Kur’an-ı Kerim’de Saklı Dualar

Dua

“Ey Rabbimiz! Bizlere dünyada ve ahirette güzellikler ihsan eyle azabından muhafaza eyle.” (Bakara, 201)

“Ey Rabbimiz! Sen bütün bunları boşuna yaratmadın. Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz. Bizleri ateşin azabından koru.” (Al-i İmran, 191)

“Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru.” (Al-i İmran, 147)

“Ey Rabbim! Beni o zalimler topluluğunun içinde tutma.” (Mü’minun, 94)

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et.” (Bakara, 250)

“Ey Rabbimiz! Muhakkak sen, kimi ateşe sokarsan onu cezalandırırsın. Zalimler için yardımcı yoktur.” (Al-i İmran, 192)

“Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara, 286)

“Ey Rabbimiz! Bizden bunu kabul et, muhakkak sen, işiten ve bilensin.” (Bakara, 127)

“Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma karşı bize yardım et.” (Araf, 155)

“Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve Müslüman olarak bizim canımızı al.” (Araf, 126)

Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum.” (Hud, 47)

“Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.” (İbrahim, 38)

“Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizleri affetmezsen ve bizlere acımazsan hüsrana uğrayanlardan oluruz.” (Araf, 123)

“Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.” (İbrahim, 40)

“Bu hastalık gerçekten beni sarıverdi. Sen ise merhametlilerin en merhametli olanısın.” (Enbiya, 83)

“Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ve tesbih ederim. Ben zalimlerden oldum.” (Enbiya, 87)

“Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla.” (İbrahim, 41)

“Rabbim! Gireceğim yere doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. Çıkacağım yerden de beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” (İsra, 80)

“Seni tenzih ederim ey Rabbim! Tövbe edip sana yöneldim ve iman edenlerin ilkiyim ben.” (Araf, 143)

kuran dua

“Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi affet. Bizi rahmetine kat. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.” (Araf, 151)

“Bize bu dünyada da, ahirette de iyilik yaz, şüphesiz ki biz sana yöneldik.” (Araf, 156)
“Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır” (Kehf, 10)

“Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi bana kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar.” (Taha, 25-26-27-28)

“Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın” (Enbiya, 89)

“Ey Rabbim! Benim ilmimi artır.” (Taha, 114)

“Ey Rabbim! Şeytanların vesveselerinden sana sığınırım.” (Mü’minün, 97)

“Ey Rabbim! Onların benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.” (Mü’minün, 98)

“Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” (Mü’minün, 109)

“Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş Müslümanlar kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş Müslüman bir ümmet ver. Bize ibadet esaslarını göster ve tövbemizi kabul et. Şüphesiz sen tövbeleri kabul eden ve esirgeyensin. Ey Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder, onlara ayetlerini okusun, kitap ve hikmeti öğretsin ve onları arındırsın. Şüphesiz sen güçlü ve üstün olansın, hüküm ve hikmet sahibisin.” (Bakara, 128-129)

“Ey Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır, gerçekten onun azabı sürekli bir helaktir. Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası.” (Furkan, 65-66)

“Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.” (Furkan, 74)

“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat. Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.” Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle.” (Şuara, 83-84-85)

“Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et.” (Ankebut, 30)

“Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” (Haşr, 10)

“Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.” (Mümtehine, 4)

“Ey Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” (Mümtehine, 5)

“Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter.” (Tahrim, 8 )

“Ey Rabbim! Katından bana temiz bir zürriyet ver. Şüphesiz sen duaları işitensin.” (Al-i İmran, 38)

“Ey Rabbim! Kavmimin beni yalanlamasına karşı bana yardım et.” (Müminun, 26)

“Ey Rabbim! Beni mübarek bir yere indir. Sen indirilenlerin en hayırlısısın.” (Müminun, 29)

“Ey Rabbim! Ben ancak kendim ve kardeşimle baş edebilirim. Bizimle fasık toplumun arasını ayır.” (Maide, 25)

“Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!. Ve bizi kafirler topluluğundan rahmetinle kurtar.” (Yunus, 85-86)

“Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize gökten sofra indir, öncemiz ve sonramız için bir bayram ve Sen’den bir belge olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın.” (Maide, 114)

“Biz Allah’a güvendik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında sen hak ile hüküm ver. Sen hüküm verenlerin en hayırlısısın.” (Araf, 88-89)

“Ya Rabbi! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi kaydırma. Katından bize rahmet bağışla, sen çok bağışlayansın. Ey Rabbimiz! Kendisinde şüphe olmayan bir günde insanları muhakkak sen toplayacaksın. Allah verdiği sözden kesinlikle geri dönmez.” (Al-i İmran, 8-9)

“Ey Rabbimiz! Biz iman ettik. İşlediğimiz günahları bağışla ve bizleri ateşin azabından koru.” (Al-i İmran, 16)

“Ya Rabbi! Bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür. Ya Rabbi! Elçilerine vaad ettiklerini bize ver, kıyamet gününde bizi hor ve aşağılık kılma. Sen kesinlikle vaadinden dönmezsin.” (Al-i İmran, 193-194)

“Ey Rabbimiz! Halkı zalim olan bu şehirden bizi çıkar. Katından bize bir veli ve bir yardımcı gönder.” (Nisa, 75)

“Ey Rabbim! Bana mülkü sen verdin. Rüyaların yorumunu sen öğrettin. Yerin ve göklerin yaratıcısı sensin. Beni Müslüman olarak öldür ve beni salihlere kavuştur.” (Yusuf, 101)

“Ey Rabbim! Beni ve ailemi kavmimin yapmakta oldukları şeyden kurtar.” (Şuara, 169)

“Ey Rabbim! Bana, ana ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat.” (Neml, 19)

“Allah’ım! Onu ve zürriyyetini kovulmuş şeytandan senin sığınmana veriyorum.” (Al-i İmran, 36)

“Bizi doğru yola ilet, kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna; sapıkların ve gazaba uğrayanların yoluna değil.” (Fatiha, 6-7)

“Ey Rabbim! Bu beldeyi, güvenli bir belde yap. Beni ve oğullarımı putlara kulluktan uzak tut. Ey Rabbim! Çünkü putlar, kendilerine tapan birçok insanın sapmasına sebep oldular. Kim bana uyarsa şüphesiz ki, o benim dinimdendir. Kim de bana karşı gelirse şüphesiz ki sen, af ve merhameti bol olansın. Ey Rabbimiz! Soyundan bazılarını, muharrem ve mukaddes evinin yanındaki çorak, zıraata elverişsiz vadiye, namazı kılsınlar diye yerleştirdim. Ey Rabbim! İnsanların kalplerini onlara meylettir. Onları meyvelerle rızıklandır ki, şükretsinler. Ey Rabbimiz! Hiç kuşkusuz sen bizim gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da çok iyi bilirsin. Yerde ve gökte, hiç bir şey Allah’tan gizli kalmaz.” (İbrahim, 35-38)

