Namazın Sünnetleri Nelerdir?

Sünnetin hükmü: Namazda sünneti terk etmek, namazı bozmaz, sehiv secdesi yapmayı da gerektirmez, ancak mekruh olur.

Namazın Başlıca Sünnetleri Şunlardır:

1. Beş vakit namaz ile cuma namazı için ezan ve ikamet erkekler için sünnettir. (kadınlara mekruhtur.)

2. Namazın iftitah tekbirinde, vitir namazının kunut tekbirinde ve bayram namazlarının zevaid tekbirlerinde elleri kulakların hizasına kaldırmak. (Kadınlar, parmak uçları omuz hizasına gelecek şekilde ellerini kaldırırlar.)

3. Eller kaldırıldığı sırada parmakları ne bitişik ne de fazla açık tutmak, yani kendi halinde normal açıklıkta bulundurmak, ellerin ve parmakların içi kıbleye karşı gelmek,

4. İmama uyan kimsenin iftitah tekbiri, imamı geçmemek üzere- imamın iftitah tekbirine yakın olmak,

5. Kıyamda elleri bağlamak. (Erkekler; sağ elin avucu sol elin üzerinde ve sağ elin baş ve küçük parmakları sol elin bileğin; kavramış olarak ellerini göbek altında bağlarlar.)

(Kadınlar: Sağ el, sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkekler gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğin! kavramazlar)

6. Kıyamda iki ayağın arasını dört parmak kadar açık bulundurmak,

7. Sübhaneke okumak.

8. “Euzubillahi mineşşeytanirracîm”demek.

9. Her rekatta fatihadan önce “Bismillahirrahmanirahim” demek.

10. Fatihanın sonunda imamın ve ona uyanların “Amin” demesi.

11. “Sübhaneke, Eüzü-Besmele ve Amin”i içinden okumak,

12. Sabah ve öğle namazlarında fatihadan sonra uzunca, ikindi ve yatsı namazlarında kısa, akşam namazında daha kısa süre okumak. Bu, misafir olmayanlar içindir. Yolcu olan veya vakti dar olan kimse dilediği ayet ve süreyi okur.

13. Rükûa varırken “Allahü Ekber” demek.

14. Rükûda dizlerim ellerin parmakları açık olarak tutmak. (Kadınlar parmaklarını açmaz ve dizlerim tutmazlar, sadece ellerini dizleri üzerine koyarlar.)

15. Rükûda dizlerim ve dirseklerim dik tutup bükmemek. (Kadınlar rükûda dizlerim bükük bulundururlar.)

16. Rükûda arkasını dümdüz yapmak. (Kadınlar arkalarım biraz meyilli bulundururlar.)

17. Başını, sırtı ile bir seviyede bulundurup yukarıya kaldırmamak ve aşağıya eğmemek.

18. Rükûda üç kere “Sühhane Rahbiye’l-azîm” demek.

19. Rükûdan kalkarken “SemiAllahu ilmen hamideh’ demek.

20. Rükûdan doğrulunca “Rabbena leke’l-hamd” demek.

21. Secdeye varırken yere; önce dizlerini, sonra ellerini, daha sonra alın ve burnunu koymak

22. Secdeden kalkarken önce başını sonra ellerini daha sonra dizleri üzerine ellerini koyarak dizlerini yerden kaldırmak.

23. Secdelere varırken “Allahü Ekber” demek,

24. Secdelerden kalkarken “Allahü Ekber” demek.

25. Secdelerde yüzünü iki elleri arasına almak, eller yüzden geri ve uzakta olmayıp yüze yakın ve yüzün hizasında bulunmak, ellerin parmakları birbirine bitişik olduğu halde kıbleye karşı el ayası ile yere yapışık olmak,

26. Secdelerde üçer kere “Sübhane Rabbiye ‘l-ala ” demek-

27. Erkeklerin, secdede karnını uyluklarından, dirseklerini yanlarından ve kollarını yerden uzak tutması- (Kadınlar, secdede kollarını yanlarına, karnını uyluklarına yapıştırıp yere doğru alçalırlar.)

28. îki secde arasında oturmak.

29. iki secde arasında, birinci oturuşta (Ka’de-i Gla) ve son oturuşta (Ka’de-i ahîre) elleri uylukları üzerine koymak.

30. Otururken sol ayağını yere yayıp üstüne oturmak ve sağ ayağını dikerek parmaklarım kıbleye karşı getirmek- (Kadınlar, ayaklarını sağ tarafa yatık olarak çıkarıp sol kalçaları üzerine otururlar.)

