İsmi Azam Duası

mekke-dua
İsmi Azam Duası Nedir?

Dua etmek

Bütün duaların en faziletlisi İsm-i A’zam duasıdır. İsm-i A’zam ile yapılan dua kabul edilir olduğu için Peygamberlerden başka bazı kimseler Süleyman’ın veziri gibi ondan istifade etmişlerdir. O’nunla yapılan dualara anında karşılığı verilmiştir. Öyle mübarek bir duadır ki, önünde engel duramaz. Çünkü o kınından çıkmış keskin bir kılıca benzer. Lüzumsuz yere onu kınından çıkarmamak, ancak icap ettiği zaman ondan faydalanmak gerekir. İsm-i Azam Duası ile dua edilmelidir. İsmi Azam duasında Allah’ın değişik isimleri şefaatçi kılınarak cehennem ateşinden Rahman’a sığınmak vardır. Bu duanın sabah ve ikindi namazlarından sonra okunması ayrı bir tevafuk özelliğine sahiptir.

İsmi Azam Duasının Arapçası:

“Bismillahirrahmanirrahim”

“Allahümme inni es’elüke ya alimel hafiyye, ve ya men-is-semau bikudretihi mebniyye, ve ya men-il-erdu biizzetihi mudhıyye, ve ya men-iş-şemsü vel-kameru binuri celalihi müşrika ve mudıyye ve ya mukbilen ala külli nefsin mü’minetin zekiyye ve ya müsekkine ra’b-el-haifine ve ehl-et-takıyye, ya men havaicul-halki indehü makdıyye, ya men neca Yusüfe min rıkk-il-ubudiyye, ya men leyse lehü bevvabün yunadi vela sahibun yağşa ve la vezirun yu’ti ve la gayruhu rabbün yud’a ve la yezdadu ala kesretil-havaici illa keremen ve cuden ve sallallahu ala Muhammedin ve alihi ve a’tini süali inneke ala külli şey’in kadir.”

İsmi Azam Duasının Türkçesi:

“Allah’tan başka ilah yoktur. Ancak, Celil ve Cebbar olan O’dur. O’ndan başka ilah yoktur. Ancak bütün kullarının hallerine vakıf olan ve kusurlarını örtbas edendir. Allah’tan başka ilah yoktur. Gece ile gündüzü halk eden O’dur. Allah’tan başka ilah yoktur. Tektir, şeriki yoktur, tektir ve birdir. Biz O’na hamdü sena ederiz. Allah’tan başka ilah yoktur. Ancak O vardır, tektir, ortağı yoktur. Tek bir Allah’tır. Biz O’na ibadet ederiz. Allah’tan başka ilah yoktur. Ancak O vardır, tektir ve ortağı yoktur. Tek bir ilahtır. Bizler O’na şükrederiz. Allah’tan başka ilah yoktur. Allah tektir, ortağı yoktur, Muhammed O’nun Resulü’dür. Hay ve Kayyum O’dur. Allah’ın rahmeti mahlukatının en hayırlısı olan Muhammedin al ve ashabının ve hepsinin üzerine olsun. Şehadet ederim ki Sen hem Rabbimiz ve hem de Halikimizsin. Allah’ım, beni mağfiret eyle, ey Allah, ey Allah, ey Allah Rahmetinle beni yarlığa Zira, Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.

İsmi Azam Duasının Hikmeti

Abdullah bin Ömer Peygamberden (sav) şöyle rivayet etmiştir;

dua

“Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin, Allah’ın gazap ve azabından ve kullarının şerrinden, şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden eksikliği olmayan Allah’ın sözlerine sığınırım” O zaman, hiçbir şey ona zarar vermez. Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir, temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı.

İçinde korku, dehşet ve huzursuzluk hissi duyulduğunda şu dua da okunabilir, “Euzü bi kelimatillahha’t-tammati min gadabihi ve şerri ibadihi ve min hemezatiş-şeytani ve en yehdurun” Anlamı, “Allah’ın bana kızmasından, kulların kötülüklerinden, şeytanın vesveselerinden ve bana kurduğu tuzaklardan Allah’ın tam kelimelerine sığınırım”

