Hz. Muhammed ve Duaları

Dua

Peygamber Efendimiz, nasıl dua edileceğini bize öğretmek için dua etmiştir. Bazıları şunlardır:

“Allah’ım, bizi dostlarınla dost, düşmanlarınla düşman olanlardan eyle!” (Tirmizi)

“Allah’ım, fayda vermeyen ilimden, kabul edilmeyen amel ve duadan sana sığınırım.” (Müslim)

“Allah’ım, senden, bilip bilmediğim her hayrı ister, her şerden sana sığınırım.” (Taberani)

“Allah’ım, bizi dünya zilletinden ve ahiret azabından muhafaza eyle!” (Müslim)

“Allah’ım, günahımı affet ve rızkıma bereket ver!” (İ. Ahmed)

“Allah’ım, kötü huy, kötü iş, kötü arzu ve kötü hastalıklardan sana sığınırım.” (Ebu Davud)

“Allah’ım, yaptığım ve yapmadığım şeylerin şerrinden sana sığınırım.” (Nesai)

“Allah’ım, ölüm anındaki sıkıntılara karşı bana yardım et!” (Tirmizi)

“Allah’ım, beni çok şükreden ve çok sabreden kullarından eyle!” (Bezzar)

“Allah’ım, beni çok zikreden ve emrine uyan kullarından eyle!” (Tirmizi)

“Allah’ım, ilmimi arttır!” (Tirmizi)

“Allah’ım, kulak, göz, dil, kalp ve şehvetimin şerrinden sana sığınırım.” (Nesai)

“Allah’ım, nankörlükten ve kabir azabından sana sığınırım.” (Müslim)

“Allah’ım, bana hidayet, takva, tok gözlülük ve zenginlik nasip eyle!” (Müslim)

“Allah’ım, bana sıhhat, iffet, güzel ahlak ver ve kaderine rıza göstermemi nasip et!” (Taberani)

“Allah’ım, gazabından rızana, cezandan affına, azabından rahmetine sığınıyorum.” (Müslim)

“Allah’ım, her zorluğu bana kolaylaştır! Dünya ve ahirette afiyet ver!” (Taberani)

“Allah’ım, kalbimi ve amelimi riyadan, dilimi yalandan, gözümü hıyanetten koru!” (Hatib)

“Allah’ım, beni ilimle zengin et, hilmle süsle, takva ile şereflendir!” (İ. Neccar)

“Allah’ım, iyiliğimi gizleyen, kötülüğümü yayan hilekar dosttan sana sığınırım.” (İ. Neccar)

“Allah’ım, ölüm anında, şeytanın galebesinden sana sığınırım.” (Nesai)

“Allah’ım, kötü kadınların fitnesinden sana sığınırım.” (Hariiti)

“Allah’ım, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.” (Nesai)

“Allah’ım, bize öyle bir şifa ver ki, geride hiç bir hastalık kalmasın!” (Ebu Davud)

“Allah’ım, Cenneti elde edip Cehennemden kurtulmayı senden istiyoruz.” (Hikim)

“Allah’ım, sana dua edilince kabul ettiğin, bir şey istenince verdiğin, musibet ve sıkıntıların kalkması istenince kaldırdığın ismin hürmetine, senden istiyorum.” (İbni Mace)

“Ya Rabbi, ölümü bana kolaylaştır!” (İbni Ebi-d-dünya)

“Bizi açık ve gizli bütün günahlardan koru!” (Taberani)

“Allah’ım, ürpermeyen kalpten ve doymayan nefisten sana sığınırım.” (Müslim)

“Allah’ım, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, düşkün ihtiyarlıktan sana sığınırım.” (Hikim)

“Allah’ım, bize dini musibet verme! Bize acımayanları başımıza musallat etme!” (Tirmizi)

“Allah’ım, bana öyle bir iman ve yakin ver ki, sonu küfür olmasın!” (Tirmizi)

“Allah’ım, denizlerin arasını ayırdığın gibi, beni Cehennem azabından koru!” (Tirmizi)

“Allah’ım, fakirlikte de, zenginlikte de tutumlu olmayı nasip et!” (Buhari)

“Allah’ım, borç altında ezilmekten ve düşmanın galebesinden sana sığınırım.” (Nesai)