31. Ettehiyyatü’nün kelime-i şehadetinde sağ elinin şehadet parmağı ile işaret etmek.

işaret; Kelime-i şehadette “La ilahe” derken sağ elin şehadet parmağını kaldırmak, “illellah” derken de indirmek suretiyle olur

32. Ettehiyyatü’yü içinden okumak.

33. Üç ve dört rekatlı farzların üçüncü ve dördüncü rekatlarında fatiha okumak. (ilk iki rekatlarda fatiha okumak ise vaciptir.)

34. Son oturuşta “Ettehiyyatü”den sonra “Allahümme sallı, Allahümme barik” ve bunlardan sonra da dua okumak.

35. Selam verirken başını evvela sağa. sonra sola çevirmek.

36. Selamda “Esselamu aleyküm ve Rahmetullah” demek.

37. İmam her iki tarata selam verirken kendisine uyan cemaatı ve hafeze meleklerini selamlamayı niyet etmek.

38. İmama uyan, selamında cemaati ve imamı niyet etmek.

39. Tek başına kılan; selamında melekleri niyet etmek.

40. İmam sol tarafa selam verirken sesini biraz alçaltmak.

41. İmama uyan kişinin selamı, imamın selamına yakın olmak.

42. İmama sonra dan uyan kimse, yetişemediklerim kılmak için imamın ikinci selamını beklemek.


Namazın Mekrûhları Nelerdir?

1. Namazın içinde sağa sola bakmak
2. Elbise veya vücut ile oynamak. (Vücuda yapışan elbiseyi küçük bir hareketle silkelemekte bir beis yoktur)
3. Özürsüz, parmağını çıtlatmak
3. Secde yerindeki taşları temizlemek
4. Elini böğrüne koymak
5. Bir yerini bir veya iki kere kaşımak. (Namazda burun akıntısını silmek yere akıtmaktan evlâdır.)
6. Özürsüz bağdaş koymak
7. İnsan yüzüne karşı kılmak
8. Kor halindeki ateşe karşı namaza durmak
9. Bir kimsenin önünde, başı üzerinde, sağında, solunda arkasında veya elbisesinde bakan kimsenin kolayca görebileceği kadar belirgin resim varken namaz kılmak
10. Gerinmek, esnemek
11. Tehiyatta ayak parmaklarını dikip, ökçelerin üzerinde durmak
12. Kaynaklarını (kalçalarını) yere koyup dizlerini göğse çekerek veya elleri yere koyarak oturmak
13. Yenisi ve güzeli varken eski ve kötü elbise ile kılmak. (müstehap olan her zaman adet olanı giymektir. Gecelikler, giyilmesi adet olan elbiselerden olduğu için onunla namaz kılmakta kerahet yoktur.)
14. Başı açık kılmak. (Alçak gönüllülük maksadıyla olursa mekruh olmaz.)
15. Secdede veya secde dışında elinin veya ayağının parmaklarını kıbleden çevirmek
16. Cemaatle namaza duracağında önünde yer varken safa girmeyip, arkada durmak
17. Kabre karşı namaz kılmak
18. Necasete karşı perdesiz namaz kılmak
19. Kadınla, perdesiz bir hizada durup ayrı ayrı namaz kılmak
20. Tuvalete gitme ihtiyacı varken sıkışık olarak namz kılmak
21. Secdeden kalkarken dizlerini ellerinden evvel kaldırmak
22. Secdede bir ayağını kaldırmak
23. İmamdan evvel rüku’a gitmek
24. İmamdan evvel secdeye gitmek
25. İmamdan evvel secdeden kalkmak
26. Secdeye giderken özürsüz olarak ellerini dizlerinden evvel yere koymak
27. Özürsüz, yere veya duvara dayanarak kalkmak
28. Namazda alnından toprak silkmek
29. Bir rekatte okuduğu zammı sure ile, bunu takip eden rekatte okuduğu zammı süre arasında sadece bir sure atlamak
30. Bir sonraki rekatta, bir önceki rekatta okuduğu zammı surenin evvelinden sure veya ayet okumak
31. Farz namazlarda bir sureyi bir rekatta iki defa okumak, veya bir sureyi her iki rekatte okumak
32. Farzın ikinci rekatinde, birinci rekatte okuduğundan üç ayet fazla okumak
33. İmama uyanın imamla birlikte Kur’an okuması
34. Özürsüz, alnındaki sarığın üzerine secde etmek
35. Kıyamda iken özürsüz olarak duvara dayanmak
36. Kıyamda sağa veya sola eğik vaziyette durmak
37. Özürsüz, tek ayak üstünde durmak
38. Namaz içinde ayet ve tesbihleri parmakla saymak
39. Cemaatle namaz kılınırken yalnız namaz kılmak
40. İmamın mihraptan başka yere durması
41. İmamın bir zirâ (50cm) alçak yerde durup, cemaatin imamdan yüksekte durması
42. İmamın bir zirâ (50cm) yüksek yerde durması; (Eğer imamın yanında bir kişi bulunursa mekruh olmaz.)
43. “Besmele” ve “âmin”i açıktan okumak
44. Kırâatı rükua inerken tamamlamak
45. Tekbirleri yerlerinde almamak, her zikir ve kırâati (okumayı) yerinde yapmamak
46. Rüku ve secde tesbihlerini başını kaldırdıktan sonra söylemek
47. Omuzu açık ve kolları sıvalı olarak namaz kılmak
48. Önünde bir canlının geçmesi ihtimali olan yerde önüne sütre (herhangi bir cisim) dikmeyi terk etmek
49. Bir şeyi koklamak
50. İşitilmeyecek derecede üflemek (işitilecek dercede üflenirse namaz bozulur)
51. Başa mendil ve benzeri bir şeyi sarıp tepesini açık bırakmak
52. Ağzını ve burnunu örterek namaz kılmak
53. İkinci defa toplanan cemaate imam olacak şahsın mihraba durması.

