Oruca Kaza Gerektiren Durumlar

Orucu Bozan Haller
Orucu bozup yalnız kaza gerektiren şeylerin en önem­lileri şunlardır:

1- Boğaza kaçan kar veya yağmur suyunu içmek,

2- Buruna veya kulağına sıvı ilaç koymak,

3- Orucun zorla bozdurulması,

4- Şırınga ile vücuda ilaç vermek,

5- İsteyerek ağız dolusu kusmak,

6- Dişi kanayanın ağzındaki kanı yutması,

7- Oruca başladıktan sonra sefere çıkıp, yiyip içmek,

8- Keyif verici madde kullanmak,

9- Başkasının içtiği tütün, sigara gibi maddelerin dumanını isteyerek çekmek,

10- Astım spreyi kullanmak,

11- Fitil kullanmak,

12- Abdest alırken boğaza su kaçması,

13- İmsak vaktinin bittiği anlamadan yiyip içmeye devam etmek,

14- Güneşin battığını sanarak orucunu açmak,

15- Açık yaraya konulan ilacın vücuda girmesi,

16- Dişlerinin arasında kalan nohut büyüklüğünde bir şeyi yutmak,

17- Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içtikten sonra, orucu bozuldu sanarak yemeye devam etmesi,

18- Bilerek su buharı solumak,

19- Oruçlu iken ağza giren gözyaşı veya teri yutmak,

20- Dil altına konulan ilacı emmek.

oruc-tutmak

Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Haller

Ramazan ayında oruç tutmamayı veya başlanılmış bir orucu bozmayı mubah kılan haller şunlardır:

  1. Yolculuk: Ramazan’da en az üç günlük yani 18 saat­lik (yaklaşık 90 km. veya daha fazla mesafeli) bir yere gi­decek kimse geceden oruca niyet etmeyebilir. Böylece o gün yola çıkınca oruçlu bulunmamış olur. Yolculuk hali bi­tince tutmadığı günleri kazâ eder. Fakat mukim olan kim­se oruca niyet ettikten sonra gündüz vakti yolculuğa çıksa bu yolculuk o ilk gün için özür sayılmaz. O gün orucuna devam etmelidir. Orucunu bozması mübah olmaz. Bunun­la birlikte o gün yola çıkar da ondan sonra orucunu bozar­sa kendisine yalnız kaza gerekir. Çünkü orucunu yolculuk özrüne dayalı olarak bozmuştur. Zarar görmeyecekse yol­cunun oruç tutması daha faziletlidir.
    yolculuk
  2. Hastalık: Bir kimse oruç tuttuğu takdirde ölmekten veya hastalığının artmasından ya da uzamasından yahut aklının gitmesinden korkarsa oruç tutmayabilir veya tut­makta olduğu orucu bozabilir. Sonradan iyileşince tutma­dığı günleri kaza eder. Orucun hastanın sağlığı hakkında tehlike teşkil edip etmediği konusunda Müslüman olan bir mütehassıs doktorun bilgisine başvurulmalıdır.
    hastalık

Oruç tuttuğu takdirde hasta olacağını kesin derecesin­de veya tecrübeyle bilen bir kimse oruç tutmayabilir. Bir mütehassıs müslüman doktorun tesbitiyle oruç tutamaya­cak derecede güçsüz olan veya tuttuğu zaman hasta ola­cağı kesin olan bir kimse de buna göre oruç tutmayabilir.

Hiç iyileşmeyecek hastalar, her günün orucu için bir fid­ye verirler.

  1. Hayız ve Nifas Hali: Bir kadın ramazanda gündüzün adet görmeye başlasa veya çocuk doğursa orucu bozul­muş olur. Artık adet günlerinde ve lohusa bulundukça oruç tutması caiz olmaz.

Ramazanda adet gören bir kadın, geceleyin adeti kesil­miş olsa, eğer adet günleri tam on gün ise ramazan orucu­na başlar. Fakat on günden az ise adeti kesildikten sonra imsak vaktine kadar yıkanması için yeterli bir süre varsa ve bir miktar da fazla vakit kalmış olursa yine oruca başlar. Bu kadar bir vakit bulunmazsa, mesela, yıkanmasının ar­kasından hemen imsak zamanı olursa o gün oruca başlamaz. Çünkü on günden eksik adet görenler hakkında yı­kanma süresi de adet vaktinden sayılır.

  1. Gebe ve Emzirme Hali: Gebe ve emzikli bir kadın ra­mazanda oruç tuttuğu takdirde kendisine veya çocuğuna bir zarar geleceğinden korkarsa oruç tutmayabilir. Gebelik ve emzirme hali sona erince tutamadığı günleri kaza eder. Başkasının çocuğunu emziren için de durum aynıdır. An­cak çocuğa kendisinden başka süt verenin bulunmaması veya bulunsa bile çocuğun memesini emmemesi gerekir.
    gebelik ve emzirme hali
  2. Yaşlılık: Her gün biraz daha geriye giden ve yılın bü­tün mevsimlerinde oruç tutmaktan aciz olan yaşlı kimseler oruç tutmazlar. Kaza da etmezler. Çünkü oruç tutmaya güçleri yetmez. Bunlar tutamadıkları her gün için bir fidye verirler. İyileşme ümidi olmayan hastalar da yaşlılar gibidir.
    yaşlılık
  3. Şiddetli Açlık ve Susuzluk: Oruç tutan bir kimse açlık veya susuzluk sebebiyle aklına ve bedenine ciddi bir zarar geleceğinden korkarsa orucunu bozabilir. Bu korku bir tec­rübeye veya bir belirtiye veyahut müslüman bir doktorun haberine dayanmalıdır. Bunu daha sonra kazâ eder. Hat­ta ölüm tehlikesi aşikarsa oruç tutması haram olur.
  4. İkrah ve Tehdit Altında Kalmak: Orucu bozmak için ölümle veya vücuduna bir zarar vermekle tehdit edilen kimse orucunu bozabilir. Bozduğu orucu sonradan kaza eder.

Yukarıda sayılan hususlar oruç tutmamaya veya başla­nılmış bir orucu bozmaya birer ruhsat olsa da bunlardan birine binaen oruç tutmayan kimsenin, başkalarının yanın­da açıktan yiyip içmesi uygun olmaz. Dini terbiye ve rama­zana hürmet bunu gerektirir.

İbadet Nedir? Niçin İbadet Etmeliyiz? İbadetin Faydaları Nelerdir?

oruc-tutmak

ibadet

İslam dininde ibadet, Allah’ın emirlerini yerine getirmek, yasakladığı  bütün haramlardan uzaklaşmak, Allah’a karşı gösterilecek saygı, tazim ve hürmet demektir. Kur’anda şöyle buyrulur: “Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki, takva mertebesine nail olasınız.” (Bakara Suresi, 21)

“İbadet Nedir? Niçin İbadet Etmeliyiz? İbadetin Faydaları Nelerdir?” yazısını okumaya devam et

Ramazan Geldi Hoş Geldi

Ramazan 2013
Görsel
Oruçla İlgili Ayetler

Bu sene de çok şükür Ramazan ayına ulaştık. Ramazan ve Oruç’la ilgili bazı ayetleri hatırlamakta fayda var.

Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. (Bakara 183)

(Size farz kılınan oruç), sayılı günlerdedir. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günler sayısınca tutar. Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa, hakkında daha hayırlıdır.

Bununla beraber, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (Bakara 184)

“Ramazan Geldi Hoş Geldi” yazısını okumaya devam et