Orucu Bozmayan Durumlar

orucu bozmayan durumlar

Unutarak yiyip içmek,

Unutarak cinsi münasebette bulunmak,

Uyurken ihtilâm olmak,

Cünüp olarak sabahlamak,

Eşini sadece öpmek,

Kendi isteği dışında kusmak,

Kendiliğinden gelen kusuntunun yine kendiliğinden içeri girmesi,

Ağza gelen balgamı yutmak,

Boğaza toz veya sineğin kaçması,

Kendi isteği olmadan boğazına duman girmesi,

Dişler arasında kalan ve nohut büyüklüğünden az olan kırıntıyı yutmak,

Burundaki akıntıyı geri çekerek yutmak,

Kokulu bir şey koklamak (Gül, çiçek, esans, misk gi­bi),

Göze sürme çekmek,

Göze ilaç dökmek,

Gözenekler yoluyla vücuda merhem girmesi,

Kulağa suyun kaçması,

Kan aldırmak, hacamat yaptırmak,

Banyo yapmak, suda yüzmek,

Abdestten sonra ağızda kalan yaşlığın tükürük ile beraber yutulması,

Misvak kullanmak,

Kan veya ilaçtan hiçbir şeyi yutmamak şartıyla diş çektirmek orucu bozmaz. (Mecbur ka­lınırsa diş çektirilir, kan veya ilaç yutulmuşsa, o gün kaza edilir.)

Ramazan

Hz. Fatıma’nın Hicreti

Hz.fatıma

Hicret mukaddes bir göçtür. Hicretan, iki hicret demektir. Bununla sahabelerin bazılarının önce Habeşistan’a sonra da, Mekke’den Medine’ye yaptıkları hicretler kastedilmektedir. Mutlak olarak hicret deyince Mekke’den Medine’ye olan hicret anlaşılmaktadır. Peygamber Efendimiz bu hicrete katılmıştır.

Müşrikler tarafından, ashabına yapılan hakaret ve eza üzerine Hz. Peygamber onlara hicret için izin vermiştir. Mekke devrinin 13. yılında Medine’ye muhaceret başlamıştır. Mekke müşrikleri, Medinelilerin bir kısmının Müslüman olduklarını biliyorlardı. Hz. Peygamber’in oraya gidip, Medine’yi İslam’ın kalesi yapmasından korktular. Buna mani olmak için teşebbüse geçtiler.

Önce Hz. Peygamber ile Hz. Ebu Bekir’in Hicret Etmeleri

Mekkeli müşrikler, Hz. Peygamber’i öldürmek, hapsetmek veya sürgün etmek için toplandılar. Peygamberimiz, ilahi vahiyle bu durumdan haberdar oldu. Bu hadise Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatılmaktadır:

“Hatırla ki, o kafirler, seni tutup bağlamaları veya seni öldürmeleri veya seni yurdundan çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlar. Onlar tuzak kurarlarken Allah da tuzak kuruyordur. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.” (Enfal,30)

Hz. Peygamber ve Hz. Ebu Bekir beraber gece karanlığında Sevr mağarasına gittiler. Hz. Peygamber’in ayak izini kaybettirmek için o gece Hz. Ali, Resulullah’ın emri ile onun yatağında yattı. Müşrikler ise Peygamberimizin evinin etrafını kuşattılar. Sabah olunca baktılar ki Hz. Ali kapıdan çıkıyor. Hz. Ali’den Peygamberimizi sordular. O: “Ben bilmiyorum” dedi. Böylece müşrikler anladılar ki, Hz. Peygamber Mekke’den çıkmıştır. Her yere bakarak aramaya başladılar. Hz. Peygamber ve Hz. Ebu Bekir’in içinde bulunduğu mağaranın yanına kadar geldiler. Hz. Peygamber ve Hz. Ebu Bekir onların ayak seslerini işitti, Ebu Bekir korktu. Kur’anı- Kerim, buna işaret etmektedir:

… Onlar mağaradaydı; o arkadaşına: üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu. Bunun üzerine Allah ona emniyetini indirdi…” (Tevbe,40)

Mağaraya sığınmalarından üç gün sonra, dördüncü günün sabahında, daha önce anlaştıkları kılavuz Abdullah İbni Ureykıt öncülüğünde Hz. Peygamber ve Hz. Ebu Bekir develere binip Medine’ye doğru harekete geçtiler. Hz. Ebu Bekir’in azatlısı Amr b. Füheyre de onlarla beraberdi. Müşrikler tarafından, bütün civar kabilelerine Resulullah’ı ele geçirene Kureyş’in yüz deve vaat ettiği duyurulmuştu. Bundan Beni Müdlic aşireti de haberdar oldu.

Beni Müclid aşiretine sahil yolunda iki deve ile dört kişinin geçip gittiği haberi ulaşınca Süraka İbni-i Malik el-Müdlici, 100 deveye tamah ederek onların arkalarına düştü. Ancak Süraka onlara yetişip tam kafileye saldıracağı zaman, atının ayakları diz kapaklarına kadar kuma gömüldü. Atını bir doğru doğrultamadı. Süraka’nın ricası üzerine Hz. Peygamber dua etti. Cenab-ı Hakk’ın kabul buyurması üzerine o halden kurtuldu. Ve Süraka sahabeliğe namzet iyi bir dost oldu.