Hz. Muhammed ve Sünnetleri

Peygamber Efendimizin sünnetleri;

  1. Alışverişte Pazarlık yapmak
  2. Artık bırakmamak
  3. Misafire ilgi göstermek
  4. Birbirini sevmek
  5. Çocukların başını okşamak
  6. Sevdiğini söylemek
  7. Yastıksız yatmamak
  8. Sohbet etmek
  9. Affetmek
  10. Sessiz ağlamak
  11. Yerde yemek yemek
  12. Ekmeği elle koparmak
  13. Kıyafeti katlamak
  14. Koşmamak
  15. Koku sürmek
  16. Çalışmak
  17. Teşekkür etmek
  18. Yemeklerin ağzını kapatmak
  19. Yünlü güzel elbiseler giymek
  20. Saç uzatmak
  21. Saç kısaltmak
  22. Saç örmek
  23. Çatlak bardaktan su içmemek
  24. Heybetli görünmek
  25. Perşembe günü tırnak kesmek
  26. Beyaz yeşil giyinmek
  27. Kabak yemek
  28. Ölümü hatırlamak
  29. Yeri gelince konuşmak
  30. Süt içmek
  31. Yoldaki engeli kaldırmak
  32. Doymadan kalkmak
  33. Düzenli olmak
  34. Ezanı dinlemek
  35. Yemeği yavaş yemek
  36. Hasta iken hamdetmek
  37. Mideyi 1/3 su. 1/3 yemek. 1/3 hava alacak şekilde boş bırakmak
  38. Sıcak yemeği üflemeden yemek
  39. Paylaşırken çok olanı diğerine vermek
  40. Kötülüğe iyilik ile mukabele etmek
  41. Yolda yürürken konuşmamak,
  42. Ezan okunurken hiçbirşey yapmadan oturmak,ve tekrar etmek
  43. Her işe besmele ile başlamak,
  44. Cuma günü tırnak kesmek,
  45. Her cuma sadaka vermek,
  46. Suyu üç yudumda içmek,
  47. Bir şey yerken üç parmakla yemek,
  48. Orucu su veya hurma ile açmak,
  49. Yatarken sağ tarafa yatmak,
  50. Misafirliğe giderken tatlı götürmek,
  51. Her şeyi giyerken sağdan giymek, çıkarırken soldan çıkarmak,
  52. Kırk gün hiç ara atlatmadan aç karnına siyah kuru üzüm yemek,
  53. Evden her çıkarken taze abdest almak,
  54. Tuvalete ve banyoya sol ayakla girip, sağ ayakla çıkmak,
  55. Cami ve medreselere sağ ayakla girip, sol ayakla çıkmak,
  56. Yolda ayağa takılan herşeyi kenara koymak,
  57. Banyo ve tuvalete tükürmemek,
  58. Tuvaletten çıkınca elleri yıkamak,
  59. Hasta ve yaşlıları ziyaret etmek,
  60. Meyvenin çekirdeğini sol elle çıkarmak,
  61. Yüzme öğrenmek ve ok atmayı bilmek,
  62. İnsanları yüzüne karşı övmemek,
  63. Yemek yerken başkalarının yediğine bakmamak,
  64. Yemek yerken kendi önünden yemek,
  65. Sabah kalkınca üç kere burnunu sümkürmek,
  66. Cuma günleri beyaz elbise giymek,
  67. Ayakkabıları düzüne çevirip giymek,
  68. Sofraya oturmadan elleri yıkamak,
  69. Sofrada yeşillik ve sirke bulundurmak,
  70. Yemek tabağının dibini sıyırmak,
  71. Sofra kırıntısını sağ elin işaret parmağı ile yemek,
  72. Sofraya iyice acıkmadan oturup, doymadan kalkmak,
  73. Toplulukta gizli konuşmamak,
  74. Mezar başlarını okumamak,
  75. Misafire hoşaf suyu ikram etmek,
  76. Kurban bayramında, kurbanın kemiklerini kırmadan toprağa gömmek,
  77. Arabaya binice”3 kere elhamdülillah, 3 kere allahu ekber, 1 kerede la ilahe illallah”demek,
  78. Yemekten sonra tatlı yemek,
  79. Lapıya gelen çocuğa bir şey vermek,
  80. Hergün 100 tane estağfirullah demek,
  81. Öğle uykusu uyumak,
  82. Gülsuyu kullanmak,
  83. Sofraya büyüklerden önce oturmamak,
  84. Kendi önünden yemek, aç gözlülük yapmamak,
  85. Güler yüzlü olmak, kusurları af ile karşılamak,