İslam Dininde Kadın

islam-kadın

Kadın, şefkat,  iffet ve nezaketiyle üstün değerlere sahip müstesna bir varlıktır. Cenab-ı Hakk’ın cemalinden gelen bir parıltıyla güzelleşen kadın, kendine mahsus değerinin yanında, bir eş ve bir anne olması sebebiyle yuvanın da direği konumundadır. Yuva onunla ayakta durur ve bu küçük mekanda hayata hazırlanan çocuklar da onun terbiyesinde yetişirler. İyi yetişmiş bir eş ve anne olarak kadın, yuvanın baş aktörüdür ve içinde bulunduğu toplumun da mimarıdır. Kadına esas değerini veren, onu mualla tahtına oturtan İslam dinidir. Ne İslam’dan önce ne de ondan sonra kadına gerçek değerini veren ikinci bir sistem ve din göstermek mümkün değildir. Bunun şahidi, İslam’dan önce ve sonraki tarihte kadının değişik coğrafya ve sistemlerdeki halidir. Bazı coğrafyalarda o, bir köle veya şehevi varlık olarak alınıp satılmış, istismar edilmiş, kimi yerlerde de içinde  cin var denilerek aşağılanmış ve toplumun dışına itilmiştir. Kimi yerlerde ona isim dahi verilmemiş ve numaralarla çağırılmış; bir başka alemde ise o, çocuk yapma makinesi olarak görülmüştür. Bazı sistemlerde o, kendisine  hürriyet verilmesi bahanesiyle yuvasından çıkarılıp sokağa atılmış,  reklam malzemesi olarak kullanılıp ekonomik çıkarlara alet edilmiş, bazı ülkelerde ise erkeğin terakkisine engel olan bir şeytan olarak görülmüştür. Arap toplumunun bazı yerlerinde kız çocuğa sahip olanlar büyük bir ayıp işlemiş hissine kapılmışlar ve kızlarını diri diri toprağa gömmüşlerdir. Cahiliyenin türlü türlüsünün yaşandığı son bir iki asır içinde ise demokrasi ve hürriyeti  temsil ettiğini söyleyen ülkelerde de kadın, daha yakın zamana kadar, içinde ruh var mı yok mu tartışmasına maruz kalmıştır. 20. yüzyılın meşhur yazarlarından bazıları kadını, erkeği alçaltan aşağılık bir varlık olarak görmüşlerdir. Bu yüzdendir ki kadın haklarının savunulduğu iddia edilen pek çok memlekette, hayatın değişik sahalarında ve özellikle de çok önemli mevkilerde kadının erkekler kadar yer almadığı bir gerçektir.

Sonuç itibarıyla kadın, İslam’ın dışındaki dairelerde hep  ifrat ve tefritlerin, yani aşırı uç değerlendirmelerin ağında kıvranıp durmuş ve bir türlü yerini ve huzurunu bulamamıştır. Kadına gerçek huzuru bahşeden ancak İslam olmuştur. Başta Kur’an: “Erkeklerin kadınlar üzerinde bazı hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır.” fermanıyla, kadını layık olduğu konumuna yükseltmiştir. Kadınlarla iyi geçinme hakkında: “Onlarla hoşça, güzelce geçinin. Şayet onlardan hoşlanmayacak olursanız, olabilir ki bir şey sizin hoşunuza gitmez de Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur.” buyrularak erkekler, kadınlar hakkında hayra yönlendirilmişlerdir. Ayrıca: “O’nun varlığının ve kudretinin delillerinden biri de sizin onlarla, onların da sizinle huzur ve sükuna ermeniz için size kendi cinsinizden eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesidir. Bunda da düşünen kimseler için ibretler vardır.” beyanıyla, aile müessesesinin oluşmasında kadının da erkek kadar değerli ve önemli olduğu vurgulanmış ve onun bu önemi ayette, sevgi ve merhamet açısından verilmiştir.

