Cuma Suresi

Medine’de inmiştir, 11 ayettir.Kur’an-ı Kerim’in 62.suresidir. Adını cuma namazını farz kılan 9. ayetten almıştır. Cuma suresinde Hz. Muhammed’in gönderilmesinin hikmetlerine değinilmekte, kendilerine Tevrat verilenlerin bu emanetin sorumluluğunu taşıyamadıkları belirtilip Yahudilerin bazı iddiaları eleştirilmekte, cuma namazının Müslümanlar açısından taşıdığı önemin üzerinde durulmaktadır. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Cuma Suresini okuyan kişiye, Müslüman şehirlerden bir şehirde Cuma Namazına gelen ve gelmeyenlerin sayısınca on sevap verilir.”

cuma1_8

Okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim

  1. Yusebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl’ardıl elmelikilkuddusil-‘aziyzilhakiymi
  2. Huvelleziy be’ase fiyl’ummiyyiyne resulen minhum yetlu ‘aleyhim ayatihi ve yuzekkiyhim ve yu’allimuhumulkitabe velhıkmete ve inkanu min kablu lefiy dalalin mubiynin
  3. Ve ahariyne minhum lemma yelhaku bihim ve huvel’aziyzulhakiymu
  4. Zalike fadlullahi yu’tiyhi men yeşa’u vallahu zulfadlil’azıymi
  5. Meselulleziyne hummiluttevrate summe lem yahmiluha kemeselilhımari yahmilu esfaren bi’se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne
  6. Kul ya eyyuhelleziyne hadu in ze’amtum ennekum evliyau lillahi min duninnasi fetemennevulmevte in kuntum sadikıyne
  7. Ve la yetemennevnehu ebeden bima kaddemet eydiyhim vallahu ‘aliymun bizzalimiyne
  8. Kul innelmevtelleziy tefirrune minhu feinnehu mulakıykum summe tureddune ila ‘alimilğaybi veşşehadeti feyunebiiukum bima kuntum ta’melune
  9. Ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu’ati fes’av ila zikrillahi ve zerulbey’a zalikum hayrun lekum in kuntum ta’lemune
  10. Feiza kudıyetissalatu fenteşiru fiyl’ardı vebteğu min fadlillahi vezkurullahe kesiyren le’allekum tuflihune
  11. Ve iza reev ticareten ev lehveninfaddu ileyha ve terekuke kaimen kul ma ‘ındallahi hayrun minellehvi ve minetticareti vallahu hayrurrazikıyne

Anlamı

Bismillahirrahmanirrahim

  1. Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ı tespih eder.
  2. O, ümmilere*, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. (ümmi:okuma,yazma bilmeyen kimse)
  3. (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
  4. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
  5. Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
  6. De ki: “Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!”
  7. Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir.
  8. De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen alemi de bilen Allah’a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.”
  9. Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
  10. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
  11. (Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar.De ki: “Allah’ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”

Faziletleri

  • Dargın olan eşlerin aralarının düzelmesi için 3 veya 7 kere okunursa, eşlerin aralarındaki soğukluk ve kızgınlık Allah’ın izniyle gider, birbirlerine karşı muhabbetleri artar.
  • Bu sureyi okumaya devam edenler, şeytan vesveselerinden korunur.
  • Kısmeti kapalı olanlar Cuma Suresini günde 3, 5 veya 7 kere okursa, kısmetleri açılır. Allahü Teala bu sure hürmetine o kuluna evlenmek nasip eder.
  • Cuma suresinin 4. ayeti bir yere asılırsa, orası bereketlenir.

Melekler ve Vazifeleri

Melek, Allah tarafından yaratılmış, cinsiyetleri olmayan nurani bir varlıktır. Melekler, duyu organlarıyla algılanabilecek maddi bir yapıya sahip olmamaları yönüyle gayb alemine ait varlıklardır.“İmtihan”a tabi olmadıkları için makamları sabittir. Yalnız ilahi emirlere itaat ederler. Daima hayır işler, verilen emrin dışına asla çıkmazlar. Şerre kabiliyetleri yoktur. 4 büyük melek dışında bir çok melek mevcuttur ve hepsinin görevleri farklıdır.