Kur’an-ı Kerim’de Saklı Dualar

Dua

“Ey Rabbimiz! Bizlere dünyada ve ahirette güzellikler ihsan eyle azabından muhafaza eyle.” (Bakara, 201)

“Ey Rabbimiz! Sen bütün bunları boşuna yaratmadın. Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz. Bizleri ateşin azabından koru.” (Al-i İmran, 191)

“Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru.” (Al-i İmran, 147)

“Ey Rabbim! Beni o zalimler topluluğunun içinde tutma.” (Mü’minun, 94)

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et.” (Bakara, 250)

“Ey Rabbimiz! Muhakkak sen, kimi ateşe sokarsan onu cezalandırırsın. Zalimler için yardımcı yoktur.” (Al-i İmran, 192)

“Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara, 286)

“Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul et, muhakkak sen, işiten ve bilensin.” (Bakara, 127)

“Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma karşı bize yardım et.” (Araf, 155)

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve Müslüman olarak bizim canımızı al.” (Araf, 126)

Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum.” (Hud, 47)

“Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.” (İbrahim, 38)

“Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizleri affetmezsen ve bizlere acımazsan hüsrana uğrayanlardan oluruz.” (Araf, 123)

“Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.” (İbrahim, 40)

“Bu hastalık gerçekten beni sarıverdi. Sen ise merhametlilerin en merhametli olanısın.” (Enbiya, 83)

“Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ve tesbih ederim. Ben zalimlerden oldum.” (Enbiya, 87)

“Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla.” (İbrahim, 41)

“Rabbim! Gireceğim yere doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. Çıkacağım yerden de beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” (İsra, 80)

“Seni tenzih ederim ey Rabbim! Tövbe edip sana yöneldim ve iman edenlerin ilkiyim ben.” (Araf, 143)

kuran dua

“Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi affet. Bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.” (Araf, 151)

“Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz sana yöneldik.” (Araf, 156)
“Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” (Kehf, 10)

“Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.” (Taha, 25-26-27-28)

“Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın” (Enbiya, 89)

“Ey Rabbim! Benim ilmimi artır.” (Taha, 114)

“Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.” (Mü’minün, 97)

“Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.” (Mü’minün, 98)

“Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” (Mü’minün, 109)

“Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş Müslümanlar kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş Müslüman bir ümmet ver. Bize ibadet esaslarını göster ve tövbemizi kabul et. Şüphesiz sen tövbeleri kabul eden ve esirgeyensin. Ey Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder, onlara ayetlerini okusun, kitap ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın. Şüphesiz sen güçlü ve üstün olansın, hüküm ve hikmet sahibisin.” (Bakara, 128-129)

“Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir. Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.” (Furkan, 65-66)

“Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.” (Furkan, 74)

“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat. Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.” Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.” (Şuara, 83-84-85)

“Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et.” (Ankebut, 30)

“Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” (Haşr, 10)

“Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.” (Mümtehine, 4)

“Ey Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” (Mümtehine, 5)

“Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter.” (Tahrim, 8 )

“Ey Rabbim! Katından bana temiz bir zürriyet ver. Şüphesiz sen duaları işitensin.” (Al-i İmran, 38)

“Ey Rabbim! Kavmimin beni yalanlamasına karşı bana yardım et.” (Müminun, 26)

“Ey Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen indirilenlerin en hayırlısısın.” (Müminun, 29)

“Ey Rabbim! Ben ancak kendim ve kardeşimle baş edebilirim. Bizimle fasık toplumun arasını ayır.” (Maide, 25)

“Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!. Ve bizi kafirler topluluğundan rahmetinle kurtar.” (Yunus, 85-86)

“Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize gökten sofra indir, öncemiz ve sonramız için bir bayram ve Sen’den bir belge olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın.” (Maide, 114)

“Biz Allah’a güvendik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında sen hak ile hüküm ver. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın.” (Araf, 88-89)

“Ya Rabbi! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi kaydırma. Katından bize rahmet bağışla, sen çok bağışlayansın. Ey Rabbimiz! Kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları muhakkak sen toplayacaksın. Allah verdiği sözden kesinlikle geri dönmez.” (Al-i İmran, 8-9)

“Ey Rabbimiz! Biz iman ettik. İşlediğimiz günahları bağışla ve bizleri ateşin azabından koru.” (Al-i İmran, 16)

“Ya Rabbi! Bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür. Ya Rabbi! Elçilerine vaad ettiklerini bize ver, kıyamet gününde bizi hor ve aşağılık kılma. Sen kesinlikle vaadinden dönmezsin.” (Al-i İmran, 193-194)