İnsanlığın iftihar tablosu Peygamber Efendimiz ise Veda Hutbesi’nde: “Kadınlar hususunda Allah’tan korkun. Siz onları Allah’ın emaneti olarak aldınız.” buyurarak erkekleri kadınlar konusunda ikaz etmiştir. İslam’da kadın, yaşama, mal sahibi olup malında tasarrufta bulunma, kanun karşısında adaletle muamele görme,  evlenme ve aile kurma, özel hayatın gizliliği ve dokunulmazlığı gibi konuların hepsinde erkekle aynı haklara sahiptir. Ayrıca, erkek gibi onun da malı, canı, ırzı teminat altındadır ve bunları ihlal edenler için ağır cezalar söz konusudur. İslam kadına inanç ve düşünce hürriyeti vermiştir. Bu meyanda çok rahatlıkla bir genç kız Peygamber Efendimiz’e gelerek, kendisini zorla evlendirmek isteyen babasını, bir başka kadın ise kendisini boşayan kocasını şikayet edebilmiştir. Yine bu manada Peygamberimiz ve sahabe-i kiram efendilerimiz, kadınlarla istişarede bulunmuş, isabetli gördüklerinde onların fikirleri istikametinde hareket etmişlerdir. İlim öğrenme ve öğretme, ibadet etme, mukaddes kitabı alıp okuma gibi hususlarda da kadın hürdür. Mesela pek çok sahabe ve onlardan sonra gelen tabiin nesli, Hazret-i Aişe validemizden  ilim öğrenmişlerdir.

Kadınların vakit namazlarıyla Cuma ve bayram namazlarında camiye gelmelerine izin verilmiş, bu konuda kocalarının kendilerine mani olmamaları istenmiştir. Kadının kendi özelliklerine uygun şartlarda çalışmasına izin verilmiş fakat erkeklerin yapabileceği ve kendisine ağır gelecek işlerde çalışmasına izin verilmemiş, bunlardan muaf tutulmuştur. Savaşa çıkma, askerlik yapma, erkeklerin yapabileceği ağır işlerde çalışma, yakınlarının geçimini temin etme gibi hususlar, kadının yapmaya zorlanamayacağı işler türündendir. Kadın erkeğe, erkek de kadına eş olarak yaratılmıştır. İkisi birbirini tamamlayan unsurlardır. Havadaki azot ve oksijeni değer olarak birbirinden ayırmak nasıl imkansızsa, kadın ve erkeği birbirinden ayrı görmek ve bunları birbiriyle yarıştırmak da o derece imkân haricidir ve her ikisine de saygısızlıktır. Erkeğin kendine ait yapısı ve özellikleri olduğu gibi kadının da kendine ait  fıtrat ve mahiyeti vardır. Mesela kadın erkekten daha şefkatlidir. Bu konuda erkek ona yetişemez fakat cesarette de erkek öndedir ve kadın, onunla bu mevzuda boy ölçüşemez. Bu iki husus bir araya gelerek bir yuva kuracak ve ikisi birbirini tamamlayacaktır. Bazılarının kadına noksanlık isnad ediyormuş gibi gördükleri bazı ayet ve hadisler ise tam aksine, kadının kendisine ait yeri ve konumunu belirlemekte ve erkeğe hak ve vazifelerini hatırlatmaktadır. Mesela erkeklerin  kavvam (yönetici) olduğunu belirten ayet erkeğe, bazı özellikleri ve ekonomik yönden mükellefiyeti açısından bir görev ve mesuliyet yüklemektedir. Yani erkek, özellikleri itibarıyla çalışacak, para kazanacak, evinin geçimini temin edecek, evini koruyup kollayacak ve yuvasında söz kesen, noktayı koyan bir konumda duracaktır.

Nitekim her sistemde bir söz kesen vardır. Bu manada erkek, evinin reisidir. Ancak bu reislik, mesuliyeti olan ve hizmet endeksli bir reisliktir yoksa serbest güç kullanma yetkisi veren bir idarecilik değildir. İslam, ne bazılarının yaptığı gibi kadını ilahlaştırmakta, ne de bazılarının yaptığı üzere onu sefil bir varlık olarak görmektedir. Aksine onu öncelikle bir insan, sonra bir eş, bir anne ve toplumun önemli bir dinamiği olarak ele almakta, böylece o aziz varlığı esas oturması gereken tahta oturtmaktadır. Kur’an, hadis-i şerifler, Peygamber Efendimizin mübarek hayatı ve on dört asırlık İslam tarihi buna şahittir.

