Esma-ül Hüsna”Er-Rezzak”

ER-REZZAK: Bütün canlıların rızklarını yaratan, kullarına bahşeyleyen ve rızklarına kefil olan anlamına gelir. Esmanın ebced değeri 308‘dir. Zikir saatleri ise sabah gün doğduğu vakit, ikindide güneşin tepe noktasında olduğu vakit, akşam namazı sonrası vakti ve gece teheccüd namazı vaktidir. Rezzak ismi bize maddi ve manevi nice rızklara muhtaç bir kul olduğumuzu hatırlatır. Havas alimlerinin bilgileri doğrultusunda Er-Rezzak esmasının Hz.Mikail (a.s)’ ın tespihlerinden birisi olduğu söyleniyor.

Er-Rezzak Esmasının Faziletleri

Her gün sabah namazından sonra veya güneş doğarken 308 defa okuyan kimse, hiç ummadığı yerlerden rızk sahibi olur ve çeşitli nimetlere kavuşup bolluk içinde yaşar.

Şüphe yok ki Allah, rezzak, kuvvet sahibi metin O” ‘Ya-Rezzak’ ismi çekildikten sonra “İnnellahe huve-rezzaku zulkuvvetilmetin.”ayeti kerimesi ile birlikte dua ederek Allah’tan rızk istemelidir.

21 gün yemekten önce “YA REZZAK” okuyan kimsenin zihni açılır. Hafızası kuvvetli, anlayışı ince ve kolay olur.

Bir kimse cuma namazı sonrasında ‘Ya-Rezzak’ diyerek 100 defa bir hastaya okuyup sonrasında hastanın şifaya kavuşması için dua edebilir.

Her kim Ya Fettah , Ya Rezzak isimlerini beraber her gün okursa, okuyan kişi kapalı kapılarını açar.

Her gün 308 kere “Ya Fettah, Ya Rezzak celle celalühu” zikrine devam eden kimse her işinde başarılı olur.

Er-Rezzak Esmasının Geçtiği Ayetler

“Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da yazılı)dır.” (Hud,6)

“Nice canlılar vardır ki, rızıklarını taşımazlar (yiyecek biriktirmezler). Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Ankebut,60)

“Şüphesiz Allah rızk verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.” (Zariyat,58)

“Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir.” (Kaf,9-11)

“Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.” (Şura,12)

“Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızk veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?” (Fatır,3)

“Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.” (Ali imran,27)

“Onlara, “Allah’ın sizi rızklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın” denildiği zaman, inkar edenler iman edenlere, “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz” derler.” (Yasin,47)

De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O halde, Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” (Yunus,31)

“Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızk olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.” (Münafikun,10)

Tevekkül

Sözlükte “Allah’a güvenmek” anlamındaki vekl kökünden türeyen tevekkül “birinin işini üstüne alma, birine güvence verme; birine işini havale etme, ona güvenme” anlamlarına gelir. Kur’an-ı Kerim’de tevekkül kavramı kırk ayette değişik fiil kalıplarında, dört ayette mütevekkil şeklinde yer almakta, vekil kelimesi çoğu Allah’ın sıfatı şeklinde yirmi dört yerde geçmektedir.

Bir çaresizlik anında Müslüman’ın çaldığı iki kapı vardır;

  1. Dertlerin maddi kapısı.  Bu, o dertle ilgili alınacak tedbir, çareye doğru gösterilen çabadır.
  2.  Dertlerin manevi kapısı. Bu da Allah’a sığınma ve tevekkül kapısıdır.

Çaba olmadan tevekkül çare olmadığı gibi, sadece tevekkülsüz çaba da çare değildir. Elmalılı bunu: “Unutmamak gerekir ki, tevekkül, görevini Allah’a havale etmek değil, emri O’na havale etmektir. Bir çokları bunu kavrayamayıp tevekkülü, vazifeyi terk etme sanırlar.Bu ise Allah’a tevekkül ve itimat değil, O’nun ilah olarak emrine itimatsızlıktır. İyi bilmeli ki, tevekkülün hülasası emre itimat ederek vazifesini sevmektir” diye açıklar.