“Ey Rabbimiz! Halkı zalim olan bu şehirden bizi çıkar. Katından bize bir veli ve bir yardımcı gönder.” (Nisa, 75)

“Ey Rabbim! Bana mülkü sen verdin. Rüyaların yorumunu sen öğrettin. Yerin ve göklerin yaratıcısı sensin. Beni Müslüman olarak öldür ve beni salihlere kavuştur.” (Yusuf, 101)

“Ey Rabbim! Beni ve ailemi kavmimin yapmakta oldukları şeyden kurtar.” (Şuara, 169)

“Ey Rabbim! Bana, ana ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat.” (Neml, 19)

“Allah’ım! Onu ve zürriyyetini kovulmuş şeytandan senin sığınmana veriyorum.” (Al-i İmran, 36)

“Bizi doğru yola ilet, kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna; sapıkların ve gazaba uğrayanların yoluna değil.” (Fatiha, 6-7)

“Ey Rabbim! Bu beldeyi, güvenli bir belde yap. Beni ve oğullarımı putlara kulluktan uzak tut. Ey Rabbim! Çünkü putlar, kendilerine tapan birçok insanın sapmasına sebep oldular. Kim bana uyarsa şüphesiz ki, o benim dinimdendir. Kim de bana karşı gelirse şüphesiz ki sen, af ve merhameti bol olansın. Ey Rabbimiz! Soyundan bazılarını, muharrem ve mukaddes evinin yanındaki çorak, zıraata elverişsiz vadiye, namazı kılsınlar diye yerleştirdim. Ey Rabbim! İnsanların kalplerini onlara meylettir. Onları meyvelerle rızıklandır ki, şükretsinler. Ey Rabbimiz! Hiç kuşkusuz sen bizim gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da çok iyi bilirsin. Yerde ve gökte, hiç bir şey Allah’tan gizli kalmaz.” (İbrahim, 35-38)

Allah’a Teslimiyet “Dua”

mekke-dua

cami-dua

Dua kelime anlamı olarak, çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek manalarına gelir. Dinimizde ise dua, insanların isteklerini, dileklerini Allah’a iletmesidir. Yaradan Rabbimiz ile iletişim kurmak ve ondan yardım istemek, ona sığınmak için dua ederiz. Yaptığımız hatalardan dolayı Allah’tan bizi bağışlamasını dilemek için duaya yöneliriz. Allah yalnızca kendisinden yardım istememizi ve kendisine dua etmemizi istemiştir. Böylece yapılan dualara karşılık vereceğini, “… Bana dua edin, duanıza karşılık vereyim…” buyurarak bizlere bildirmiştir.

“Allah’a Teslimiyet “Dua”” yazısını okumaya devam et

Kur’an-ı Kerim Ayetleri ile Yasaklar – II

Kuranı-Kerim

Zinadan Uzak Durun

zina

“Zinaya yaklaşmayın! O; hayasızlık, çirkin, aşağı bir iş, kötü bir yoldur.”

İsra, 32

 

 

 