 

Kaynak: Kadın ve Aile İlmihali 

İtikaf Nedir?

itikaf

İTİKAF

İtikaf, bir mescidde veya mescid hükmündeki bir yerde ibadet amacıyla bir süre vakit geçirmek demektir. İtikaf yapan kimseye “Mutekif” denir.

İtikaf yapan biri, bütün vakitlerini ibadete, namaza ayırmış demektir. İtikaf çok şerefli bir ibadet olup, Allah Teala’nın mabedine sığınıştır. Kendini dış dünyadan uzaklaştırıp, dünyayı değil ahireti dert etmektir.

İtikaf, ilahi huzurda boyun büküp, “Ya Rabbi, günahlarımla kapına geldim, kusurumu bildim, sana yöneldim, bağışlanmadıkça beni buradan çıkarma” demektir. İtikaf sayesinde insanın maneviyatı yükselir, kalbi nurlanır, ilahi feyiz ve yardımlara nail olur.

Peygamber Efendimiz, Medine’ye geldikten sonra vefatına kadar her ramazan ayının son gününde itikafa girerdi.

 

İTİKAFIN ÇEŞİTLERİ

1-Vacip İtikaf

Adak suretiyle yapılan itikaf vaciptir. En az bir gündür, gündüz oruçla geçirilir.

2-Sünnet İtikaf

Ramazan ayının son on gününde yapılan itikaf sünnetir.

3-Müstehap İtikaf

Vacip ve sünnet olan itikaflar dışında yapılanlardır. Belirli bir vakit ya da süresi yoktur.

 

İTİKAFIN ŞARTLARI

1-İtikafa giren kimse Müslüman, akıl sağlığı yerinde ve temiz olmalıdır. İtikaf sırasında mescidde ihtilam olan kimse, dışarı çıkarak gusül abdesti alır ve yeniden itikafa devam edebilir. Temyiz yaşındaki iyiyi kötüyü ayırt edebilecek durumdaki çocuğun itikafı da geçerli olur.

2-İtikafa niyet edilmiş olmalıdır. Niyetsiz olursa geçersiz olur. Kalp ile niyet etmek yeterlidir.

3-İtikaf beş vakit namazın kılındığı bir mescidde veya mescid hükmündeki bir yerde yapılmalıdır. Büyük camilerde yapılması daha faziletlidir. Kadınlar kendi evlerinde mescid edinecekleri bir odada itikafta bulunabilirler.

4Vacip itikafta, itikaf yapan oruçlu olmalıdır. Sünnet olan itikaf zaten ramazan ayı içerisinde olduğundan oruçlu olunacaktır. Müstehap itikafta oruç şart değildir.

 

itikaf

İTİKAFI BOZAN ŞEYLER

1-Cinsi münasebette bulunmak

İster kasten, ister unutarak olsun cinsi münasebet itikafı bozar. İnzal olması şart değildir. İtikaf yapan kimse için, zevcesi ile cinsi münasebet haramdır. Cinsi münasebet dışındaki hareketlerde inzal olmadıkça itikaf bozulmaz. İtikaf halinde uykuda ihtilam olmak da itikafı bozmaz.

2-Özürsüz olarak mescidden çıkmak

İtikaf yapan kimse özürsüz olarak mescidden bir süre çıkacak olursa itikafı bozulur. Sünnet veya müstehap itikafta bir özür bulunsun ya da bulunmasın dışarı çıkmak itikafı bozmaz. Ancak çıkma sebebi dini, zaruri veya tabii ihtiyaçlar içinse bu geçerlidir. Örneğin itikaf yaptığı mescidde Cuma namazı kılınmıyorsa, Cuma namazı kılmak için başka mescide gitmek dini bir özürdür.

