydi. Bu uyum onun mübarek simasından belli olurdu. Dinleyicilerin kalplerinde de bu etkileşimi uyarmaya gayret ederdi. Konuşmalarında, pek çok kelime ve kavramın içinden ses ve akustik açısından en uygun olanları seçerdi. Hitap ederken konunun akışına uygun olarak jest ve mimiklerini, beden dilini kullanırdı. Elini sık sık çevirir, kimi zaman sol başparmağını sağ avucunun içine vururdu. Sözlerinin kalplerde etkisini gösterebilmesi için sesini bazen azaltır bazen de yükseltirdi. Öfke tarzından konuştuğun anlarda olurdu. Böylesi durumlarda mübarek bedeni bol bol terlerdi. Konuşurken ön dişleri görünür ve o anda sanki yüzünde güller açardı.

Sonuç itibariyle, Hz. Peygamber’in hutbelerinin maddi ve manevi hayatın ihtiyaçlarıyla yakından ilgili, bireysel ve toplumsal problemlerin çözümüne yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu anlamda günümüz hutbelerinin de toplumun beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olması gerekir. Hz. Peygamber bu konuda bizim en büyük rehberimiz olmalıdır.

2 Responses

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s