  86. Sıla-i rahîm yapmak (akraba ziyareti),
  87. İlk verilen sözün tutulmak,
  88. Konuşurken gözbebeğinin içine bakarak konuşmak,
  89. İyiliği en çok emretmek, kötülüğü nahyedmek
  90. Selâm vermek ve yemeği iki öğün yemek,
  91. Tane tane konuşmak, anlaşılmayan şeyi 3 kere anlatmak,
  92. Her gece göze sürme çekmek,
  93. Misvak kullanmak,
  94. Kötülük yapana iyi muamele etmek,
  95. Gusülden sonra iki rekat namaz kılmak,
  96. Tuvalete girerken çıkarken dua etmek,
  97. Cuma gününde et yemek,
  98. Tesbihat okumak
  99. Saç taramak
  100. Sağ elini kaldırıp oturmak
  101. Dizleri üzerine oturmak
  102. Otururken bağdaş kurmak
  103. Yatarken Felak Nas okumak
  104. Dizleri karnına doğru çekip yatmak
  105. Sol eli dizleri üzerine koyup yatmak
  106. Sağ eli yanağının altına koymak
  107. Kıbleye yönelip yatmak
  108. Sağ elle alıp sağ elle vermek
  109. Misafir ağırlamak
  110. Misafire ilgi göstermek
  111. Misafiri uğurlamak
  112. Misafiri tekrar davet etmek
  113. Davete icabet etmek
  114. Birbirine sabretmek
  115. Birbirinin kusurunu örtmek
  116. Sohbet etmek
  117. Arkadaş ziyaretinde bulunmak
  118. Çalışmak
  119. Hal hatır sormak
  120. Sadaka vermek
  121. Dişleri fırçalamak ve beş vakit misvaklamak
  122. Kapıyı üç kere çalmak Kim o denildiğinde ismini söylemek
  123. Kapı açıldığında yan durmak
  124. Aynaya bakınca dua etmek
  125. Kapıdan sağdan girene yol vermek
  126. Birbirini uyarmak
  127. Kur’an-ı Kerim ve tefsir okumak
  128. Ayakkabı giymeden önce silkelemek
  129. Tuvaletten sonra üç kere elleri yıkamak
  130. Tuvaletin kabını su dolu bırakmak
  131. Tuvalette ve banyoda konuşmamak
  132. Birbirine güzel koku ikram etmek
  133. Elleri ve yüzü kurulamamak
  134. Elleri ve yüzü yemekten önce kurulamak
  135. Abdest alırken yüzüğü çevirmek
  136. Malayani (boş) konuşmamak ve dinlememek
  137. Secdeyi sünnet üzere katlamak
  138. Dua ederken elleri yere kapatmak
  139. Gusülden sonra ayakları soğuk su ile yıkamak
  140. Temiz giyinmek
  141. Sabah uyanınca el yıkamak
  142. Yemekte güzel konuşmak
  143. Birbirine iltifat etmek
  144. Birbirine süt ikram etmek
  145. Birbirine yastık ikram etmek
  146. İstişare yapmak
  147. Yardımlaşmak
  148. Sürmek ile dışarı çıkmamak
  149. Gıybet etmemek
  150. Gıybet edince uyarmak
  151. İhlaslı olmak
  152. Gelen misafire yer vermek
  153. Ayaktakine yer vermek
  154. İsraf etmemek Işıkları söndürmek
  155. Kapıyı örtmek
  156. Ahireti çok düşünmek
  157. Hz. Usame’yi sevmek
  158. İlim öğretmek
  159. Kaşları düzeltmek
  160. Yumurtayı yıkamak
  161. Sebze ve eti yıkamak
  162. Akşam bulaşık bırakmamak
  163. Vakıa Suresini okumak
  164. Yerde yemek yemek
  165. Ekmeği elle koparmak
  166. Kıyafeti katlamak
  167. Sahur yapmak
  168. Koşmamak
  169. Yemeğe besmele ile başlamak
  170. Oturarak su içmek ve besmele çekmek
  171. Su içerken kıbleye yönelmek
  172. Suyu üç yudumda içmek
  173. Koku sürmek
  174. İğne iplik taşımak
  175. Silah taşımak
  176. Saçını ortadan ikiye ayırmak
  177. Etli yemek yedikten sonra Kur’an-ı Kerim okumak
  178. Çatlak bardaktan su içmemek
  179. Paylaşırken çok olanı diğerine vermek
