Adiyat Suresi

Adiyat kelime anlamı olarak “koşan atlar” demektir. Asr suresinden sonra Mekke’de inmiştir ve 11  ayettir. Bu surede insanoğlunun nankörlüğünden,mala düşkünlüğünden bahsedilir. Ayrıca surede ölümden sonra dirilmenin olacağı, niyet ve düşüncelerin ortaya döküleceği günden söz edilerek uyarıcı ve yönlendirici bilgiler verilir.

Sure, Peygamber efendimizin harbe gönderdiği bir süvari kuvvetinin gecikip, münafıkların, onların öldürüldükleri haberini yayması üzerine yaşadıklarını hatta zafer ve ganimet kazandıklarını müjdelemek üzere indirilmiştir.

Efendimiz şöyle buyurmuştur: «İza zülzilet suresi Kur’an’ın yarısına ve ve’l-adiyat suresi de diğer yarısına denktir.»

Screenshot_1

Okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim.
1- Vel adiyati dabha
2- Fel muriyati kadha
3- Fel muğırati subha
4- Fe eserne bihı nak’a
5- Fe vesatne bihı cem’a
6- İnnelinsane li rabbihı le kenud
7- Ve innehu ala zalike le şehıd
8- Ve innehu li hubbil hayri le şedıd
9- E fe la ya’lemü iza bu’sira ma fil kubur
10- Ve hussıle ma fis sudur
11- İnne rabbehüm bihim yevmeizin le habir

Anlamı

Rahman ve Rahim olan Allah’ın ismiyle.
1- O harıl harıl (savaşa) koşanlara,
2- (Tırnaklarıyla yerden) ateş çıkaranlara,
3- Sabahleyin akın edenlere,
4- Tozu dumana karıştıranlara,
5- Derken bir topluluğun ortasına dalanlara yemin ederim ki,
6- Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür.
7- Ve kendisi de buna şahittir.
8- Gerçekten o dünya malını çok sevdiği için katıdır.
9- Bilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler fırlatılacak.
10- Ve sinelerin içindekiler derlenecek.
11- O gün Rableri onların bütün yaptıklarından haberdardır.

Faziletleri

Adiyat, suresini üç kere okuyan kimse, kendisini nazar değmesinden korumuş olur.

Uykusunda korkan kişi, yatmadan önce 7 kere okumalıdır.

Her gün okuyanın rızkı artar.

Perşembe Gecesi İbadetleri

Perşembe Gecesi ertesi gün Cuma günü olduğu için Müslümanlar açısından önemli bir gecedir. Bu nedenle bu gece okunacak dualar ve sureler veya esmalar bu açıdan oldukça faziletli ve sevaplıdır.

Perşembe günü Duha namazını kıldıktan sonra  kimse ile konuşmadan eller semaya kaldırılır, 100 defa “YA SEMİU CELLE CELALÜHÜ”  okunursa Allahü Teala kişinin duasını kabul eder.

Ayrıca perşembe gecesi Yasin Suresini okumak çok faziletlidir. Okumaya başlamadan önce 70 kere istiğfar “Estağfirullah el azim ve etübü ileyh” ,70 kere  salavat ”Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim” çekilir.

Bunların dışında;

Dünya ve ahiret mutluluğu için Araf Suresi okunur.

Bahtın açılması için , izzet ve mutluluk için Yusuf Suresi okunur.

Zor işlerin açılması, her müşkülün hallolması için 21 defa Kadir Suresi okunur.

Okunacak Esmalar

Ya Kuddüs–170 Kere
Maddi ve manevi her türlü temizliğe sahip olmak, ruhi hastalıklardan kurtulmak için

Ya Müheymin – 145 Kere 

İnsanlardan korunmak, düşüncelerini anlamak ve romatizma için

Ya Mütekebbir– 662 Kere
İzzet, şeref ve büyüklüğe erişmek, halk tarafından sevilmek için

Ya Alim – 150 Kere
İlim zenginliğine ulaşıp marifet sahibi ve âlim olmak için.

Ya Kabıd – 903 Kere
Zalimin zulmünden kurtulmak; düşmanlarından korunmak için

Ya Semi– 180 Kere
Duaların kabul olması ve kulak rahatsızlıkları için

Ya Kebir – 232 Kere
Maddi-manevi büyüklük kazanmak, saygı ve hürmet görmek için.

Ya Mücib – 55 Kere
Duaların kabul olunması; sözlerinin dinlenmesi için

Ya Şehid – 319 Kere
Şehit olmak, heybetli olmak ve halk arasında sevilmek için.