  • Vahiy Meleği: Hz. Cebrail

Cebrail (a.s.) dört büyük melekten biridir. Allah tarafından peygamberlere vahiy getirmekle görevlendirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de, Rühu’l-Emin, Rühu’l-Kudüs ve Ruh gibi adlarla da anılır.

“O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.” (Tekvir,19-21)

  • Sur meleği: Hz. İsrafil

Adı, hadislerde dört büyük meleğin içinde zikredilir. İsrafil (a.s.) sura iki defa üfleyecek, ilkinde kıyamet kopacak, ikincisinde ise tekrar diriliş meydana gelecektir.

Nebi(s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Allah göklerle yeri yaratmayı bitirdikten sonra Sur’u yarattı ve onu İsrafil’e verdi…”

  • Ölüm meleği: Hz. Azrail

Ölüm anında canlılardan ruhlarını çekip almakla görevlidir. Emri altında çalışan ve kendisine yardım eden başka melekler vardır. Kul, güzel amel sahibi salih bir kişi ise, melekler kendisine yüzleri güneş gibi parlayan beyaz yüzlü olarak gelir ve hoşnutlukla ruhunu alırlar. Kul, kötü amel sahibi kafir bir kişiyse melekler kendisine yüzleri simsiyah kara yüzlü olarak gelirler ve işkence ederek ruhunu alırlar.

De ki: “Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.” (Secde,11)

  • Kainattaki hadiseleri idare eden melek: Hz. Mikail

Dört büyük melekten biri olup Allah tarafından tabiat olayları ve mahlukatın rızıklarının idaresine vasıta kılınmıştır.

“Her kim Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikail’e düşman olursa bilsin ki, Allah da inkar edenlerin düşmanıdır.” (Bakara,98)

  • Yazıcı Melekler: Kiramen Katibin Melekleri

İnsanın sağında ve solunda görevli olarak bulunan iki melek vardır. Sağdaki, iyi iş ve davranışları; soldaki ise kötü iş ve davranışları tespit etmekle görevlidir. ‘Hafaza melekleri’ de denilen bu melekler, kıyamet günü hesap sırasında yapılan işlere de şahitlik edeceklerdir.

“Sağında ve solunda, onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler.” (Kaf,17-18)

  • Takip Edici Melekler: Muakkibat Melekleri

Kulları, önlerinden ve arkalarından olmak üzere Allah’ın izni ile daima koruyan meleklerdir. Gece ve gündüz iki ayrı posta çalışırlar ve sabah ile ikindi vakitlerinde görevi değişirler.

“O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir.” (Enam,61)

  • Gezici Melekler: Seyyahun Melekleri

Bu melekler yeryüzünü gezerek zikir meclisi ararlar. Buldukları meclislere iştirak ederek zikir halkalarını çepeçevre kuşatırlar.

  • Arşı Taşıyan Melekler: Hamele-i Arş Melekleri

Arşın taşıyıcıları olan bu melekler rivayete göre dört olup, kıyamet gününde bunların sayısı sekize çıkacaktır.Ancak Kur’an’da arşın çevresini kuşatan meleklerin çok sayıda olduğu belirtilir. Arşı yüklenenlerle birlikte hepsine “kerubiyyun (Allah’a en yakın melekler)”denilir.

“Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin Arş’ını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır.” (Hakka,17)

  • Sorgu Melekleri: Münker ve Nekir

Ölümden sonra kabirde sorgu ile görevli iki melektir.Bu iki melek kabirdeki kişiye; “Rabbin kim? Peygamber’in kim? Kitabın ne?” diye soracaklar, alacakları cevaba göre ölüye iyi veya kötü davranacaklardır.

  • Cennette Görevli Melekler

Bu meleklerin sayısı bilinmez. Başları ise Rıdvan isimli melektir. Onlar cennet ehlini orada ebedi kalmakla müjdelerler.

“Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedi kalmak üzere buraya girin.” (Zümer,73)

  • Cehennemde Görevli Melekler

Onlara Zebani de denilir. Sayıları 19 olup, başları Malik isimli melektir.

“Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? O ne bırakır, ne de vazgeçer, İnsanın derisini kavurur. Üzerinde on dokuz (melek) vardır. Biz cehennemin işlerine bakmakla, ancak melekleri görevlendirdik. Onların sayısını da, ancak inkârcılar için bir fitne yaptık…” (Müddessir,27-31)

  • Bulutlardan Görevli Melek

İsmi Ra’d’dır. Bulutları yanındaki ateşten mihraklarla Allah’ın dilediği yere sürer.

Duha (Kuşluk) Namazı

Duha namazı nafile bir namazdır. Namazın vakti güneş doğduktan 45 dakika sonra başlar, öğle namazına 45 dakika kalıncaya kadar devam eder. Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hadisi şerifinde “Kim kuşluk vaktinde namaz kılmaya devam ederse, günahları deniz köpüğü kadar dahi olsa (kul hakkı hariç) mağfiret olunur.” buyurmuştur. Ebu Hüreyre ‘den (r.a)rivayetle ise “Dostum Aleyhissalatu vesselam, bana her ay 3 gün oruç tutmamı, iki rekat kuşluk namazı, yatmadan önce de vitir namazı kılmamı tavsiye etti.”

Duha namazı 12 rekata kadar kılınabilir ancak sekiz rekat olarak kılınması daha faziletlidir. Kuşluk, teheccüd gibi nafile namazları iki rekatta bir selam vererek kılmak daha iyidir. Eğer dört rekatta bir selam vererek kılınacaksa ikindi namazının sünneti gibi kılınır.

2 Rekatlık Duha Namazı Kılınışı

Screenshot_1

 

Esma-ül Hüsna”El-Kahhar”

EL-KAHHAR : Her şeye, her istediğini yapacak surette gücü ve kudreti yeten, her şeye galip gelen, hakim olan ve düşmanlarını kahreden anlamındadır. Ebced değeri 306, zikir saatleri ise sabah gün doğduğu vakit, ikindinin son vakti ve gece yarısından sonraki vakittir.

El-Kahhar Esmasının Faziletleri

“Ya Kahhar” ismini günde 306 kez zikreden kimselerin kalplerinde dünyaya ve dünya nimetlerine ait ne kadar sevgi veya endişe söz konusuysa hepsi izale olur ve yerine Allah’ın sevgisi kaim olur.

Nefsine yenilmek istemeyen bu ism-i şerifi zikir etmeye devam eder.

“El–Kahhar” ism-i şerifini devamlı zikir eden hırs denen kötü huydan kurtulur.

El Kahhar ismin zikrine devam eden, helal olmayan yollarda koşan haram işlerle uğraşan ve şehvetine mağlup olan bir kimse ise, şehveti söner, nefsani duyguları baskılardan kurtulur, harama ait aşırı duyguları ortadan kalkar.

Günlük duha namazı sonrası secdeye kapanıp bu esma-ı zikri 7 defa ‘Ya Kahhar’ diye zikredip okursa Allah’u Teala onu zengin kimselerden kılar.

El-Kahhar Esmasının Geçtiği Ayetler

“Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap’ta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış bulunuyor.” (İsra,58)

“Onlara kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.” (Tevbe,70)

“Helak ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.” (Hicr,4)

“Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.” (Hicr,5)

“Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.” (Yunus,13)

“O gün onlar ortaya çıkarlar. Onların hiçbir şeyi Allah’a gizli kalmaz. Bugün mülk (hükümranlık) kimindir? Tek olan, her şeyi kudret ve hakimiyeti altında tutan Allah’ındır”(Mümin,16)

Leyletü’l Mebit

Leyletü’l-Mebit, Efendimizin (s.a.v) Mekke’den Medine’ye hicret edeceği zaman Kureyş’in önde gelenlerinin Allah Resulünü öldürme kararı alması üzerine müşriklerin Peygamberimizin yokluğunu anlamaması için Hz. Muhammed’in (s.a.v) Hz. Ali’den (a.s) kendi yatağına yatmasını istediği geceye denir.