3-Hastalık hali

İtikaf sırasında birkaç gün baygınlık veya akıl hastalığı arız olursa itikafı bozulur. İyileşince devam eder. Vacip itikafta kaza yapmak gerekir. Nafile itikaf için tercihe bağlı olarak kaza gerekmez.

itikaf-sünneti

Namazda Okunan Dualar ve Kısa Sureler

namazda okunan dua ve sureler

Namazda Okunan Dualar

Sübhaneke Duası

Sübhaneke Duası

Okunuşu
Sübhâneke’l-lâhümme ve bi-hamdik ve tebâra kesmük. Ve te’âlâ ceddük (ve celle senâük) ve lâ ilâhe ğayruk.
“vecelle senâük” sadece cenaze namazlarında okunur.

Anlamı
Allah‘ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim.
Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka ilah yoktur.

Rükuda Okunan Dua

Sübhane Rabbiyelazim

Okunuşu
Sübhane Rabbiye’l Azim.

Anlamı
Ey Büyük Rabbim. Seni her türlü noksandan/kusurdan tenzih ederim.

Secdede Okunan Dua

Sübhane Rabbiyelala

Okunuşu

Sübhane Rabbiye’l Ala.

Anlamı

Ey Yüce Rabbim. eni her türlü noksandan/kusurdan tenzih ederim.

Rükudan Doğrulurken Okunan Dua

semiallahü Limen Hamideh

Okunuşu

Semiallahulimen hamideh, Rabbena leke’l-hamd.

Anlamı

Allah (c.c), kendisine hamd edenleri işitti. Ey Rabbimiz. Her çeşit hamd ancak sanadır.

Et-Tahiyyatü Duası

EtTahiyattü Duası

Okunuşu

Ettahıyyâtü lillâhi ve’s-salevâtü ve’t-tayyibâtü esselâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü
ve rahmetüllâhi ve berakâtühu, esselâmü aleynâ ve alâ ıbâdillâhi’s-salihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasûlühü.

Anlamı

Her türlü hürmet, salavât (dua) ve bütün iyilikler Allâh-ü Te’âlâ‘ya mahsustur. Ey Nebî! Allah’ın selâm, rahmet ve bereketi senin üzerine olsun. Selâm, bizim ve Allah’ın sâlih (doğru hareket eden) kullarının üzerine olsun. Şahâdet ederim ki, Allâh-ü Te’âlâ birdir ve yine şahâdet ederim ki, Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) O’nun kulu ve Rasûlüdür.

Salli ve Barik Duaları

Salli Duası

Barik Duası

Okunuşu

Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.

Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.

Anlamı

Ey Allah’ım! İbrâhîm Aleyhisselâm ve ailesine rahmet ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed aleyhisselâm ve ailesine de rahmet eyle. Muhakkak Sen hamid ve mecidsin.

Ey Allah’ım! İbrâhîm Aleyhisselâm ve ailesine bereketler ihsan ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed aleyhisselâm ve ailesine de bereketler ihsan eyle. Muhakkak Sen hamid ve mecidsin.

Rabbena Atina Duası

Rabbena Atina Duası

Okunuşu
Rabbenâ âtinâ fid’dünyâ haseneten ve fil’âhireti haseneten ve gınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.

Anlamı
Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahrette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru. Ey Rabbim, merhamet edenlerin merhamet edicisi, bize rahmetinle muamele eyle.

Rabbena’ğfirli Duası

Rabbenagfirli Duası

Okunuşu
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü’minîne yevme yekumü’l hisâb. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.

Anlamı
Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün müminleri hesap gününde bağışla. Ey Rabbim merhamet edenlerin merhamet edicisi, bize rahmetinle muamele eyle.

Kunut Duaları

kunut-dualari

Okunuşu: Allâhumme innâ nesteînuke ve nestağfiruke ve nestehdik. Ve nu’minu bike ve netûbu ileyk. Ve netevekkelu aleyke ve nusni aleykel-hayra kullehu neşkuruke ve lâ nekfuruke ve nahleu ve netruku men yefcuruk

Anlamı: Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tövbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkar etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkar eden ve sana karşı geleni bırakırız.

