Esma-ül Hüsna “El-Halık”

EL-HALIK: Kelime kökeni olarak “halk” kelimesinden türetilmiş bir isimdir, anlam açısından “her şeyi yoktan var eden, yaratan, her şeyin varlığını ve yaşadığı sürece geçireceği olayları önceden tespit edip ona göre meydana getiren demektir. Allah’ın yaratma sıfatı bizim anlayamayacağımız kadar geniş ve derindir. Allah’ın “yaratma” sıfatı özeldir. El-Halık esmasının ebcet değeri 731’dir. Zikir saati sabah güneş doğarken ilk bir saat ve ikindi namazı sonrası bir saatdir.

El-Halık Esmasının Faziletleri

Bu ism-i şerifin zikrine inanarak devam eden kimse Allah’ın izni ile maddi ve manevi hastalıklardan kurtulur, işlerinde muvaffak olur.

Çözülemeyen bir işi olan kimse, temiz bir vaziyette ve abdestli olarak kıbleye karşı tenha bir yerde bu ismi 5115 defa zikreder ve halini Allah’a arz edip dua ederse, isteği yerine getirilir.

Yedi gün arka arkaya 100 defa “YA HALIK” ismini okuyan kimse, gelecek bela ve musibetlere karşı korunur.

Çocuğu olmayan eşler her gün 731 kere “Ya Halik celle celalühu” demeye devam ederlerse Allah-u Teala’nın izniyle çocukları olur.

Her kim bu mübarek ismi alışkanlık haline getirir ve geceleri buna devam ederse, yüce Allah, o kimseyi gam ve kederden kurtarır, ahiret saltanatı ile taltif eder.

Gece yatmadan önce inanarak yüz kere “Ya Halık” ismini zikrettikten sonra “Ya Rabbi! Filan yakınımın halini bana bildir” şeklinde dua eden bir kimsenin duasını Allah Teala kabul eder ve o kimse, haber alamadığı yakınından rüya yolu ile haberdar edilir.

Her gün 731 kere “Ya Halik celle celalühu” zikrine devam eden bütün sıkıntılarından kurtulur, her işinde başarılı olur.

El-Halık Esmasının Geçtiği Kuran Ayetleri

“Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?” (Fatır,3)

“O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O’nun bir eşi olmadığı hâlde, nasıl bir çocuğu olabilir? Hâlbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.” (En’am,101)

“İşte sizin Rabbiniz Allah. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. O, her şeye vekil (her şeyi yöneten, görüp gözeten)dir.” (En’am,102)

“De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” “Allah’tır” de. De ki: “O’nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?” De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” De ki: “Her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O, birdir, mutlak hâkimiyet sahibidir.” (Ra’d,16)

“Allah, her şeyin yaratıcısıdır. O, her şeye vekildir.” (Zumer,62)

“İşte her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah! O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Durum bu iken nasıl oluyor da (haktan) döndürülüyorsunuz?” (Mümin,62)

“O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Haşr,24)

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.” (Nisa,1)

“Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?” (Tur,35)

“Sonra bu az suyu “alaka”haline getirdik. Alakayı da “mudga”* yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şanı ne yücedir!” (Mü’minun,14)

*“Mudga”; ceninin, üzerinde diş izlerini andıran şekiller taşıyan henüz uzuvları oluşmamış şekli demektir.

Berat Kandili

Berat Kandili dinimizde mübarek kabul edilen gecelerden biridir. Berat, kurtuluş, af ve arınma anlamlarına gelmektedir. Berat ve beraet, beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak anlamlarındadır. Bu mübarek gecenin en meşhur adı ”leyle-i beraa” (Berat Gecesi) olmakla birlikte ”leyle-i mübareke”, ”leyle-i rahmet” ve ”leyle-i sakk” isimleriyle de anılır. Bu geceyi ibadetle geçirmenin çok sevabı vardır. Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna “inzal” denir. Kadir gecesinde ise Peygambere ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da “tenzil” adı verilir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed Berat Gecesinin önemini şöyle anlatmıştır;

-Bu yıl içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir.