  180. Çorbaya sinek düştüğünde iki kanadı batırmak
  181. Yürürken hızlı ve yere bakarak yürümek
  182. Heybetli görünmek
  183. Hoşlanmayınca yüzünü ekşitip sonra sebebini söylemek
  184. Cuma günü gusül abdesti almak
  185. Kötülüğe iyilikle mukabele etmek
  186. Yavaş ve tane konuşmak
  187. Pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak
  188. Musibetle karşılaşınca Allah’ı anmak
  189. İnsanlara önce müjdeleyip sonra korkutmak
  190. Akşam namazında Kafirun ve İhlas okumak
  191. Abdest alırken göz pınarlarını meshetmek
  192. Beyaz ve yeşil giyinmek
  193. Teheccüd kılmak
  194. Tebessüm etmek
  195. Eşikte oturmamak
  196. Teşekkür etmek
  197. Yemek ısıtmak ve sıcak yemek yememek
  198. Tesbih çekmek Dua etmek
  199. Üç kez sarılmak
  200. Selavatlaşmak
  201. Allah CC anılan meclislerde adaba uygun bulunmak
  202. Dua ederken elleri yüzüne kapatmak
  203. Dua ederken elleri havaya kaldırmak
  204. Birbirine Allah CC rızasını hatırlatmak
  205. Sinirlenince ayakta iken oturmak, otururken yatmak, geçmiyorsa abdest almak, yine olmuyorsa namaz kılmak
  206. Kur’an ahlakı üzere yaşamak
  207. İnsanlara güzel ahlakla muamele etmek
  208. Allah CC korkusu ile ağlamak
  209. Allah CC hakkında hüsnü zan etmek
  210. Kahvaltıda yedi zeytin yemek
  211. Teravih kılmak
  212. Namazın sünnetlerini kılmak
  213. Yemeğe abdestli oturmak
  214. Yeri gelince konuşmak
  215. İrşad yapmak Yeri gelince konuşmak
  216. Doymadan kalkmak Mideyi 1/3 su, 1/3 yemek, 1/3 hava ile doldurmak
  217. Yemekten önce su içmek, ortasında ve sonunda içmemek
  218. Düzenli olmak
  219. Cevşen okumak
  220. Güzel düşünmek ve güzel söz söylemek
  221. Yemeği yavaş yavaş yemek
  222. Fatiha’dan sonra amin demek
  223. Abdeste besmele ile başlamak
  224. Abdest üstüne abdest almak
  225. Birbiri hakkında hüsnü zan etmek
  226. İnsanlar arasında üst değişmemek
  227. Kalem defteri yanından ayırmamak
  228. Ayak üstüne ayak atmamak
  229. Hayırlı olan işlerde acele etmek
  230. Açıkta bulunan çalkalayıp içmek
  231. Orucu tuz, zeytin ve hurma ile açmak
  232. Yemekten önce elleri yıkamak
  233. Yemekten sonra ve su içtikten sonra elhamdülillah demek
  234. Yemeğin ortasında dua etmek
  235. Tuvalete girerken ve çıkarken dua etmek
  236. Sağ elle almak vermek
  237. Ayna, tarak ve çakmak taşımak
  238. Yoldan geçene selam vermek ve selam almak
  239. Sıcak yemeği üflemeden yemek
  240. Yemeklerin ağzını kapatmak
  241. Yünlü güzel elbise giymek
  242. Tabaktaki yemeği sünnetlemek
  243. Kabak yemek
  244. Çatalla yemek
  245. İki öğün yemek
  246. Sürme çekmek
  247. Eve girerken tesbih çekmek
  248. Yemeğe tuzla başlamak
  249. Etli yemek
  250. Tuvalete sol ayakla girip sağ ayakla çıkmak
  251. Çok uzun giymemek
  252. Kibirlenmemek, hediyeleşmek
  253. Süt içmek
  254. Yere düşeni üfleyerek yemek
  255. Kerahatle uyumak
  256. Yoldaki engeli kaldırmak Hapşurunca ”Elhamdülillah” demek hapşurana ”Yerhamukullah” karşılığında ” Yehdina ve yehkumullah” demek
  257. Hasta iken hamd etmek
  258. Latife yapmak ve kahkaha ile gülmemek
  259. Alçak gönüllü olmak
  260. Namazı vaktinde kılmak
  261. Boş eve selam vermek