Okunuşu: Allâhumme iyyâke na’budu ve leke nusalli ve nescudu ve ileyke nes’a ve nahfidu nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilkuffâri mulhık

Anlamı: Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kafirlere ve inançsızlara ulaşır.

Namazda Okunan Kısa Sureler

Fatiha Suresi

Fatiha Suresi

Okunuşu
 Bismillahirrahmânirrahîm. Elhamdü lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în.  İhdinessırâtel müstakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Hamd o âlemlerin Rabbi, O Rahmân ve Rahim, O, din gününün maliki Allah’ın. Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. Hidayet eyle bizi doğru yola, O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların  ve o sapmışların yoluna değil.

Asr Suresi


Asr Suresi
Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. Vel asr. İnnel insane le fi husr. İllellezıne amenu ve amilus salihati ve tevasav bil hakkı ve tevasav bis sabr.

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Asra yemin olsun ki. İnsan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.

Fil Suresi

Fil Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. Elem tera keyfe fe’ale rabbüke biashâbilfîl. Elem yec’al keydehüm fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece’alehüm ke’asfin me’kûl.

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Görmedin mi Rabbin ne yaptı fil sahiplerine! Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?  Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı.  Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atıyorlardı. Derken onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi.

Kureyş Suresi

Kurayş Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. Li’î lâfi Kurayş’in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya’büdû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et’amehüm min cû’in ve âmenehüm min havf.

Anlamı

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Kureyş’e imkan sağlandığı için, Kışın ve yazın yolculuk etme imkanı sağlandığı için, Hiç olmazsa onun için bu Beyt’in (Kabe’nin) Rabbine kulluk etsinler! Ki kendilerini açlıktan doyurdu ve onları korkudan emin kıldı.

Ma’un Suresi

Maun Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. Era’eytellezî yükezzibü biddîn. Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm. Velâ yehüddü alâ ta’âmilmiskîn. Feveylün lilmüsallîn. Ellezîne hüman salâtihim sâhû. Ellezîne hüm yürâûne. Ve yemne’ûnelmâ’ûn.

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Gördün mü o dine yalan diyeni? İşte yetimi itip kakan odur! Yoksulu doyurmaya teşvik etmez. Fakat veyl o namaz kılanlara ki,  Namazlarında yanılmaktadırlar. Onlar ki, gösteriş yaparlar. Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler).

Kevser Suresi

Kevser Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm.  İnnâ a’taynâkel kevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke hüvel’ebter.

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah‘ın adıyla. Muhakkak Biz, sana Kevseri’i verdik. Sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kes! Doğrusu sana kin besleyendir soyu kesik olan!

Kafirun Suresi

Kafirun Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. Kul yâ eyyühel kâfirûn. Lâ  a’büdü mâ ta’büdûn. Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd. Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm. Ve lâ entüm âbidûne mâ a’büd. Leküm dînüküm veliye dîn.

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. De ki: Ey kafirler Tapmam o taptıklarınıza! Siz de benim kulluk ettiğime tapanlardan değilsiniz. Hem ben tapıcı değilim sizin taptıklarınıza. hem de siz, benim kulluk ettiğime tapıcılardan değilsiniz. Size dininiz, bana dinim (sizin dininiz size, benim dinim bana)!

Nasr Suresi

Nasr Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh, İnnehû kâne tevvâbâ.

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde, insanları bölük, bölük Allah’ın dinine girerlerken gördüğünde. Artık Rabbini hamd ile tesbih et ve bağışlamasını dile! Muhakkak ki, O, çok bağışlayandır!

Tebbet Suresi

Leheb Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhü mâlühû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetühû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablün min mesed.

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Ebu Leheb’in iki eline yuh oldu, kendine de yuh. Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı. O, bir alevli ateşe yaslanacak. Karısı da odun hamalı olacak! Gerdanında fitillisinden bir ip olduğu halde.