-Bu yıl içinde öleceklerin isimleri bu gece özel deftere yazılır.

-Bu gece herkesin rızkı tertip olunur.

-Bu gece herkesin amelleri Allahü Tealaya arz olunur.

 

Berat Kandili Orucu

Bu konuda Peygamber efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: ”Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (şaban ayının on dördüncü günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teala o andan fecir oluncaya kadar: ‘Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir bela ile) müptela olan yok mu, ona kurtuluş vereyim’ buyurur.”

Peygamberimiz Berat Kandili ‘nin içinde olduğu ay olan Şaban ayını hep oruç ile geçirmiştir. Ramazan ayı dışında en çok oruç tutup namaz kıldığı ay bu aydır. Berat Kandili ‘ni oruçlu geçirmek bu sebepten önemli bir ibadettir.

Berat Kandili Namazı

Peygamberimiz Berat gecesinde 2 rekatlık namaz kılardı ve özel bir duayı okurdu. Bunun dışında bir de “Salat-ül-hayr” yani “Hayır Namazı” denilen 100 rekatlık bir namaz vardır. Bu namaz akşam namazından sabah vaktine kadar ara verilerek kılınabilir.

Namazın kılınışı şöyledir;

2 rekatta bir selam vererek kılınır.

-Niyet edilir. “Ya rabbi , niyet ettim rıza-yı şerifin için namaza. Beni afv-ı ilahine , feyz-i ilahine mazhar eyle. Kasvet-i kalbden , dünya ve ahiret sıkıntılarından halas eyleyip, süeda defterine kaydeyle”

– Her rekatta Fatiha Suresi’nden sonra 10 tane İhlas Suresi okunur.

– İlk rekatlarda Fatiha’dan önce Sübhaneke okunur.

– Fatiha’da Besmele çekilir, İhlas surelerinde ve Sübhanake’de Besmele çekilmez.

– Namazın tamamını peş peşe kılmak gerekmez. Ara verilebilir, abdest tazelenip tekrar devam edilebilir.

Namazdan sonra aşağıdaki 11 dua, 14 def’a okunur;
*14 istiğfar(esteğfirullahel-azıım ve etübü ileyk).

*14 Salavatı-şerife(allahümme Salli ala Muhammedin ve ala Ali Muhammed)

*14 Fatiha’i şerife(Elham)besmeleyle

*14 Ayetül kürsi(Allahü-La)besmeleyle

*14 Tevbe suresi’nin son iki ayeti olan “Lekad Caeküm..”(besmeleyle)

*14 kere”Yasin,Yasin…”dedikten sonra 1 Yasini Şerif.(Yasini Şerif’te yedi zahiri,yedi batıni”mbin”vardır,böylece o da 14 olur.)

*14 ihlası şerif(kul hüvellahü ehad)bemeleyle

*14 Felak suresi(kul euzü birabbil-felak)besmeleyle

*14 Nas suresi(kul euzü birabbin-nas)besmeleyle

*14 kere,Subhanellahi vel-hamdü lillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber,Vela havle vela kuvvete illa billahil-aliyyil-azıım.

*14 kere,Salat-ı münciye okunur ve sonra dua yapılır. (Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin salaten tüncina biha min-cemi’il-ehvali vel afat. Ve takdi lena biha cemial hacat ve tutahhiruna biha min-cemii’s-seyyiat ve terfe’una biha inneke a’la’d-deracat ve tubelliğuna biha aksa’l-ğayat min cemiil-hayrati fi’l-hayati ve ba’del-memat birahmetike ya Erhame’r-Rahimin. Hasbunellahu ve ni’mel vekil, ni’mel mevla ve ni’me’n-nasir. Ğufraneke rabbena ve ileyke’l-masir.)

 

Anlamı:
“Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e ve ehl-i beytine bizi bütün korku ve afetlerden kurtaracağın, bütün ihtiyaçlarımızı göndereceğin, bütün günahlarımızdan temizleyeceğin, nezdindeki derecelerin en yücesine yükselteceğin, hayatta ve ölümden sonra bütün hayırların nihâyetine ulaştıracağın şekilde rahmet eyle. Muhakkak sen her şeye kadirsin.“

 

Peygamberimizin kıldığı 2 rekatlık namaz

-Birinci rekatta Fatiha okunduktan sonra kısa bir sure okunarak rükuya gidilir.