Zina, iki insanın evli olmadığı halde cinsel olarak ilişkiye girmesi olarak tanımlanır. Allah’ın bize gönderdiği kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bu davranış kesin olarak yasaklanmış ve cezasının büyük olduğu belirtilmiştir. Bir kadın ve bir erkeğin cinsel birliktelikte bulunması için evli olması şarttır. Bunun dışında yaşanan ilişkiler ahlaksızlık olarak görülür. Toplumun en küçük birimi olan aile kurumu, iki insanın evliliği ile kurulur ve daha sonra bu kuruma çocuklar katılarak mutlu bir dünya yaşamı sürülür. Fakat günümüz toplumlarında eski günlere göre daha fazla yaygınlaşmış olan evlilik dışı ilişkiler aile kurumuna zarar vermektedir. İnsanların ortalık yerde yahut gizli olarak yaptıkları zina Allah katında her şekilde cezalandırılır. İnsanlardan saklanır fakat Allah her şeyi görendir, bilendir. Bununla birlikte bir kişinin 4 görgü tanığı olmadan iffetli kadınların zina yaptığını söylemesi ayetlerde yasaklanmıştır. Yine ayetlerde: “O bir şeyden habersiz iffetli mümin kadınlara iftira atanlar, dünyada da ahirette de lanete çarptırılmışlardır. Büyük bir azap vardır onlar için.” (24/23) buyrularak da bu kötülüğü yapanların her iki dünyada da büyük bir azap çekecekleri bildirilmektedir. Yine kendi eşlerine zina ettiğini söyleyen bir erkeğin 4 tanığı olması ve Allah adına 4 kere yemin etmeleri ve 5. de eğer yalancılardan ise Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını dilemesi gerekir (24/6-7). Buna karşılık suçlanan kadının, kocasının yalan söylediğine dair dört defa yemin etmesi ve besincisinde şayet suçlayan erkek doğru söylüyorsa Allah’ın azabının kendisi üzerine olması şeklindeki sözleri kendisinden cezayı düşürür (24/8-9). Görüldüğü gibi yüce Rabbimiz kadının beyanını erkeğinkinden üstün tutmakta ve zina ile suçlanan kadınların toplum tarafından baskı ve işkence görmelerinin önüne geçilmektedir. Oysaki erkek egemenliğinin olduğu insanlık tarihine şahit oluyoruz. Fakat Allah kulları arasında ayrım yapmaz ve kadın erkek kim olursa olsun haklı olanı korumayı uygun görür. Böylece Kur’an pek çok konu gibi bu denli hassas bir konuda da en medeni ve hukuki yaklaşımlarda bulunmakta ve insanların haksız yere mağdur olmalarının önüne geçmektedir.

 

Kibirli Olmayın

kibir

 

“Allah, kibredenleri sevmez.”

Nahl, 23

“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme; çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne dağlara boyca ulaşabilirsin.”

İsra, 37

 

 

Kibir, kişinin kendisini başkasından üstün görmesidir. Büyüklenmek, kendini beğenmek, böbürlenmek, kul olduğunu unutup kendini en üstün görmektir. Kibir şeytani bir his, şeytana mahsus bir özelliktir. İblis de Rabbimizin emrine karşı gelerek üstünlük taslayarak Hz. Adem’e secde etmeyi kabul etmemiştir. Bu isyanı yüzünden Allah katından kovulmuştur. İman sahibi müminler alçak gönüllü, mütevazi, hakkı bilen kimselerdir. Elinde olan nimetlere şükreder, başkasının malına göz dikmez, sahip olduklarıyla yetinirler. Kendinin olmayanı olmuş gibi göstermez, üstün görünmeye çalışmazlar.

Şüphesiz yüce Allah imtihanı gereği insanların bir kısmını diğer bir kısmından dereceler bakımından üstün kılmıştır (43/32). İmtihan gereği üstün özelliklere sahip olanlar şükür etmek yerine kibirlenirlerse gerçekten kötü yoldadırlar. Biz kullara düşen sahip olduğumuz üstünlükler sebebiyle büyüklenmek değildir. Bu üstünlüğün yüce Allah’ın bir lütfu olduğunu bilerek şükretmek ve sahip olduğumuz üstünlükleri Allah yolunda hayırlı işler için harcamalıyız. Hiç şüphesiz önemli olan bu dünyadaki üstünlük değil ahiretteki üstünlüktür.

 

Haram Yemekten Kaçının

“Onların birçoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemekte yarıştıklarını görürsün. Ne kötüdür o yapmakta oldukları.”

Maide , 62

“O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti, bir de Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar. Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.”

Bakara, 173

Yüce Allah kullarını her zaman helal rızık yemeye davet etmiştir. Kur’an-ı Kerim ayetleri müminlerin helal rızık kazanmaları ve haksız kazançtan kaçınmaları gerektiğini söyler. Ayetlerde: “Yalana iyice kulak verirler, haramı tıka-basa yerler.” (5/42) denilmekte ve “Allah’ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin.” (5/88) buyrularak da kazanılacak rızkın temiz ve helal olması gerektiğine söylenmektedir. Haram yollarla elde edilen mallar hem bu dünyada hem ahirette karşımıza büyük bir suç olarak çıkacaktır. Her türlü yaptığımızdan hesap vereceğimiz düşünülürse haksız kazancın hesabını verebilmek mümkün değildir. Emeğimiz ile helal rızık kazanmak için önümüzde hiçbir engel yokken, kolaya kaçıp, haksızlık edip haram kazanmak bize kötülükten başka bir şey kazandırmaz.