Müşrikler,İslam’ın yayılması ve Ebu Talip’in (a.s) vefat etmesinin ardından,Müslümanlara işkence ve eziyet ederek İslam dininden vazgeçmeye mecbur ediyorlardı. Müslümanların canlarını tehlikede gören Hz. Muhammed (s.a.v) Medine ehliyle yaptığı anlaşmadan sonra Müslümanlara Medine’ye hicret etme emrini verdi. Kureyş müşrikleri Peygamberin davetinin büyümesinin önünü almak için Daru’n Nedve’de bir araya geldiler. Toplantıda, Hz. Peygamber’in hapsedilmesi, sürgün edilmesi ve öldürülmesi yönünde teklifler getirildi. Öldürmek kesin çözümdü. Ama Haşimoğulları’nın problem çıkarmasından çekiniyorlardı. Ebu Cehil, şöyle bir çözüm teklif etti: “Her kabileden bir genç seçelim, ellerine birer kılıç verelim, hepsi birden hücum edip onu öldürsünler. Böyle yaparsak, Haşimoğulları bütün kabileleri karşısına alıp bir hak dava edemez.” Kureyş’in bu kararı alması üzerine Cebrail (a.s) Peygamber efendimize (s.a.v) nazil olarak Kureyş’in planını deşifre etti ve Allah’ın emrini iblağ etti. Bu durum Enfal suresinin 30. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Hani bir zaman kafirler seni hapsetmek veya öldürmek yahut (Mekke’den) çıkarmak için düzen tertipliyorlardı. Onlar düzen hazırlarken Allah da düzen hazırlıyordu. Allah, düzen hazırlayanların en iyisidir.” Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.v) müşrikler gelmeden evvel evden çıkarak Yesrib’e doğru hareket etti.Allah Resulü evinden çıkarken müşriklerin gözüne görünmemek için Yasin suresinin 9.ayetini okudu. “Önlerine bir set, arkalarına da bir set çektik; gözlerini de perdeledik; artık onlar görmezler.” 

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Rebiu’l Evvel ayının ilk gecesinde Hz. Ali’ye (a.s) şöyle buyurdu: “Müşrikler bu gece beni öldürmek istiyorlar, benim Sevr dağına gitmem için sen benim yatağımda yatar mısın?” İmam Ali (a.s) şöyle cevap verdi: “Gözüm, kulağım ve kalbim size feda olsun, size emir olunanı yerine getirin. Bana yardımcınız olarak her ne isterseniz emredin. Sizin emrettiğiniz gibi yatağa uzanıyorum ve başarı sadece Allah tarafındandır”Hz. Ali (a.s) Resulullah’ın (s.a.v) yatağına yattığında, Cebrail Hz. Ali’nin (a.s) başucuna ve Mikail de ayakucuna geldi ve Cebrail (a.s) şöyle dedi: “Ne mutlu, ne mutlu sana, kim senin gibi olabilir ey Ebu Talip’in oğlu! Allah seninle meleklerine iftihar etmektedir.”

Müşrikler gecenin ilk vakitlerinden itibaren evi gözetlemeye başladılar, yatakta yatan birinin olduğundan emin olmak için Ali’ye (a.s) taş attılar; zira onların yatakta yatanın Allah Resulü olduğuna dair bir şüpheleri yoktu. Sabah vakti gelince kılıçlarla eve saldırdılar ve Peygamberimizin yatağında Hz. Ali’yi (a.s) görünce şöyle dediler: “Muhammed nerede?” Hz. Ali (a.s): “Siz onu bana mı teslim ettiniz ki benden istiyorsunuz? Onu siz evini terk etmeye mecbur ettiniz.”

Bunun üzerine müşrikler Hz. Ali’ye (a.s) eziyet ederek evden dışarı çıkarıp dövdüler ve birkaç saat Mescidü’l Haram’da kapalı tuttuktan sonra serbest bıraktılar. Hz. Ali (a.s) serbest kaldıktan sonra Peygamberin arkasından Sevr dağının aksi istikametinde Medine’ye doğru hareket etti.