Efendimizin Sünnetleri

hz.muhammed

* Her işe besmele ile başlamak.
* Suyu üç yudumda oturarak, kıbleye dönerek içmek.
* Su içerken başında “besmele” çekmek, sonunda “elhamdülillah” demek.
* Tuvalete girerken sol ayakla girmek, çıkarken sağ ayakla çıkmak.
* Tuvalete girerken “ALLAHümme inni euzü bike minerricsil habisi muhbusi mineşşeytanirraciym.” çıkarken de “Elhamdülillahi anil eza ve afani” demek.
* Tuvalete tükürmemek, orada konuşmamak, bir şey yememek, oradan çabuk çıkmak.
* Def-i hacette bulunmadan önce bir miktar su dökmek.
* Tuvalete başı kapalı girmek (idrardan çıkan asitin ilk temas ettiği yer saç kökleri olduğu için başı kapalı olmazsa saç dökülmesine sebep olur.)
* Mutfakta bir kabı kullanmadan önce onu temiz su ile durulamak.
* Açıkta kalan yiyeceklerin üzerini örtmek.
* Ayakkabıları giymeden önce ters çevirip silkelemek.
* Kıyafetleri sağdan giyip, soldan çıkartmaya başlamak. 
* Sofraya oturmadan hayalen mideyi üçe bölmek 1/3 su, 1/3 yemek, 1/3 hava.
* Acıkmadan sofraya oturmamak ve doymadan sofradan kalkmak.
* Yemeğe tuz ile başlamak.
* Yemeği ayrı tabaklarda değil de ortak tabakta yemek, yerken önünden almak, yemeğin ortasına dokunmamak.
* Misafire bir bardak su bile olsa ikramda bulunmak, mümkünse etli yemek ikram etmek.
* Çörek otu yemek.
* Sofrada yeşillik, evde sirke bulundurmak.
* Sofrada sol ayak kalçanın altında, sağ ayak karın bölgesine kırılmış vaziyette oturmak,
bağdaş kurmamak (sofrada ayak değiştirmek doymanın alametidir).
* Kur’an-ı Kerim‘i hüzünle, mümkünse ağlayarak okumak.
* Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.
* Hastayı üçüncü gününden sonra da iyileşmezse ziyaret etmek. Hastanın olduğu yerde çorba pişirmek.
* Hapşırınca “elhamdülillah” diyene “yerhamukellah (bayan ise “yerhamukillah”) demek. 

* Uykudan kalkınca elleri en az üç defa yıkamadan yiyecek kabına dokunmamak.
* Akşam üzeri önce perdeyi çekmek, sonra ışığı açmak.
* Banyodan son çıkma sırasında ayaklara soğuk su dökmek.
* Tabakta hiçbir şey kalmayacak şekilde yemek tabağını sünnetlemek. Sonra bir miktar su koyup onu kaşıksız içmek.
* Tek sayıyı tercih etmek.  
* Cuma günleri farz olmasa bile gusül abdesti almak, güzel koku sürünmek, sadaka vermek, beyaz giyinmek, tırnak kesmek.
* Yatarken yatağa çarşaf sermek.
* Gece, günlük kıyafetleri çıkarınca katlamak.
* Sabah namazı vakti çıkınca ilk 45 dk (Keraat vakti) ve akşam ezanının okunmasına 45 dk kala uyumamak .
* Güneş tam tepede iken yani öğle vakti bir miktar uyumak, uyuyamıyorsa bile 10 dk gözleri kapatmak .
* Gece yatmadan önce 3 defa toz sürme çekmek (Göz hastalıklarına şifadır).
* İşrak namazı kılmak.
* Konuştuğu kimseye bedeniyle dönerek konuşmak.
* Kapıyı üç kez bekleyerek çalmak.
* Kapıyı çalarken kapının ya sağında ya da solunda beklemek, karşısında durup da içeriyi
izlememek. 
* Baş kıbleye gelecek şekilde sağ el sol yanak altında, sol el iki diz arasında, dizler de
karın bölgesine bükülü vaziyette yatmak.  
* Başı ağrıdığında tülbent ile sıkıca sarmak.
* Abdest alırken kıbleye dönmek, sonunda üç yudum su içmek.
* Yolda önüne bakarak hızlı adımlara yürümek.
* Selamlaştığı insana sağ elini uzatmak, işaret ve baş parmağı arasındaki boşluğu karşıdaki insanın aynı yerine temas ettirmek. (Elin bu kısmında muhabbet damarları varmış.)
* Saçları gece yatmadan hemen önce ve kıbleye dönerek her gün taramak, ortadan ayırmak.
* Yanında misvak, ayna, kesici bir alet, yakıcı bir alet, güzel koku ve tarak taşımak.
* Gece abdestli yatağa girmek (Ölüm gelirse şehit hükmünde olmak için).
* Gece yatmadan önce “Felak ve Nas Sureleri”ni okuyup iki elini birleştirerek üflemek ve vücudunun her yerine sürmek.