-Rükudan doğrulur ve secdeye gidilir.

-Secdede uzun sure kalınır. (bu konuda belli bir sınırlama yoktur, ne kadar dayanılabilirse)

-İkinci rekatta da aynı şekilde Fatihadan sonra kısa bir sure okunur.

-İlk rekatta olduğu gibi secdeye gidildiğinde yine uzun sure secdede kalınır.

-Secdeden kalkılır tahiyyatta okunacaklar okunur ve selam verilir.

Bu namaz hakkında Hz. Aişe validemiz, Resulullah (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir;

-“Ya Aişe, bu gecenin nasıl bir gece olduğunu bilir misin?”

Bende -“En iyisini, Allah ve Resulü bilir.” dedim.

Şöyle buyurdu:

-“Bu gece şaban ayının yarısıdır. Dünya işleri ve kulların işleri bu gece Yüce Hakka arz edilir. Bu gece cehennemden azat edilenlerin sayısı; kelb kabilesinin koyunları sayısı kadardır. Bu gece bana izin verir misin”?

-“Olur” dedim.

Kalkıp namaza durdu. Ayakta durması hafif oldu. Fatiha suresini okudu; sonra da küçük bir sure okudu. Gecenin yarısına kadar secdede kaldı. Daha sonra ikinci rekata kaktı. Ayakta iken, birinci rekatta okuduğu kadar bir şey okudu. Sonra yine secdeye vardı. Bu secdede dahi, tan yeri ağarıncaya kadar kaldı. Secdede o kadar kaldı ki, bunun için Yüce Allah ruhunu aldı sandım. Bana gelmesi uzayınca, kendisine yaklaştım. Hatta ayaklarına elimi sürdüm. Hareket ettiğini görünce rahatladım. Secdesinde şöyle dediğini işittim:

“Azabından affına sığınırım. Dargınlığından rızana sığınırım. Senden sana sığınırım. Şanın yücedir. Sen kendi zatını övdüğün gibi, seni övemem…”

Peygamber efendimiz Berat gecesinde “Allahümmerzukna kalben takıyyen mineşşirki beriyyen la kafiren ve la şakiyya” duasını çok okurdu.

Yine bu gecede edilebilecek diğer bir  dua da şöyledir;

“Bismillahirrahmanirrahim. Euzu bi-afvike min ikabike ve euzu bi-ridake min sahatike ve euzu bike minke celle vechuke la-uhsi senaen aleyke ente kema esneyte ala nefsike.”

Anlamı:

“Ya Rabbi, cezandan affına sığınırım, gazabından rızana sığınırım, senden sana sığınırım, Zatın yücedir, seni övmek için kelime bulamıyorum, Sen kendini övdüğün gibisin.”

Nas Suresi

Nas Suresi, Kuran’ın 114. suresidir. Medine döneminde inmiştir. 6 ayettir. Felak Suresi ile birlikte bu iki sureye “Muavvizeteyn” denilir. İki sığındırıcı manasındadır. Nas, insanlar demektir. Surede sinsice kötülüğe sürükleyen cinlerin ve insanların şerrinden Allah’a sığınılması öğütlenmektedir.

Ukbe bin Amir (r.a) anlatır:

Bir zaman Peygamber efendimizle yolculuk yaparken şiddetli bir fırtınaya tutulduk. Resulullah, Felak ve Nas surelerini okuyup, bana buyurdu ki: “Ey Ukbe, bu iki sure ile Allaha sığın; zira Allaha hiç bir kul bunlardan daha faziletli bir şey ile sığınamaz!”

141120181423168993783

Okunuşu

Bismillahi’r-Rahmani’r-Rahim.

  1. Kul e’użu birabbi-nnas
  2. Meliki-nnas
  3. İlahi-nnas
  4. Min şerri-lvesvasi-lḣannas
  5. Elleżi yuvesvisu fi suduri-nnas
  6. Mine-lcinneti ve-nnas

Anlamı

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

  1. De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
  2. İnsanların hükümdarına,
  3. İnsanların ilahına,
  4. sinsi vesvesecinin şerrinden.
  5. ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.
  6. Gerek cinlerden, gerek insanlardan.