Ya Hamid – 68 Kere
Kazancın genişlemesi, Allaha çokça hamd etmek, yardım istemek için

Ya Mübdi –56 Kere
Her işte muvaffak olmak, ummadığı yerden yardım görmek için

Ya Kayyum–156 Kere
Her işte yardımı Allahtan beklemek, isteklerine kavuşmak, rızkın devamı…

Ya Samed–134 Kere
Hiç kimseye muhtaç olmamak için.

Ya Tevvab – 409 Kere
Tövbelerin kabul olması için

Ya Muksit – 209 Kere
Eşlerin arasını düzeltmek ve adaletli olmak için.

Ya Cami – 114 Kere
Küsleri barıştırmak ve hayırların toplanması için

Ya Bedi – 86 Kere
Allahın yardımına nail olmak, maddi manevi güzelliğe sahip olmak ve saç için

Esma-ül Hüsna El-Müzil

EL-MÜZİL: Yüce Allah’ın layık olanları zillete düşüren, zelil kılan, onları hor ve hakir eden anlamına gelir. Esmanın ebced değeri 770‘dir. Zikir günü salıdır. Muiz ve Müzil isimleri Kur’an’da isim olarak geçmez,sadece fiil olarak geçer.

El-Müzil Esmasının Faziletleri

Pazartesinden itibaren üç gün oruç tutan, Cuma gecesi iki rekat namaz kılıp her rekatta fatihadan sonra bu ismi şerif 100 kere ‘Ya-Müzill’ deyip,düşmanının zelil olmasını isteyen kimse, isteğine ulaştığı gibi düşmanı da zelil etmiş olur.

Günlük beş vakit namazlardan sonra 770 kere bu esma-i şerifi “Ya Müzil Celle Celalühu” zikrine devam edenlere hiç kimse kötülük yapmaya cesaret edemez.

Her gün 770 kere  ‘Ya-Müzill celle celâlühû’ zikrine devam edenlere herkes itaat etmiş olur.

El-Müzil Esmasının Geçtiği Ayetler

“O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.” (Gaşiye,2)

Şüphesiz Karun, Musa’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: “Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez.” (Kasas,76)

“İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.” (Kasas,83)

İnkar edenler ateşe sunuldukları gün, (onlara şöyle denir:) “Dünyadaki hayatınızda güzelliklerinizi bitirdiniz, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı, alçaltıcı bir azapla cezalandırılacaksınız.” (Ahkaf,20)

“O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.” (Kıyamet,22-23)

 

Hz. Yuşa’nın Hayatı

Yuşa peygamber, Yusuf (a.s)’ın neslinden olup, Hz. Musa’nın çağdaşıdır. Orta boylu, buğday benizli, yassı göğüslü, büyük gözlü bir zat idi. Yüzünün güzelliği Yusuf aleyhisselama çok benzerdi. Cesur, kahraman, yiğit, harp taktik ve tekniğinde yetenekliydi.

Musa (a.s) vefat edeceği sıralarda Allahü teala, Musa (a.s)’a, bereketinin ona geçmesi için elini Yuşa (a.s)’ın üzerine koymasını, kendisinden sonra İsrailoğullarının idaresini, üzerine almasını ona vasiyet etmesini emir buyurdu. Bunun üzerine Musa (a.s) İsrailoğullarına: “Bu Yuşa’ b. Nun, benden sonra, içinizde sizi yönetecektir. Onun sözlerini, dinleyiniz! Emirlerine, itaat ediniz! O, aranızda hak ve adalet üzere hükmedecektir. Ona, muhalefet ve isyan eden, mel’undur!” dedi. Musa (a.s) vefat ettikten sonra, Yüce Allah, Yuşa’ b.Nun (a.s)’ı, İsrailoğullarına peygamber olarak gönderdi.

Ayrıca Hz. Musa’nın Hızır (A.S) ile buluşmaya giderken yanında Yuşa(a.s)’ın olduğu Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresi’nin 60-65. ayetlerinde anlatılır.

“Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: “İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim.Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, “Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük” dedi.Genç, “Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti” dedi. Musa: “İşte aradığımız bu idi” dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisingeri döndüler.Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.” (Kehf,60-65)

Yuşa Aleyhisselam, Musa (a.s)’dan sonra, İsrailoğullarını Tevrat hükümlerine göre, 29 veya 27 yıl idare etti. Yuşa’ b. Nun Aleyhisselam net olarak bilinmese de yüz yirmi veya  yüz yirmi yedi yaşında vefat edip Efraim dağına gömüldü.