Zekatın Hikmetleri -II-

zekat

Allah İçin Verilecek Mallar

Kişinin en çok sevdiği ve nefsinin kendisi için ayırıp tercih ettiği en iyi maldan zekat/sadaka vermesi daha fazilet­lidir. Böylece yüce mevlasının emrettiği gibi onun için ola­nı tercih etmiş olur. Allah Teala, kendisi için infak edenle­rin halini bir misalle şöyle anlatmıştır: “Kazandığınız şeyle­rin helal olanlarından infak ediniz. Size verilse gözü­nüzü yummadan almayacağınız kötü malı hayır diye infak etmeye kalkışmayın.”

Yani malınızın değersiz olanlarını ayırıp Allah için vermeye kalkışmayın; öyle ki bu mal sizden birine verilmiş ol­sa onu ancak istemeyerek ve verenden utanarak alır. Nef­sinizin güzel bulmadığı yahut ileri için biriktirmeyi kötü gör­düğü yahut başkasından dolayı aldığı veyahut birine he­diye etmeyi güzel görmediği değersiz malları, zekat ve sa­daka olarak Allah için vermeye kalkışmayın. Böyle yapar­sanız, nefsini veya senin gibi bir kimseyi yüce rabbine ter­cih etmiş olursun. Bu, kötü edeptendir. Kötü edep ile hiçbir ibadet yerine gelmiş olmaz.

Hz. Enes’in (r.a) rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “Harama bulaşmadan kazandığı maldan infak eden kula müjdeler olsun. ”

Veren ile Alanın Duası

Bir fakire sadaka verdiğin zaman sana dua ederse aynı şekilde sen de onun için dua et. Böyle yaparsan, senin duan onun duasına karşılık olur. Böylece verdiğin sadakanın sevabı sana kalmış olur. Aksi halde onun duası senin yaptığın iyiliğe karşılık olur. Alimler bu durumdan sakınırlardı. Ayrıca bu, tevazuya daha yakın bir davranıştır.

Aslında sen fakire ulaştırdığın hayırdan dolayı dua ve teşekkür gibi bir karşılığı hak etmiş değilsin; çünkü sen yü­ce Allah tarafından sana farz kılınan bir ibadeti yapmakta­sın veya yüce Rabbinin o kimseye takdir ettiği rızkını ulaş­tırmaktasın.

Hz. Aişe ve Ümmü Seleme (r.a) bir fakire herhangi bir yardım gönderdiklerinde zekatı götüren elçiye, fakirin yap­tığı duayı aklında tutmasını söylerlerdi. Sonra kendileri ay­nı duayı o fakir için yaparlardı ve “Sadakamızın sevabının bize kalması için böyle yapıyoruz” derlerdi. Hz. Ömer ve oğlu Abdullah da böyle yapardı.

Kendisine bir hayır yaptığın fakirden sana dua etmesi­ni beklemen ya da ondan bunu istemen uygun değildir. Ay­rıca ona yaptığın iyilikten dolayı seni hayırla anmasını ve övmesini de istememelisin. Çünkü bunlar sadaka ve hay­rın sevabını noksanlaştırır. Bu beklenti sende ileri seviye­ye ulaşır ve kalbinde kuvvetlenirse amelini iptal eder.

Her ne kadar fakirin sana dua etmesi veya kendisine yaptığın iyiliğe karşılık seni hayırla anma görevi varsa da, o bununla Allah’ın kendisine emrettiğini yapmakta ve O’na kulluk etmektedir. Dolayısıyla sen, sana yapacağı teşek­kürü onun üzerindeki bir hakkın olarak görmemelisin.

mekke-dua

Güzel Edepli Olmak

Fakire herhangi bir iyilik yaptığın zaman, bunu güzel edeple, yumuşaklıkla, lütuf ile, tatlı sözlerle ve alçak gönül­lülükle yap. Edep sahibi kimseler bir fakire herhangi bir şey vermek istediklerinde ellerini açarak verirlerdi. Bunu, faki­rin elinin kendi ellerinin üstünde olması ve böylece onun kendilerinden daha üstün olduğunu göstermek için yapar­lardı. Bazıları da verecekleri şeyi fakirin önüne veya yere koyup bunu kabul etmesini isterlerdi. Böylece bir bakıma kendileri isteyici duruma gelirlerdi. Fakiri yüceltmek için, ona verdikleri şeyi elleriyle uzatarak vermezlerdi. Bu du­rum kulun rabbini yakınen tanıdığını ve ibadetinde güzel edep içerisinde olduğunu gösterir.

