Esma-ül Hüsna “El-Fettah”

EL-FETTAH: Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran darlıktan kurtaran anlamındadır. Zikir sayısı 489‘ dur.Zikir zamanları sabah gündoğdu vakit, ikindi güneş tepe noktasında olduğu vakit ve teheccüd vaktidir. Osmanlı zamanında kapı kollarında üzerinde Fettah ismi yazılı iki adet tokmak bulunurdu. Bu tokmaklardan biri diğerine göre daha hafifti. Ağır olan tokmak çaldığında misafir erkek, hafif olan tokmak çaldığında ise kadın misafir geldi demekti. Kapıyı evde bulunanlar ona göre hazırlanıp açarlardı.

El-Fettah Esmasının Faziletleri

‘Ya Fettah‘ diyerek bu esmayı 489 defa çektiğiniz zaman Rabbimiz rızkımızı bollaştırıp genişletecektir.

Allah’ın ”Ya Fettah ile Ya Rezzak ism-i şeriflerini sürekli hiç bırakmadan günde 100 defa okuyan kişinin Cenab-ı Hak rızkını bollaştırır, bereketlendirir ve kapalı kapları açar.

5 vakit namazdan sonra 489 kere “Ya Fettah celle celalühu” zikrine devam eden kimse, her işinde başarılı olur. Maddi ve manevi bütün kapılar önünde açılır.

Eğer hayırlı bir iş istiyorsanız ‘Ya Fettah‘ ismini günlük 489 defa okuyup zikredin.

El-Fettah Esmasının Geçtiği Ayetler

“De ki: “Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O, gerçeği apaçık ortaya koyan,hakkıyla bilendir.” (Sebe,26)

“Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kafirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kafirlere hiçbir yol vermeyecektir.” (Nisa,141)

“İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.” (Maide,52)

“O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir.Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.” (Enam,61)

“Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah’ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” (Araf,89)

“(Ey inkarcılar!) Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.” (Enfal,19)

“Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü’minleri kurtar.” (Şuara,118)

 

Kur’an Ahlakı

Kuran ahlakını yaşamaya karar veren bir kimsenin kendini Allah’a teslim etmesi ve Kuran’ı kendisine rehber edinmesi gerekir. Bu şekilde kişinin davranışlarında, düşüncelerinde, kararlarında ve konuşmalarında son derece önemli değişiklikler meydana gelir. Bunlardan bazıları;

-Kalbine yerleşecek olan Allah korkusu sayesinde hesap gününde hesabını veremeyeceği hiçbir şeyi yapmamaya azami gayret gösterecektir.Çünkü kişi, Allah’ın her an kendisini gördüğüne ve dünya hayatındaki tüm işlerinden hesaba çekileceğine dair kesin bir inanca sahip olacaktır.

–İnsanların hataları karşısında hoşgörülü ve affedici olacaktır. Küçük gibi görünen bir iyiliğin bile, ahirette karşılığının verileceğini bildiği için çevresindeki insanlara karşı her zaman yardımsever, fedakar, alçak gönüllü, saygılı ve adil olmak için çaba gösterecektir.

– Olaylar planladığı gibi gelişmediğinde bunun kendisi için hayırlı bir durum olduğunu bilir, Allah’a tevekkül etmenin ve kadere teslimiyetin rahatlığını yaşar.

– Kuran ahlakını kendisine rehber edinen kişinin geçmişteki değer yargıları da tamamen değişecektir. Örneğin artık, her durumda güçlünün değil haklının yanında olacak, adaletten ayrılmayacaktır.

– Çevresindeki insanları statülerine, güzelliklerine, kültürlerine göre değil Allah korkularına göre değerlendirecektir.

– Allah’tan başka kimseden medet ummayacak, korkuya, ümitsizliğe ve karamsarlığa kapılmayacaktır.

– İsraftan kaçınmak, nefsinin bencil tutkularından korunmak, temizliğe ve estetiğe önem vermek bu kişinin dikkat edeceği  konulardan olacaktır.

– Sadece bolluk içinde yaşadığı anlarda değil darlık, zorluk ve sıkıntı zamanlarında da şükretmesini bilecektir.

Bu saydıklarımızı yaşam tarzı haline getiren kişi için Allah’ın rızasını gözeterek yaptığı ve sıradan gibi gözüken her iş, yediği her yemek, seyrettiği her güzel manzara, sarf ettiği her güzel söz bir mutluluk kaynağı olacaktır.
Yüce Rabbimiz yalnızca Kendisi’ne adanarak ihlasla yapılan sürekli ve salih davranışlardan razı olacağını Kuran-ı Kerim’de şu ayetle bizlere bildirmiştir: “Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır. Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de.” (Meryem,76)

Kuran Mucizeleri 1 Organların Gelişim Sırası

2128618333_bc6c9cea8e_o-e1532594855218-640x400

“Halbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” (Müminun,78)

“Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.” (Nahl,78)

“De ki: “Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah’tan başka onu size (geri) getirecek ilah kimmiş?” Bak, biz ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar?” (Enam,46)

“Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.” (İnsan,2)

Yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü üzere Allah’ın insana bahşettiği duyulardan  Kur’an’da hep belli bir sıra ile bahsedilmektedir. Bu sıra her seferinde duyma, görme, hissetme ve anlama şeklindedir.