Hz. Peygamber’in, “Devemi bağladıktan sonra mı tevekkül edeyim yoksa bağlamadan mı?” diye soran bir sahabeye, “Önce bağla, sonra tevekkül et” şeklindeki cevabı  ilgili kaynaklarda tevekkülden önce tedbir almanın gerekliliğine delil sayılmıştır.

Tevekkül eden insan şunlardan kurtulur:

  1. Kainatın dilenciliğinden,
  2. Her hadisenin karşısında titremekten,
  3. Kendini beğenmişlikten,
  4. İnsanlara maskara olmaktan,
  5. Uhrevi sıkıntılardan,
  6. Dünya hadiselerinin tazyiki

Peygamberimizden 7 Dua

  1. “Allahümme e’uzü bi rızake min sehatike ve bi muafatike min ‘ukubetike ve e’uzü bike minke la uhsi senaen ‘aleyke ente kema esneyte ‘ala nefsike.”
  • “Allah’ım! Öfkenden rızana; cezandan affına sığınırım. Senden yine sana sığınırım. Sana övgüyü saymakla bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin.

     2. “Allahümme inni e’uzü bike min zevali ni’metike ve tehavvüli ‘afiyetike ve                     fücaeti nıkmetike ve cemi’ı sahatike.”

  • “Allah’ım! Nimetinin yok olmasından, verdiğin afiyetin (nimet ve sağlığın) bozulmasından, ansızın cezalandırmandan ve öfkene sebep olan her şeyden sana sığınırım.”

     3.”Allahümme inni e’uzü bike mine’l-fakri ve’l-kılleti ve’z-zilleti ve e’uzü                            bikemin          en ezlime ev uzleme.”

  • “Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım; zulmetmekten ve zulme uğramaktan da sana sığınırım.”

    4.”Allahümme inni e’uzü bike en edille ev üdalle,ev ezille ev üzelle ev ezlime ev              uzleme ev echele ev yüchele ‘aleyye”

  • “Allah’ım! Dalalete (sapıklığa) düşmekten veya (başkalarını) dalalete düşürmekten, hataya düşmekten veya (başkasını) hataya düşürmekten, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cahillik etmekten veya cahillikle karşılaşmaktan, sana sığınırım.”

    5.“Allahümme barik lena fihi ve ed’imna h’eyren minhü.”

  • Ey Rabbimiz! Bunu bize mübarek ve bereketli kıl ve bize bundan hayırlısını yedir.”

   6.”Allahümme bike esbahna ve bike emseyna ve bike nehya ve bike nemutü ve                ileyke’l-masir.”

  • “Allah’ım! Senin iznin ve yardımınla sabahladık ve akşamladık. Yine senin izin ve yardımınla yaşar ve ölürüz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.”

    7.“Bismillahillezi la yedurru mea’smihi şey’ün fi’l-ardı vela fi’s-sema’ ve hüve’s-               semiu’l-alim.”

  • İsmini zikredince yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın isminden yardım talep eder, onunla korunurum. O her şeyi işitir ve bilir.” (Sabah ve akşam 3 kere okunursa ani bir bela isabet etmez.)

Esma-ül Hüsna”El-Vehhab”

EL-VEHHAB : Karşılıksız ve sebepsiz olarak bolca ihsan eden, ikram ve ihsanlarda bulunan anlamına gelir.Zikir sayısı 14‘tür. Zikir vakitleri ise sabah gün doğumu, ikindinin son vakti, akşam namazından bir saat sonraki vakit ve gece yarısından sonraki ilk vakitlerdir.

El-Vehhab Esmasının Faziletleri

Ya Vehhab ismini sürekli zikreden kişinin rızkı artar, maddi sıkıntılarından kurtulup, refaha erer.

Dua edilirken 7 defa zikredilirse duanın kabulüne vesile olur.

Bir kimse her beş vakit namazın farzından sonra yerinden kalkmadan 14 kere bu ismin zikrine devam ederse, yaşadığı sürece yokluk ve geçim sıkıntısı çekmez.

Maddi sıkıntısı olup, bu sıkıntıdan kurtulmak isteyen; Ya Vehhab ismini devamlı okumalıdır.

Her gün, güneş doğmadan önce 196 kere “Ya Vehhab celle celalühu” zikrine devam eden, geçim sıkıntısından kurtulur. Rızkı bollaşır, işleri kolaylaşır.