Kim yaptığı iyiliğin karşılığı olarak fakirin kendisini öv­mesini isterse bu övgü onun amelinden elde edeceği payı­dır ve böylece yaptığı hayrın sevabı yok olur. Hatta, Allah için yaptığı bir amelde ve Allah’ın onun eliyle kuluna gön­derdiği bir rızıkta fakirin kendisini övmesini istediğinden dolayı günah bile kazanır. Bundan kendisini kurtaran kim­senin hali ne kadar güzel olur.

Edep

İyiliğe Teşekkür Etmek

Fakirin kendisine iyilik yapan kimseye bir teşekkür ola­rak özel dualar etmesi müstehaptır. Bunu bir edepten ve mevlasının ahlakı ile ahlaklanmak için yapmalıdır. Çünkü Cenab-ı Hak o kimseyi hayır için bir sebep ve iyilik için bir vasıta yapmıştır. Allah Teala verme işinde kulunu bir vası­ta olarak görmekte ve bundan dolayı kulunu övmektedir.

Böyle yapmak, insanlara bir teşekkür, onlar için dua ve güzel övgüde bulunmaktır. Kendisine bir şey vermedikleri zaman onları kötülememesi de bir çeşit teşekkürdür. Hayır sahibinin verdiğini alırken onları ayıplamamak da teşekkü­rün ayrı bir şeklidir.

Bu söylediklerimizi, şu hadis-i şeriften anlıyoruz: “Ken­disine iyilik yapan insanlara teşekkür etmeyen kimse, Al­lah Teala’ya şükretmiş olmaz..”

İnsanlara teşekkürde, hayra vasıta yapılan şeyleri ka­bul etmek, nimetin ortaya konulmasında güzel edeple mu­amele etmek ve nimet veren yüce Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmak mevcuttur. Çünkü Allah insanlara nimetlerini ihsan etmiş, sonra onlara bir ikram olarak şükürlerine bol sevap­la karşılık vermiştir.

Bir haberde şöyle rivayet edilmiştir: “Yakın sahibi kullar, kendilerine verilen bir nimette önce Allah’ın elini (rahmeti­ni) müşahede edip O’na şükreder. Sonra bu iyiliği yapan müttaki kimselere teşekkür ederler. Çünkü yüce mevla on­ları fakir için bir hamd sebebi ve onun rızkı için bir vasıta yapmıştır.”

Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Kim iyilik ederse onun iyiliğine benzer bir iyilikle karşılık veriniz. Eğer buna imkanınız olmazsa, iyiliğine karşılık olduğuna kanaat getirinceye kadar hayır sahibine dua ediniz.”

İnfaktan dolayı Allah’a şükretmek ise, o malın hiçbir şe­riki olmadan Allah’tan geldiğine kesin olarak inanmak ve o mal ile Allah’a ibadet etmeye çalışmakla olur.

Hayır Yapmak İçin Tercih Edilecekler

Sadaka/zekat verirken, halini gizleyen, halk tarafından bilinmemeyi tercih eden, ona buna halini açıp şikayet et­meyen dindar ve maneviyat ehli kimseleri arayıp bulmak daha faziletlidir. Bunlar, durumları Kur’an’da anla­tılan kimselerdir. Onlar, fakirliklerinden, geçim darlığından yahut kalbini ıslahla meşgul olduğundan veyahut da imka­nı olmadığından yer yüzünden ticaret için gezip dolaşamadığından kendisini ahiret yoluna adamış, devamlı ibadet ve taat ile meşgul olan kimselerdir. Ayet onların sıfatlarını şöyle anlatır: “Onların iffetlerinden dolayı cahiller kendileri­ni zengin zanneder. ”

O halde yaptığın iyiliği, bu vasıfları veya bir kısmını ta­şıyanlara yapmaya gayret et. Böyle yaparsan, amelin te­miz, yaptığın işler de karşılık bulmaya layık olur. İyiliğin ve hayrın en faziletli olanı, fakir kardeşlerine yaptığın iyiliktir.

Hz. Ali’nin (r.a) şöyle dediği nakledilmiştir: “İhtiyaç sahi­bi bir kardeşime 1 dirhem sadaka vererek hukukunu gö­zetmem, bana, başkasına 20 dirhem sadaka vermekten daha sevimlidir. Kardeşime 20 dirhem sadaka vererek iyi­lik yapmam, başkasına, 100 dirhem sadaka vermekten da­ha sevimlidir. Yine kardeşime 100 dirhem sadaka ver­mem, benim için bir köle azat etmekten daha sevimlidir.”

Çünkü Allah Teala, yakın dostları akrabaların arasında zikretmiştir. Buna göre akrabaya verilen zekatın yabancı­lara verilen zekata üstünlüğü, yabancıları bırakıp da yakın akrabaya sadaka vermenin fazileti gibidir. Zira akrabalık bağından sonra en güçlü bağ din kardeşliği bağıdır.

Seleften biri şöyle demiştir: “Amellerin en faziletlisi, kardeşlik hukukunu devam ettirmektir.”