Kanadalı  Embriyolog Profesör Keith L. Moore yayınlanan bir makalesinde embriyonun gelişim sürecinde iç kulakların ilk halinin belirmesinden sonra gözün oluşmaya başladığını ifade etmektedir. Hissetme ve anlama merkezi olan beynin ise, kulak ve gözün ardından gelişimine başladığını söylemektedir.

Anne karnındaki fetusun hamileliğin yirmi ikinci günü gibi  bir dönemde kulakları gelişir ve hamileliğin dördüncü ayında kulak tam olarak fonksiyonel hale gelir. Fetus bundan sonra annenin karnındaki sesleri duyabilir. Dolayısıyla yeni doğan bir bebek için işitme duyusu, diğer yaşamsal fonksiyonlardan önce oluşur.

Tüm bunlara bakarak ayetlerin dizilişinde bile mükemmel bir düzen olduğunu farkedebiliriz.

Talak Suresi

Talak, boşama anlamına gelir. Sure boşama konusunu anlattığı için bu ismi almıştır; Medine’de inmiştir. 12 ayettir.Esas itibariyle Bakara suresinde bildirilen aile hukukunun bazı konularına burada tamamlayıcı hüküm getirilmektedir. Boşanma, iddet, nafaka, sükna, çocuğa nezaret gibi konulara yer verilmektedir.

talak1-5

Okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim
1. Ya eyyuhennebiyyu iza tallaktumunnisae fetallikuhunne li’ıddetihinne ve ahsıl’ıddete vettekullahe rabbekum la tuhricuhunne min buyutihinne ve la yahrucne illa en ye’tiyne bifahışetin mubeyyinetin ve tilke hududullahi ve men yete’adde hududallahi fekad zaleme nefsehu la tedriy le’allellahe yuhdisu ba’de zalike emren.

2. Feiza belağne ecelehunne feemsikuhunne bima’rufin ev farikuhunne bima’rufin ve eşhidu zevey ‘adlin minkum ve ekıymuşşehadete lillahi zalikum yu’azu bihi men kane yu’minu billahi velyevmil’ahıri ve men yettekıllahe yec’al lehu mahrecen.

3. Ve yerzukhu min haysu la yahtesibu ve men yetevekkel ‘alellahi fehuve hasbuhu innallahe baliğu emrihi kad ce’alallahu likulli şey’in kadren.

4. Vellaiy yeisne minelmehıydı min nisaikum inirtebtum fe’ıddetuhunne selasetu işhurin vellaiy lem yehıdne ve ulatul’ahmali eceluhunne en yeda’ne hamlehunne ve men yettekıllhe yec’al lehu min emrihi yusren.

5. Zalike emrullahi enzelehu ileykum ve men yettekıllahe yukeffir ‘anhu seyyiatihi ve yu’zum lehu ecren.

6. Eskinuhunne min haysu sekentum min vucdikum ve la tudarruhunne litudayyiku ‘aleyhinne ve in kunne ulati hamlin feenfiku ‘aleyhinne hatta yeda’ne hamlehunne fein erda’ne lekum featuhunne ucurehunne ve’temiru beynekum bima’rufin ve in te’asertum feseturdı’u lehu uhra.

7. Liyunfık zu se’a tin min se’atihi ve men kudire ‘aleyhi rizkuhu felyunfık mimma atahıllahu la yukellifullahu nefsen illa ma ataha seyec’alullahu ba’de ‘usrin yusren.

8. Ve keeyyin min karyetin ‘atet ‘an emri rabbiha ve rusulihi fehasebnaha hısaben şediyden ve ‘azzebnaha ‘azaben nukren.

9. Fezakat vebale emriha ve kane ‘akıbetu emriha husren.

10. E’addallahu lehum ‘azaben şediyden fettekullahe ya ulil’elbabi ellizyne amenu kad enzelallahu ileykum zikren.

11. Resulen yetlu ‘aleykum ayatillahi mubeyyinatin liyuhricelleziyne amenu ve ‘amilussalihati minezzulumati ilennuri ve men yu’min billahi ve ya’mel salihan yudhılhu cennatin tecriy min tahtihel’enharu halidiyne fiyha ebeden kad ahsenallahu lehu rizkan.