Duha namazından sonra secdeye gidip “Ya Vehhab” zikrine devam eden kimse dünyalık olarak istediği mal ve menfaate sahip olur.

El-Vehhab Esmasının Geçtiği Ayetler

“(Onlar şöyle yakarırlar): “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.” (Ali İmran,8)

“Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?” (Sad,9)

“Süleyman, “Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!” dedi.” (Sad,35)

Cuma Suresi

Medine’de inmiştir, 11 ayettir.Kur’an-ı Kerim’in 62.suresidir. Adını cuma namazını farz kılan 9. ayetten almıştır. Cuma suresinde Hz. Muhammed’in gönderilmesinin hikmetlerine değinilmekte, kendilerine Tevrat verilenlerin bu emanetin sorumluluğunu taşıyamadıkları belirtilip Yahudilerin bazı iddiaları eleştirilmekte, cuma namazının Müslümanlar açısından taşıdığı önemin üzerinde durulmaktadır. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Cuma Suresini okuyan kişiye, Müslüman şehirlerden bir şehirde Cuma Namazına gelen ve gelmeyenlerin sayısınca on sevap verilir.”

cuma1_8

Okunuşu

Bismillahirrahmanirrahim

  1. Yusebbihu lillahi ma fiyssemavati ve ma fiyl’ardıl elmelikilkuddusil-‘aziyzilhakiymi
  2. Huvelleziy be’ase fiyl’ummiyyiyne resulen minhum yetlu ‘aleyhim ayatihi ve yuzekkiyhim ve yu’allimuhumulkitabe velhıkmete ve inkanu min kablu lefiy dalalin mubiynin
  3. Ve ahariyne minhum lemma yelhaku bihim ve huvel’aziyzulhakiymu
  4. Zalike fadlullahi yu’tiyhi men yeşa’u vallahu zulfadlil’azıymi
  5. Meselulleziyne hummiluttevrate summe lem yahmiluha kemeselilhımari yahmilu esfaren bi’se meselulkavmilleziyne kezzebu biayatillahi vallahu la yehdiylkavmezzalimiyne
  6. Kul ya eyyuhelleziyne hadu in ze’amtum ennekum evliyau lillahi min duninnasi fetemennevulmevte in kuntum sadikıyne
  7. Ve la yetemennevnehu ebeden bima kaddemet eydiyhim vallahu ‘aliymun bizzalimiyne
  8. Kul innelmevtelleziy tefirrune minhu feinnehu mulakıykum summe tureddune ila ‘alimilğaybi veşşehadeti feyunebiiukum bima kuntum ta’melune
  9. Ya eyyuhelleziyne amenu iza nudiye lissalati min yevmilcumu’ati fes’av ila zikrillahi ve zerulbey’a zalikum hayrun lekum in kuntum ta’lemune
  10. Feiza kudıyetissalatu fenteşiru fiyl’ardı vebteğu min fadlillahi vezkurullahe kesiyren le’allekum tuflihune
  11. Ve iza reev ticareten ev lehveninfaddu ileyha ve terekuke kaimen kul ma ‘ındallahi hayrun minellehvi ve minetticareti vallahu hayrurrazikıyne

Anlamı

Bismillahirrahmanirrahim

  1. Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ı tespih eder.
  2. O, ümmilere*, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. (ümmi:okuma,yazma bilmeyen kimse)
  3. (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
  4. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
  5. Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
  6. De ki: “Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!”
  7. Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir.
  8. De ki: “Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen alemi de bilen Allah’a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.”
  9. Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
  10. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
  11. (Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar.De ki: “Allah’ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”

Faziletleri

  • Dargın olan eşlerin aralarının düzelmesi için 3 veya 7 kere okunursa, eşlerin aralarındaki soğukluk ve kızgınlık Allah’ın izniyle gider, birbirlerine karşı muhabbetleri artar.
  • Bu sureyi okumaya devam edenler, şeytan vesveselerinden korunur.
  • Kısmeti kapalı olanlar Cuma Suresini günde 3, 5 veya 7 kere okursa, kısmetleri açılır. Allahü Teala bu sure hürmetine o kuluna evlenmek nasip eder.
  • Cuma suresinin 4. ayeti bir yere asılırsa, orası bereketlenir.