Hz. Peygamber’in hicret kafilesi, deve yürüyüşü ile 13 günlük olan Mekke’den Medine’ye 8 günde gelmiştir.

Hz. Fatıma, Medine’ye, Ümmü Gülsüm ve Sevda bintu Zem’a ile Beraber Gelmiştir

Hazreti Fatıma

Hz. Peygamber hicret ettiği zaman aile efradını Mekke’de bırakmıştı. Medine’ye yerleştikten sonra, Peygamberimiz Harise’yi, yardımcısı Ebu Rafi ile birlikte Mekke’ye gönderdi. Onlara iki deve ve 500 dirhem de para verdi. Mekke ile Medine arasında bulunan Kudeyd’e geldiklerinde Harise 500 dirhem ile üç deve satın aldı. Mekke’ye varıp Ebu Rafi, Hz. Fatıma, Hz. Ümmü Gülsüm ve Hz. Sevde bintu Zem’a’yı Medine’ye götürdüler. O sırada Hz. Peygamber, mescidi inşa ediyor ve etrafına da evler yaptırıyordu. Ailesini yapılan evlere yerleştirdi.

Peygamberimizin Hutbelerinin Muhtevası

hutbe

Hz. Peygamber’in her hutbesinde başlı başına bir konu olmadığı gibi, sadece Kur’an ayet ve surelerinden oluşan hutbeleri de vardır. Bunların dışında Hz. Muhammed, şartlara ve ihtiyaca göre hikmet ve maslahata uygun hitap etmiştir. Oğlu İbrahim’in vefatı günü güneş tutulunca, bunun ölümle bağlantısı olduğunu zannedenlere hutbesinde  cevap vermiştir. Ayrıca Peygamber ve Hulefay-ı Raşidin zamanında müminlerin hadiselerden cuma hutbeleri ile haberdar edildiği bilinmektedir.  Bu durum, Hz. Peygamber’in hutbelerinin güncel olayları takip ettiğinin açık bir delilidir.

hutbe vermek

Peygamberimizin Medine döneminden itibaren cuma hutbesi okuduğu kabul edilirse, on yıllık Medine döneminde beş yüzün üzerinde hutbe okumuş olması gerekir. Bu zaman zarfında takdim edilen hutbeleri tespit eden ve hutbeleri nitelik ve mahiyet bakımından ele alan bir çalışmaya rastlanmamıştır.

Peygamberimizin hutbeleri, Allah’a hamt etme, nimet ve kemal vasıflarını övme, İslami prensipleri öğretme ve yerleştirme gayesine matuftu. Hutbelerinde insanların dünya ve ahirete yönelik farklı konularına temas etmiş ve bu çerçevede hesap ve mizanı hatırlatmış, takvayı emretmiş, Allah’ın rızasını elde etmeyi ve gazabına yol açan sebepleri açıklamayı da ihmal etmemiştir. Bayramlarda hutbe irat etmiş, kadınları teberruda bulunmaya yönlendirmiştir.

Allah Rasulü, hutbe irat etmek için kalktığı zaman eline bir asa alır ve kendisi için yapılan minberde iken ona dayanırdı. Yayına dayanarak hutbe verdiği gibi, yerde, minberde veya bir devenin üzerinde hutbe irat ettiği olmuştur. Kendisine minber yapılmadan önce bir hurma kütüğüne yaslanarak konuşmuştur.

Temettü Haccı Nasıl Yapılır ? İfrat ve Kıran Haclarından Farkı

Mescid-i Haram
Mescid-i Haram
Mescid-i Haram

Temettu Haccı, ilgili hac mevsiminde, once umre yaptıktan sonra ihramdan çıkıp, sonra tekrar hac yapmak için ihrama girilerek yapılan hac’dır. Temettu Haccında sırasıyla aşağıdaki adımlar uygulanır.

1) Niyet edilir. Mikat sınırında veya önceden niyet edilmesi gereklidir.

2) İhrama girilir.

3) Mekke’ye vardıktan sonra Kabe saat yönününün tersine 7 defa turlanır, yani 7 defa şavt yapılır. Böylece bir tavaf yapılmış olur.

4) 2 rekat tavaf namazı kılınır.

5) Safa ve Merve tepeleri arasında 4 gidiş ve 3 geliş olmak üzere toplam 7 defa say yapılır. “Temettü Haccı Nasıl Yapılır ? İfrat ve Kıran Haclarından Farkı” yazısını okumaya devam et