Faziletleri

Aişe validemiz, Peygamber efendimizin yatacağı zaman İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyup, ellerine üflediğini, sonra da elleri ile vücudunu sıvazladığını bildirmektedir.

Nas suresini devamlı okumayı alışkanlık haline getiren kimse, daima sıhhatte olur. Nazara karşı okunursa şifa bulur.

Yatağa girerken okuyan kimse, cin ve şeytan şerrinden kurtulur. Vesvesesiz, korkusuz rahat bir uyku uyur.

Hasta olan kimselere, büyü yapılan kimselere dahi Felak ve Nas Sureleri okunması fayda verir. Bu okuma işi ise; ya hastanın kendisi tarafından ya da başka bir bilen tarafından yapılabilir. 41 gün, 41 kere okunması ve hastanın şifa bulması umulur. İyileşme üç günde, beş günde veya yedi günde dahi olabilir.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) “sabahladığın ve akşamladığın zaman, üçer kere (İhlas, Felak ve Nas Surelerini) oku. Bunlar her yönden sana kifayet eder.” buyurdu.

Esma-ül Hüsna”El-Mütekebbir”

EL-MÜTEKEBBİR: Sonsuz büyüklük ve azamet sahibi, büyüklükte eşi olmayan, her şeyde ve her olayda büyüklüğünü gösteren, her şeyden yüce, aklın ve vehmin anlayış ve kabiliyetinin çok üstünde olan azamet ve yüceliğini gösteren anlamına gelir. El-Mütekebbir esmasının ebced değeri 662’dir. Zikir saati sabah güneş doğarken ve ikindi namazı sonrasıdır. Gece okumalarında ise tam gece yarısıdır.

El-Mütekebbir Esmasının Faziletleri

Her gün sabah namazından sonra 664 defa El- Mütekebbir esmasının zikrini okuyarak devam eden kimseye zalim ve zorbalar itaat eder, sözü etkili hale gelir.

Bu ism-i şerifi daimi olarak zikredenler ahlaklı bir kimse haline gelir ve kendilerine heybetli bir görünüm bahşedilir.

Her gün 662 kere “Ya Allah, Ya Mütekebbir celle celalühu” isimlerini zikr eden kimseye herkes boyun eğer, her isteği yerine gelir.

Sabah namazından sonra 662 kere “Ya Mütekebbir celle celalühu” zikrine devam eden kimse refaha kavuşur ve herkes tarafından sevilir.

Gerdek gecesinde, sünnete uygun bir şekilde güzelce abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra ellerini açarak “Ya Mütekebbir” diye dua eden çiftlere Allah Teala, yumuşak huylu ve güzel yaratılışa sahip bir evlat lütfeder.

El-Mütekebbir Esmasının Geçtiği Kuran Ayetleri

“Haydi, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!” (Nahl,29)

“Kıyamet günü Allah’a karşı yalan söyleyenleri görürsün, yüzleri kapkara kesilmiştir. Büyüklük taslayanlar için cehennemde bir yer mi yok!?” (Zümer,60)

“Onlara şöyle denir: “İçinde ebedi kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların kalacağı yer ne kötüdür!” (Zümer,72)

“Musa da, “Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a sığınırım” dedi.” (Mümin,27)

“Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah’ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.” (Mümin,35)

“Onlara, “Ebedi kalmak üzere cehennem kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!” (denir).” (Mümin,76)

“O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibi, kutsal (her türlü eksiklikten uzak), barış ve esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.” (Haşr,23)

 

 

 

Namaz Kılmanın Vücuda Faydaları

itikaf

Namazın en önemli ibadetimiz olmasının yanında, sosyal, psikolojik, ekonomik, ahlaki ve fizyolojik faydaları da vardır. Bu faydalara bakacak olursak;