İhlas Suresi

İhlas Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. De ki; O Allah bir tektir. Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O’na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir). Doğurmadı ve doğurulmadı . O ‘na bir denk de olmadı.

Felak Suresi

Felak Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. Kul e’ûzü birabbil felak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.

Anlamı
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. De ki: “Sığınırım o sabahın Rabbine, Yarattığı şeylerin şerrinden, Karanlığı çöküp bastırdığında bir gecenin şerrinden, o düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden ve kıskançlık gösterdiğinde bir kıskancın şerrinden!”

Nas Suresi

Nas Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm. Kul e’ûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs. Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.

Anlamı
Rahman
ve Rahim olan Allah’ın adıyla. De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine. İnsanların hükümdârına. İnsanların ilâhına,  O sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.  Gerek cinlerden, gerek insanlardan.

Cemaatle Namazın Kuralları

Cemaatle Namaz

Cemaat ile kılınan namazın geçerli olması için imamın ve cemaatin taşıması gereken özellikler ve uyması gereken kurallar vardır. Bunlara uyulmadığı takdirde cemaatle namaz geçerli olmaz.

İmamın;

  • Müslüman, akıllı, baliğ ve erkek olması,
  • Namazı geçerli olacak kadar ezberinde Kur’an bulunması,
  • Kur’an’ın anlamını bozmayacak şekilde ve doğru okuması,
  • Namazın şart ve rükünlerine uyması,
  • Kadın cemaat varsa onlara da imam olmaya niyet etmesi gerekir.
  • İmamın cemaatten en az bir arşın yukarıda ya da alçakta durup namaz kıldırması ise mekruhtur.

Cemaatin;

  • İmama uymaya niyet etmesi,
  • İmamdan geride durulması,
  • İmam ile cemaatin aynı namazı kılması,
  • İmam ile cemaat arasında kadınlardan oluşan saf, boş saflar veya bir yol bulunmaması,
  • Tekbir, rüku ve secdenin imamdan sonra yapılması gerekir.

cemaat namazı

Cemaat ile namaz kılarken uyulması gereken kurallar;

  • Farz namaz kılan kimse, nafile namaz kılan imama uyamaz.
  • Cemaate yetişmek için koşmak, ön safta boş yer varken arkada namaza durmak mekruhtur.
  • Cemaat, kıyamda iken Sübhaneke duasını, intikal tekbirlerini, Semiallahü limen hamideh duasını, rüku ve secdelerde tesbihatı, oturuşlarda Tahıyyat, Salli, Barik ve Rabbena dualarını okur, selamı da imamla birlikte verir.
  • İmam, cemaatle kılınan vitir namazında Kunut duasını, bayram namazlarındaki zait tekbirlerini, 3 ve 4 rekatlı namazlarda birinci oturuşu, tilave ve sehiv secdelerini terk etse cemaat de terk eder.
  • İmam, iki secdeye üçüncü secdeyi eklese, bayram namazlarında zait tekbirleri üçten fazla alsa, sehven iki rekatlı namazlarda üçüncü, üç rekatlı namazlarda dördüncü, dört rekatlı namazlarda beşinci rekata kalksa cemaat imama uymaz.
  • Cemaat Tahıyyat duasını okumayı tamamlamadan imam kıyama kalksa, cemaatle kılına vitir namazında cemaat kunut dualarını okumayı tamamlamadan imam rükuya gitse cemaat imama uyar.
  • Kadınlar, erkeklerin arkasındaki saflarda namaza dururlar. Eğer bir kadın erkeğin önünde veya aynı mekanda aynı safta olursa erkeğin namazı bozulur. Eğer kadınların namaz kıldığı yer alt veya üst katta ise veya arada duvar varsa veya bir insan sığacak kadar boşluk varsa önde veya aynı hizada olmakla erkeğin namazı bozulmaz.