Hz.Yuşa Mucizeleri

1.Yuşa aleyhisselam, Eriha’yı fethetmek üzere İsrailoğullarını topladı. Yolculuk esnasında Şeria (Ürdün) Nehrinin suları çok olduğu için geçemediler. Nehrin üstünde köprü de yoktu. Yuşa aleyhisselam dua edince Şeria Nehrinden bir yol açıldı. İsrailoğulları o yoldan geçtikten sonra sular tekrar eskisi gibi akmaya devam etti.

2.Bir şehrin fethi esnasında kuşatma uzun sürmüştü. Bütün çalışmalara rağmen surlarda gedik açılmamıştı. Yuşa aleyhisselam’ın dua etmesi üzerine Allahü tealanın kudretiyle yer sarsılıp kalenin surları yıkıldı. Yuşa aleyhisselam ve ona inananlar şehre girip fethettiler.

3.Yuşa aleyhisselam Kudüs şehrini fethetmek için kuşattıktan sonra bir cuma günü akşam üzeri güneş batarken, güneşin bir müddet daha batmaması için Allahü tealaya “Ey Allah’ım! Güneşi geri al!” diye dua etti. Allahü tealanın emri ve takdiri ile batmak üzere olan güneş yükseldi. Bir müddet daha gündüz devam edip Kudüs fethedildikten sonra battı.

Ahmed bin Hanbel’in bildirdiği hadis-i şerifte; “Güneş hiçbir kimse için batmaktan alıkonulmaz. Ancak Beyt-i Mukaddesi fethetmek için gittiği gecelerden birinde Yuşa aleyhisselam için batmaktan alıkondu.” buyuruldu.

Ahir Zaman

“Ahir zaman”, dünya hayatının kıyamet kopmadan önceki son dilimi anlamındadır.

İslam inancına göre, alemin başlangıcı olduğu gibi bir sonu da vardır. Ancak bu sonun ne zaman gerçekleşeceğini bilmek Cenab-ı Hakk’a mahsustur.

Kur’an-ı Kerim’de bu gerçek şu ayetlerle dile getirilmektedir:

Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir.” Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.” (Araf,187)

Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır. (Lokman,34)

Hz. Peygamber’den (s.a.v.) sonra elçi gönderilmeyeceği için ona “ahir zaman peygamberi”, ümmetine de “ahir zaman ümmeti” denmiştir. Bu anlamda ahir zamanda yaşamakta olduğumuzu söyleyebiliriz. Efendimiz (s.a.v), ahir zamanda gerçekleşecek bazı fitne ve fesatları haber vererek ümmetinin bu konuda dikkatli davranmasını istemişlerdir. Kıyametin habercileri diyebileceğimiz bu fitneleri beyan eden hadis-i şeriflerin bir kısmı şöyledir:

“İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki faiz yemeyen hiç kimse kalmayacak! Kişi doğrudan yemese bile ona tozundan bulaşacak.”

“Öyle bir zaman gelir ki kişi malını helalden mi, haramdan mı kazandığına hiç aldırış etmez.”

“Öyle bir zaman gelecek ki doğru söyleyenler yalanlanacak, yalancılar ise doğrulanacak. Güvenilir kimseler hain sayılacak, hainlere güvenilecek. Kişi kendisinden şahitlik etmesi istenmediği halde şahitlik edecek, yemin etmesi istenmediği halde yemin edecek.”

İnsanların dünya (nimetlerinden en fazla istifade ederek) en mesut olanı, Allah’a ve Resulüne iman etmeyen alçak oğlu alçak olacak!”

“Öyle bir zaman gelecek ki insanlar iyiliği tavsiye etmeyecek, kötülükten de sakındırmayacaklar.”

Günümüze de baktığımız zaman kadın-erkek ilişkileri, karma karışık laubalilikleri, göz, kulak ve gönül münasebetlerinde haram-helal ölçülerine dikkatsizlik, had safhaya ulaştığını görürüz. Ayrıca ailevi yıkıntılar arttı, boşanmalar çoğaldı.  Nesiller sahipsiz kaldı. Bu yüzden dine, imana sıkı sarılmak gerekir. Daha fazla beklemeden Müslümanlar güzel işler yapmakta birbirleriyle yarışmalıdır. Böyle bir zamanda helali aramak ve bulabilmek, dünkünden çok daha zor, fakat buna dikkat etmek, dünkünden çok daha önemlidir.