  • Namaz, günü 5 kısma ayırarak günlük bir program oluşturur.
  • Göz kasları uzağa ve yakına bakarken devamlı çalışırlar. Uzmanlar göz merceklerinin kasılmadan görebildiği ve böylelikle rahatlayıp dinlendiği mesafenin 1,5 metre civarında olduğunu söylerler. Bu da namaz esnasında gözlerin secde yaptığı yere olan uzaklığıdır.
  • Teheccüd zamanı olan gece 03.30 saatlerinde uyanık olanlar o saatteki serotonin salgısı ile ruh sağlıklarını korurlar.
  • Rükudayken sırt ve mide kasları çalışır. Mide ve çevresi üzerindeki yağların eritilmesi sağlanır. Secdede ise baldır ve uyluk kasları hareketlenir. Bağırsakların hareketi sağlanıp kabızlığı önlemeye yarar.
  • Rüku ve secdelerde eğilip kalkıldığı için göz ve saçlı deri namaz kılan kimselerde kılmayanlara göre 80 kez daha fazla kanlanır. Beynin ön lobu secdede daha fazla kanlandığı için hafıza ve şahsiyet bozukluklarına çok daha az miktarda rastlanır.
  • Namazdaki ritmik hareketler, günlük hayatta çalıştırılamayan adale ve eklemleri çalıştırarak, artroz ve kireçlenme gibi eklem hastalıklarını ve adale tutulmalarını önler.
  • Namaz bizler için Allah’a karşı görevini yerine getirmek, O’ndan yardım talep etmek ve bütün bunların manevi güzelliğini yaşamaktır. Bu duygular içinde konsantre olan insanların beyinlerinde Dopamin, Interleukin-2 gibi maddeler salgılanır. Dopamin rahatlık, ferahlık veren, güzel duygular sağlayan bir maddedir. Interleukin-2 ise insanın savunma sistemini kuvvetlendirir.
  • Sabaha karşı metabolizmanın en düşük olduğu saatlerde uykuda kalp krizi geçirme riski daha fazladır fakat o saatlerde sabah namazına kalkan kişilerde bu risk ortadan kalkmaktadır. Ayrıca sabah namazı saatlerinde uyanık olan insanlarda vücudu gün boyu dayanıklı ve diri tutan hormonlar salgılanmaktadır.
  • Işın Teknolojisi Merkezi Bölümü Başkanı Biyoloji profesörü Muhammed Ziyaeddin Hamid yaptığı araştırmalarda hamilelerde secdenin oldukça yararlı olduğunu, ceninin şekil bozukluklarına mani olduğunu saptamıştır.
  • Aynı araştırmada elektrik yükünün vücuttan sağlıklı bir şekilde atılması için secde anında kıbleye dönmek gerektiğini bildiren Profesör Ziyaeddin, Kabe’nin yeryüzünün merkezi olduğunu ve yeryüzünün merkezine yönelmenin vücuttaki elektrik yükünü dışarı atmak için en uygun pozisyon olduğunu söylemiştir.
  • Namaz kılanlarda tevekkül duygusu, otomatik olarak gelişir. Ruh hastalıklarında önemli bir rolü olan vesveseler ve evhamlar da böylece giderilmiş olur.
  • Namazdaki izometrik hareketler midedeki gıdaların iyi karışmasına, safranın kolay akmasına ve dolayısıyla safra kesesinde birikinti olmamasına, pankreastaki enzimlerin kolay boşalmasına yardımcı olur.

Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi Profesörü Dr. Hans Tischer namazı incelemiş ve şöyle bir yargıya varmıştır:

“Müslümanların namazı ortopedik açıdan bacaklar, diz, kalça ve ayak bilekleri hatta parmak eklemlerine varıncaya kadar vücudun her eklemini hareket ettirir. Ayrıca boyun, omuz, kol, bacak, sırt ve karın kaslarının tümünü büyük bir ahenk içinde kasılıp yumuşatmakta ve böylece tam bir sağlık kaynağı olmaktadır. Üstelik tüm bu faydalı hareketler günde beş defa tekrarlanmaktadır. Vücut için bundan daha faydalı daha rahatlatıcı bir hareketler topluluğu düşünülemez.”