12. Allahulleziy haleka seb’a semavatin ve minel’ardı mislehunne yetenezzelul’emru beynehunne lita’lemu ennallahe ala kulli şey’in kadirun ve ennalahe kad ehata bikulli şey’in ‘ılmen.

Anlamı

Bismillahirrahmanirrahim
1.Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik halinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayasızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar.* Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.

2.Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın.** İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.

3.Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.

4.Kadınlarınızdan adetten kesilmiş olanlarla, henüz adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır.*** Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.

5.İşte bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.

6.Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.

7.Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.****

8.Nice kentlerin halkı Rablerinin ve O’nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Bu yüzden kendilerini çetin bir hesaba çektik ve görülmedik bir azaba çarptırdık.

9. Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

10.Allah, ahirette onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde, ey iman etmiş olan akıl sahipleri, Allah’a karşı gelmekten sakının! Allah, size bir zikir (Kur’an) indirdi.

11.İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık ayetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.

12.Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.

Notlar

*Bu durumda, barındırma ve nafaka hakkı sizden düşer.

**Eğer bir veya iki kere boşamada pişmanlıkla kadına dönülmez de üçüncü temizlenme biterse, bu boşanma artık “ba’in”e dönüşür; kesinleşir. Artık eşler tekrar nikahsız birbirine haramdır. Boşamadaki bu üç aşama, eşlerin uzlaşabilmeleri için tanınmış bir fırsattır. Kadını boşamak zorunlu hale gelmişse, hem temiz hallerini gözetme hem de önce bir veya iki kere boşayıp evde tutmak ve bu “ric’i” talakla boşarken de şahitler bulundurmak sünnete uygun olandır. Devlet hüküm koymuşsa şahit bulunması vaciptir/gereklidir . Hanımıyla geçinmek niyeti olmadığı halde sırf iddetlerini uzatmak, zaman kazanmak ve başkalarıyla evlenmesini önlemek için müracaat edip birleşmek, sonra yine boşamak gibi zarar verici hilelere sapılmaz.

***Kocaları ölenlerin iddeti dört ay on gündür.

****Hukuken haklı bir sebep olmadan boşanmış kadınlara iaşe, giyim ve mesken gideri verilir. Evlenme engeli olanlara, bu iddet müddetince, kocası tarafından nafaka olarak bunlar karşılanır. Kocası ölmüşse İslam hukukçularının çoğunluğuna göre verilmez. Çünkü artık mirasçıdır.

Faziletleri

  • Kötü kadının şerrinden korunmak için 7 kere okunur.
  • 3 defa okuyan, hanımı ile güzel geçinir. Aynı durumda okuyan kadın ise beyi ile güzel geçinir.
  • Her türlü hastalık, sihir ve büyü, borç ve fakirlikten kurtulmaya da Allahın izniyle fayda verir.
  • Geçim sıkıntısından kurtulmak isteyen kimse, şunları yapmalıdır; Günahlarını affetmesi için Allah’u Teala’ya tövbe istiğfar edip, sadaka verir ve bir Cuma gecesi seher vakti kalkarak 100 defa istiğfar ettikten sonra sabah namazını kılıp işrak vaktine kadar bir kere Besmele ile beraber Talak Suresinin 7. ayetini okumaya devam etmelidir.

Hz.Muhammed (s.av.)’in Yemek Duası

Ahirete hazırlanmanın en mühim yollarından biri de şüphesiz ki duadır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:  Allah Teala, yemek yedikten veya bir şey içtikten sonra kendisine hamd eden kulundan hoşnut olur.”  Bu nedenle yemekten sonra mutlaka dua etmiştir. Bunlardan biri;

Screenshot_1

Okunuşu: “Allahümme barik lena fihi ve ed’imna h’eyren minhü.”

Anlamı:Ey Rabbimiz! Bunu bize mübarek ve bereketli kıl ve bize bundan hayırlısını yedir.”

Bir diğer dua ise şöyledir;

Screenshot_2

Okunuşu: Elhamdü lillahillezi et’amena ve sekana ve cealena müslimin. Elhamdü lillahi hamden kesiran mübareken fihi, ğayra mekfiyyin, ve la müveddein ve la müsteğnen anhü Rabbena.El-Hamdü lillahillezi et‘ameni hazat-taame ve razakanihi min ğayri havlin vela kuvveti

Anlamı: “Bize yedirip içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allah’a hamdolsun. Ey Rabbimiz! Sana tertemiz duygularla, eksilmeyip artan, huzurundan geri çevrilmeyip kabul edilen sayısız hamd ile hamd ederiz. Bu yiyeceği bana yediren ve tarafımdan hiçbir güç ve kuvvet olmadan bunu bana rızık kılan Allah’a hamdolsun.”